Cem: Erkekliğime hakaret etti

Katil zanlısı Garipoğlu ilk ifadesinde "Erkekliğime hakaret etti" dedi.

Liseli Münevver Karabulut cinayetine ilişkin görülen ilk duruşmada ifade veren Cem Garipoğlu, işlediği suçu kabul ederek, pişman olduğunu söyledi. Cinayeti tek başına işlediğini ve nasıl yaptığını bilmediğini belirten Cem Garipoğlu, "Cinnet mi geçirdim bilmiyorum, kendime geldiğimde Münevver'i ölü buldum. Onun cansız bedenini görünce kendimi öldürmek istedim, yapamadım. Pişmanım. Böyle bir suç işlemek istemezdim. Keşke olmasaydı. Keşke onun yerine ben ölseydim. Keşke Münevver'i geri getirebilmenin yolu olsaydı" dedi.

Cinayetin ardından açılan dava kapsamında bugün ilk kez hakim karşısına çıkarılan Cem Garipoğlu, duruşmadaki sakin tavırlarıyla dikkat çekti. Üzerinde gri pantolon, beyaz gömlek ve siyah kazak bulunan Garipoğlu'nun, kilo aldığı gözlendi. Duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri alan jandarmalar, Garipoğlu ile Karabulut Ailesi fertlerinin göz göze gelmemesi için çabalarken, iddianamenin özetinin okunmasının ardından Mahkeme Başkanı Talip Armağan, katil zanlısı Cem Garipoğlu'na söz verdi.

Cem Garipoğlu sözlerine, "Savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum. Münevver ile tesadüfen Bebek'te tanıştık. 5 ay sonra yakınlaştık. Bu arada Enver Karabulut ile de görüşüyorduk. Münevver'i annemle de tanıştırdım. 27 Şubat'ta Münevver ile internetten yazıştıktan sonra aynı gün bize geldi. Evde kimse yoktu. Her sevgili gibi öpüştük. Bana bilmediğim bir nedenle, ne biçim erkeksin diye hakaret etti" diyerek başladı. Garipoğlu'nun "erkekliğime hakaret etti" sözleri üzerine yerinden kalkan Münevver'in kardeşi Enver Karabulut, Cem Garipoğlu'na şırınga ile bir sıvı sıktı. Duruşma salonu bir anda karışırken, Cem Garipoğlu apar topar duruşma salonundan çıkarıldı. Güçlükle sakinleştirilen Enver Karabulut da gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü.

Gerginliğin sona ermesinin ardından ifadesini sürdüren Cem Garipoğlu, "Münevver bana hakaret edince tartıştık ve sonra barıştık. Ardından Münevver evden ayrıldı. En son 3 Mart'ta Münevver'i okuldan almaya gittim. Beraber bizim eve gitmeye karar verdik. Evde kimse olmadığını biliyordum. Arka taraftan içeriye girdik. Münevver lavaboya gittiğinde, masanın üzerindeki telefonu gördüm. Mesajlarını okudum ve sevgilisinden geldiğini anladığım mesajları gördüm. Bu mesajları Münevver'e sordum. 'Ben seni seviyorum mesajların önemi yok' dedi. Israrla mesajları sordum. En sonunda 'sen kim oluyorsun, babam mısın' dedi. Tartışma ciddileşti. Ben onu çok sevdiğim için deliye döndüm. Sonra cinnet mi geçirdim ben de bilmiyorum. Kendime geldiğimde Münevver'i ölü buldum" dedi. İfadesi sırasında zaman zaman sesi titreyen Cem Garipoğlu, kendini kaybettiğini belirterek, "Cinnet ile masanın üzerindeki bıçağı Münevver'e saplamışım. Bu nedenle Münevver'in öldüğünü anladım. Kaç bıçak darbesi hatırlamıyorum. Onun cansız bedenini görünce kendimi öldürmek istedim, yapamadım. Büyük telaşla cesetten kurtulmaya çalıştım. Bir bavul aradım. Ceset bavula sığmayınca telaşla evden çıktım. Bir nalburdan testere aldım. Eve geldim. Nasıl yaptığımı bilmiyorum ama başını kestim. Çok üzgünüm, keşke olmasaydı. Cesedi bavula, başını gitar kutusuna koydum. Taksi çağırdım. Evde bulunan kan izlerini kaba bir temizlikle silmeye çalıştım. Ön kapıdan çıktım. Taksi ile Etiler'e gittim. Gitar kutusu ve bavulu Etiler'de çöp konteynırına attım" diye konuştu.

 

Cinayetin ardından bir süre bilinçsizce dolaştığını belirten Cem Garipoğlu, daha sonra eve döndüğünü söyledi. Annesi, kardeşi ve kardeşinin öğretmeninin de evde olduğunu ifade eden Cem Garipoğlu, ifadesini şöyle sürdürdü:

"Annem beni öyle görünce ne olduğunu sordu. Daha sonra babam geldi. Babam da sorular sordu. Cevap vermedim, geçiştirdim. Çok üzerime geldi, ben de dışarı çıkmak istediğimi söyledim. Birlikte çıktık. Önce şirketin lojmanlarının bulunduğu yere gittik. Babam olayları sormaya devam etti. Babama Münevver'in bize geldiğini, içtiğimizi, onu ittiğimi ve başını çarptığını söyledim. Eve bu nedenle kan bulaştığını ve Münevver'i taksiyle evine gönderdiğimi söyledim. Babam her soru sorduğunda gerçekleri gizleyerek anlattım. Beylikdüzü'nde Mehmet Karakaya ve Habip Kurt'un yaşadığı lojmana gittik. Bu sırada babama anlattım mı, anlatmadım mı bilmiyorum. Babam beni burada bıraktı. Mehmet Karakaya bana sorular sordu. Ben, babamla tartıştığımı söyledim. Sonra babam geldi ve Bahçeşehir'deki bir kafeye gittik. Babam ayrıldı, tanımadığım bir adam yanıma geldi. Adımı söyledi. Adımı bildiği için beraber gittik. Yaklaşık 6 saat yol gittik. Beni götürdüğü yerde saklandım. Tanımadığım biri 7 ay boyunca bana yemek getirdi. Daha sonra biri gelip, beni teslim edeceğini söyledi. Ben de teslim olmak istiyordum zaten. Olayları televizyondan takip ediyordum. Şahısla birlikte yola çıktık. Yol kenarında durdu ve plakasını verdiği arabaya binmemi istedi. Bindim. Avukatım arabadaydı. Birlikte yemek yedik ve sonra teslim oldum. Pişmanım. Böyle bir suç işlemek istemezdim. Keşke olmasaydı. Keşke onun yerine ben ölseydim. Keşke Münevver'i geri getirebilmenin yolu olsaydı. Aileler için zor bir durum. Onların kızları öldü, benim ailemin de oğulları katil oldu. Suçu tek başıma işledim."

İfadesinin ardından Cem Garipoğlu, tuvalet ihtiyacı olduğunu belirterek izin istedi. Kısa bir aranın ardından çapraz sorguya geçildi. Bu sırada savcı ve avukatların bir çok sorusuna "bilmiyorum" yanıtını veren Cem Garipoğlu, "Münevver'in kafasını mutfakta mı kestin" sorusunun yanıtını bir dahaki celsede vermek istediğini söyledi.

Öte yandan avukat Aytekin Kaya, müvekkili Cem Garipoğlu'nun durumuna dikkat çekerek, "Müvekkilimin akli ve ruhi dengesinden şüphe ediyorum" dedi.

 (İHA)

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Ulusal Haberleri