BAK İTE HELE

.

Hikâyeyi bilmeyen kalmadı ama konunun önemine binaen bende sütunuma almak istedim. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed, sosyal medyada Türkiye karşıtı yapılan karalama kampanyasına destek vermek adına, çirkin propagandayı kendi sayfasından yayınlamış. Böylece içinde var olan Türkiye ve Türk düşmanlığını bir kez daha göstermiştir.

Abdullah bin Zayed sosyal medya sayfasında yer verdiği skandal mesajda; “1916 yılında Türk Fahri Paşa’nın Medinetü’l Münevvere halkının mallarını yamaladığını ve Medine’deki elyazması eserleri çaldığını, çaldığı malları Şam’dan İstanbul’a götürdüğünü biliyor muydunuz? İşte Erdoğan’ın dedelerinin Müslüman Araplarla ilişkisi buydu” deniliyor. Bende diyorum ki; Bak İte Hele…

B.A. Emirliklerinin Dış İşleri Bakanı olan bu densiz herif bilmiyor ki, Sayın Erdoğan ve dedeleri İslam’la müşerref oldukları günden itibaren Allah ve Resulünü her şeyden daha fazla sevmişler, Kuran’a ve Sünnete aykırı işlerden hep kaçınmışlardır. Şehrin koruma görevi için Medine’de bulunan dönemin Osmanlı Paşası Fahrettin Paşa ve onun imanlı askerleri Medine’yi daha fazla müdafaa edecek durumda olmadıklarını ve çekilmek zorunda olduklarını anlayınca İngilizler şehri teslim almadan buradaki değerli eserleri daha güvenli bir İslam Ülkesine göndererek Haçlıların eline geçmesine mani olmaya çalışmışlardır. Yaptıkları budur.

Kaldı ki o gün Medine’den İstanbul’a gönderilen eserlerin büyük çoğunluğu Osmanlı Padişahları, Valide Sultanları ve Veziriazamları tarafından Peygamber Efendimizin mübarek türbelerine yollanan eserlerdir. İnsanın; ‘be ahmak adam sen kimin köpeğisin? Kimlere hizmet için kendini satıyorsun. Seni ve senin neslini korumak için vatanından, milletinden ayrılmış bu mübarek insanlara ne hadle dil uzatıyorsun?’ diye haykırası geliyor.

Çok şükür ki bu densize, hak ettiği cevap misliyle verilmiştir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan olmak üzere yetkililer, hadsize haddini bildirerek yüreklerimize su serpmişlerdir…

Birleşmiş Milletlerin Kudüs Kararı

Yüreklerimize su serpen bir başka hadise ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararını kabul etmemesi oldu.

Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylama öncesi Trump tasarıya karşı oy verecek olan devletleri açık açık tehdit etmesine rağmen 128 devlet karşı oy verdi. ABD ve İsrail bozguna uğradı. ‘İsrail’in başkenti Kudüs’tür’ diyenlere ‘hadi oradan’ dendi. ‘Kudüs Filistin’in Başkentidir’ dendi. Bu kararda Sayın Cumhurbaşkanımızın payı elbette çok büyük. Onurlu duruşun nasıl olduğunu hem İslam Ülkelerine hem Birleşmiş Milletlerin tüm üye ülkelerine gösterdi.

Evlatlarımıza; bu dik duruşu iyi kavratmalıyız. Bu dik duruş ancak yüreğinde; ‘Allah Korkusu, Vatan ve Millet Sevgisi, Adaletle Hükmetme Azmi’ taşıyanlarda görülebilir. ‘Doğruya doğru, eğriye eğri’ diyebilen bireylerde bulunur. İktidarıyla muhalefetiyle gelin bunu sağlayalım. Yavrularımızı Kula (FETÖ ve benzerleri) kul olmaktan kurtaralım…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri