Çiçek: Ne tedbir varsa aldık, alacağız da

Çiçek, Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 11 askerin şehit olduğu son terör olayının ardından, konuya yönelik bir kısım değerlendirmeler yapıldığınısöyledi

 

Hükümet Sözcüsü Çiçek, Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 11 askerin şehit olduğu son terör olayının ardından, konuya yönelik bir kısım değerlendirmeler yapıldığını belirterek, hükümet olarak olaya nasıl baktıklarını ifade etmek istediğini söyledi. Terörün Türkiye'nin, bölgenin çok acı bir gerçeği olduğunu vurgulayan Çiçek, konunu aynı zamanda dünyanın da gündeminde olduğunu söyledi. Dünyanın da öncelikli gündemi olduğu için birçok uluslararası sözleşmelerin imzalandığını belirten Çiçek, şunları kaydetti:

 

"Türkiye'de konuyu doğru anlamak, iç politika malzemesi yapmamak, terörün varmak istediği hedefe yanlış tartışmalarla yardımcı olmamak adına bir şeyin altını çizmek istiyorum. Bazen konuyu yanlış zeminde, yanlış bağlamda tartışıyoruz. Özellikle iç politikamızın bir türlü vazgeçmediği üslup ve kalıplar içinde bu tartışmayı yapıyoruz. Türkiye, bu yapılamayan hiçbir şeyin mazereti anlamında söylemiyorum. Kimin elinde bu konuda çözüme yönelik 'ben olsaydım şunları yapardım' tarzında iyi niyetle söylenmiş ve söylenebilecek ne varsa biz bunları büyük bir dikkatle değerlendiriyoruz, bunlardan hayata geçirilmesi mümkün olanlar varsa yapıyoruz."

 

Terör meselesinin Türkiye'nin en az 40 yıllık meselesi olduğunu belirten Çiçek, Türkiye'nin 40 yıldır, belli dönemlerde çok farklı isimlerdeki örgütlerle ve değişik cinsteki terör örgütleri ve terör faaliyetleriyle yüz yüze olduğunu ve bunlarla mücadele ettiğini söyledi. Çiçek, "Terör konusu gazete manşetlerinde yer alsa da almasa da Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve hükümetlerini her zaman gündeminde olmuştur ve olmaktadır. Sadece belli günlerde bu tür toplantılar yapılıyor değil. Belli aralıklarla yapılan MGK toplantılarının birinci gündem maddesi her zaman iç güvenlik ve terör olarak ele alınmıştır. Terör konusu tek başına bir hükümet konusu değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sorunudur" dedi.

 

Bu 40 yılı aşkın süre içinde çok değişik hükümetler geldiğini, sağ, sol, merkez, tek parti iktidarı ya da koalisyon hükümetlerinin var olduğunu anlatan Çiçek, şöyle konuştu:

"Bir şeyin mazereti olarak söylemiyorum. Konuyu doğru algılamak ve doğru bir zeminde tartışmak adına söylüyorum. Konuyu hiç de küçümsemediğimizi vurgulamak adına istiyorum. Bu sorun elbette hükümetlerin önemli ölçüde sorumluluk taşıdığı ana hükümetlerden bağımsız olarak var olan bir sorundur. Bundan dolayı bu konu ele alınırken iç politika malzemesi olarak değil, milli bir mesele olarak ele alınmasında sayısız fayda olacaktır."

 

"ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ HİÇ YOK YA DA YETERLİ DEĞİL"

 

Başbakan Yardımcısı Çiçek, ülkelerin terör konusunda işbirliği yapmamasını da eleştirerek, "Terör konusu, bir uluslararası sorun olmasına rağmen, maalesef Türkiye tecrübesinden çok açık olarak biliyoruz ki; yakın bir işbirliği ve dayanışmanın ya hiç olmadığı, ya da yeterince olmadığı bir konudur. Elbette bir kısım sözleşmeler yapılmıştır, yapılmaktadır. İkili ya da çok taraflı görüşmelerde bu konu gündeme gelmektedir. Kamuoyumuz emin olmalıdır ki yaptığımız yurt dışı temaslarda en önemli meselelerden bir tanesi, en çok vurgu yaptığımız konulardan bir tanesi terörle mücadelede işbirliği konusudur. İşin bu noktasında geldiğimizde yine bir tespit olarak ifade ediyorum ki, uluslararası işbirliği ya yoktur, ya da yeterine yoktur" diye konuştu.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve güvenlik güçlerinin böylesine uluslar arası bir belayı Türkiye'den def etme noktasında sarf ettiği çabanın, gösterdiği gayretin takdir edilmesi gerektiğine vurgu yapan Çiçek, "Artık terör suçları sınır aşan suçlardır. Bir ülkede planlanıyor, bir başka ülkede icra ediliyor. Üstelik terör örgütleri arasında işbirliğini hesaba kattığımızda bizim TSK'mızın ve güvenlik güçlerimizin başarısını takdir etmek ve konunun boyutunu ve karmaşıklığını ortaya koymak için bunları ifade ediyorum. Milletimiz şundan emin olmalıdır ki, böylesine bir bela karşısında TSK gibi, Türk güvenlik güçleri gibi güçler olmasaydı terörde bu kadar başarı elde edilemezdi. Elbette şehitlerimiz, gazilerimiz var. Ama başarılı bir mücadeleyi de Türkiye Cumhuriyeti devleti ve onun güvenlik güçleri kararlılıkla sürdürüyor" dedi.

 

Terörle mücadelenin dinamik bir mücadele olduğunu, yöntemlerinin sürekli değiştiğini ve karmaşık bir mücadele olduğunu belirten Çiçek, bunun için alınan tedbirlerin de her gün gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Hükümet olarak bugün yapılan toplantılarda, Türkiye'nin bugüne kadar aldığı tedbirleri, değişik yönleriyle ele alındığını belirten Çiçek, "İlaveten ne tür tedbirler alınacaksa bunun dış boyutlarıyla beraber ele alınmıştır ve gözden geçirilmiştir" ifadelerini kaydetti.

 

"BAZI POLİTİKALARI ZORLAMAK İÇİN KULLANILIYOR"

 

Çiçek, terörün bir politikanın aracı olduğunu ifade ederek, "Bir ülkede istikrarsızlık meydana getirmek istiyorsanız; dirliğini, birliğini, huzurunu bozmak istiyorsanız; gelişmesini engellemek istiyorsanız; o ülkeye yönelik bir kısım politikanız var ve onları kabule zorlamak istiyorsanız; benzeri nedenlerle bugün başvurulabilen en önemli silah terördür ve terör örgütleri yoluyla bunu gerçekleştirmektedir" dedi. Çiçek, Türkiye'nin de bu tür oyunları bozmaya yönelik olarak ciddi mücadele yürüttüğünü belirterek, bunda da son derece başarılı olduğunu söyledi. Çiçek, "Milletimizin birliğini beraberliğini bozmaya bütün bu teşebbüsler yetmemiştir; bunların hepsi akim kalmıştır. Hükümet alınması gereken tedbirleri bugüne kadar. İç politika malzemesi olarak hükümete yönelik eleştiriler olabilir. Bunları anlayışla karşılarız. Ancak bunların hiçbiri sağlıklı bir bilgiye dayanmamaktadır. Şundan vatandaşlarımız emin olmalıdır ki; devletin imkan ve kabiliyeti içerisinde, siyasi merci olarak, siyasi iktidar ve karar vericiler olarak, alınması gereken ne tedbir varsa bunların hepsini aldık. Bundan sonra tereddütsüz olarak almaya kararlıyız. Neden bu türlü sonuçlar oluyor diyorsanız... Mücadelenin karmaşıklığından, büyüklüğünden, sınır ötesi sıkıntılardan kaynaklanıyor. Böyle bir konunun tedbir boyutunu çok açık konuşma imkanımız olmayabilir. Bunu sizin ve kamuoyunun anlayacağını düşünüyoruz" dedi.

 

"TAŞERON KİM"

 

Alınabilecek neticeye yönelik ne tür tedbir varsa bugüne kadar aldıklarını, bundan sonra almakta da hiçbir tereddütleri olmadığını belirten Çiçek, terör örgütünün hangi ülkelerin taşeronluğunu yaptığına ilişkin bir sonu üzerine, "Aslında bu sorunun cevabı kendi içerisindedir. Biz birçok ülkeyle uluslararası anlaşmalar yaptık. Suçluların iadesi diye... Bugün Türkiye'de suç işlemiş olan pek çok kişi yurt dışına kaçmıştır. Zaman oldu kaçmıştır. Uluslararası kural, bunların ya iadesi ya yargılanmasıdır. Bu örgüt, parasal kaynakları nereden buluyor? Elemanlarını nereden temin ediyor. Medya desteğini nereden alıyor, eğitim desteğini nereden sağlıyor? Propaganda nereden kaynaklanıyor? Burada suç unsuru, hangi ülkede mülteci olarak misafir ediliyor, soruşturma yapılmadan, ilgili ülkelerle iltica işlemleri hemen nasıl başlatılıyor? Bunların hiçbir iade edilmedi. Bu soruları alt alta koyduğunuzda taşeron kim, zaten ortaya çıkmış oluyor. Geri kalan şu mudur, bu mudur? Bir hükümet yetkilisine söyletmek yerine sizde bulabilirsiniz" dedi.

 

"ELDEN GELEN ÖĞÜN OLMAZ"

 

ABD ile terörle mücadeledeki işbirliğine yönelik bir soru üzerine Çiçek, "Sadece ABD'den değil, PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmiş ülkelerden en aktif bir destek bekleriz. Bu desteğin neler olacağı, en evvel o ülkelerin menfaatinedir. Bu terör gün gelir o konuda işbirliği yapmayan ülkeleri de vurur. Türkiye herkesle işbirliğine hazır. Bunun somut örneklerini de ortaya koymuş bir ülkedir. Bu örgütü terör örgütü olarak kabul etmiş olan o ülkelerden verdikleri destekten daha ileri bir desteği bekleriz. Bu bizim ittifak, dostluk anlayışımızdır. Daha önce de söylemiştim, 'Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde olmaz'. Bir terörle mücadelede en evvel kendi güvenlik güçlerimize, kendi kabiliyetimize, kendi güvenlik güçlerimize güveniriz" dedi.

 

Çiçek, bir gazetecinin, taşeron ülkelerle ilgili tanımlamasının Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeleri işaret ettiğini belirtmesi ve eğer böyleyse Türkiye'nin neden AB'ye üye olmak istediğini sorması üzerine de, "Bu konuyu düşünün, bunu tartışma konusu yapalım" karşılığını verdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ulusal Haberleri