Bakanlar Kurulu açıklaması

"Hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz"

"Hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP'nin İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında vereceğini duyurduğu gensoru önergesiyle ilgili olarak, "Hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz" dedi.

Başbakan Yardımcısı Çiçek, Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleşen ve yaklaşık 5 saat süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından açıklama yaptı. Çiçek, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın AB'ye üyelik sürecine ilişkin Bakanlar Kurulu'na bilgi verdiğini belirterek, "2010 yılı içerisinde hem İspanya dönem başkanlığında, arkasından Belçika dönem başkanlığında bu alanda daha hızlı mesafe almak istiyoruz" dedi. Bağış'ın bir kısım inanç gruplarıyla yapılan toplantılarla ilgili kurula bilgi sunduğunu da söyledi.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın da kamu görevlilerinin sendikal ve demokratik haklarıyla ilgili Abant'ta yapılan toplantıya ilişkin bilgi aktardığını bildiren Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Katar'a yaptığı ziyaretin önemine de işaret etti. Çiçek, ziyaretin özellikle Türkiye'ye Körfez sermayesinin transferi bakımından önem arz ettiğini vurguladı.

CHP'nin İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında vereceğini duyurduğu gensoru önergesiyle ilgili olarak ise Çiçek, ''Hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz'' dedi.

Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Cemil Çiçek, Edirne'deki sel felaketi ile ilgili bir soru üzerine, bu konuyu Bakanlar Kurulu'nda görüşmediklerini ancak kendisinin dün Edirne Valisi'ni aradığını söyledi. Çiçek, Afet ve Acil Durum Başkanlığı'nca Edirne ve muhtemel yerleşim birimleriyle ilgili gerekli çalışmaların yapıldığını belirterek, konunun ilgili birimlerce yakından takip edildiğini söyledi.

CHP'nin İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru önergesi vereceği haberlerine ilişkin bir soru üzerine de Çiçek, şunları kaydetti:

"Gensorunun içeriğini bilmiyorum. Ben de ajanstan ve dünkü açıklamalardan anlıyoruz ki böyle bir gensoru önergesi verilecek. Böyle bir gensorunun içeriği nasıl doldurulacak bilmiyorum. Bilmeden bir değerlendirme yapmak da en azından eksik olur diye düşünüyorum. Basına yansıyan şekliyle söylemek gerekirse, gensoru önergeleri çok önemli önergelerdir. Eğer bu denetim mekanizması, içi iyi doldurulmadan gerçekten çok haklı, çok doğru sebeplere dayanmadan verildiği takdirde bu denetim müessesesi de aşınmış olur. Eğer Habur ile ilgiliyse, yazılanlardan, ajanslardan öyle anlaşılıyor, o olay olalı 4 ay oldu. Olay sıcaklığını sürdürürken genellikle bu tür önergeler verilir. 4 ay geçtikten sonra basındaki bir kısım haberlere bakılarak veriliyorsa, yani hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, yani 'Biri Attı, Biri Tuttu' gibi bir manşette var bugün, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz.

Ama içeriğini bilebilirsek ona karşı da ne diyeceksek zaten hükümet olarak veya ilgili bakanlık olarak o gün Meclis'te bunları değerlendirmiş olacağız. Ama şunu açıkça ifade etmek isteriz. Türk yargısı bağımsız bir yargıdır. Buna her defasında vurgu yapıyoruz. Yargıyı zan altında bırakacak, töhmet altında bırakacak hiçbir beyanı biz doğru kabul etmeyiz, bu doğru değildir. Türkiye'nin hakimleri ve savcıları gerçekten canını dişine takarak bu ülkede görev yapıyorlar. Özellikle bu türlü bölgelerde, kamu düzenini tesis etmeye, yasaları uygulamaya, suç işleyen varsa bunları hukuk çerçevesinde yargılamaya çalışıyorlar. Bunların moralini bozacak, zan altında bırakacak değerlendirmeler fevkalade yanlış olur. Hele hele bu değerlendirmelerin temelinde hukuken sorunlu ve sorumsuz birinin beyanı söz konusu olacaksa bunun üzerinde ayrıca durmakta da fayda var."

SORULARI YANITLADI

Çiçek, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Çiçek, YÖK'ün Danıştay'ın katsayı kararına itirazı ve belirsizlik ortamı ile ilgili bir soru üzerine, "Bu YÖK'ün konusu. YÖK'le Danıştay arasında bir konudur. Danıştay ne karar verecek onu bilmiyorum. Bu karar sonucunda YÖK ne karar verecek onu da bilmiyoruz. Özellikle sınav sürecinin başladığı, insanların heyecanlarının yükselmeye başladığı bir dönemde bu tür belirsizliğin bir an evvel ortadan kaldırılması gerekir. Öğrencilerin baskı altında tutulması da doğru değildir" şeklinde konuştu.

Çiçek, Başmüzakereci Egemen Bağış'ın kanaat önderleri ve inanç grupları ile yaptığı toplantılarda öne çıkan taleplerin ne olduğunun ve Ruhban Okulu'nun açılması ile ilgili taleplerin ne aşamada olduğunun sorulması üzerine de, "Bu konuyla ilgili göreve geldiğimiz günden beri hükümet olarak çok önemli düzenlemeler yaptık. Başta Vakıflar Kanunu da dahil önemli yasal düzenlemeler yapıldı. Bu diyalog da sürüyor. Sayın Başbakanımızın başkanlığında ilk defa Büyükada'da bu toplantılar yapılmıştı. Bu süreç devam ediyor. Bu toplantılarla ilgili olarak Bakanlar Kurulu'na bilgi verdi Sayın Bağış. Bunların bir kısım talepleri üzerinde zaten çalışıyoruz. Bunlar dinlenip göz ardı edilecek konular olarak mütalaa etmediğimiz için bunlarla ilgili bakanlıklar çalışma yapıyor. Bunların bir bölümü de Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilmesiyle ilgilidir. Ruhban Okulu'nun açılması da bu taleplerden bir tanesidir. Bunlar değerlendirme konusu, üzerinde çalıştığımız konular" şeklinde konuştu.

TEKEL işçileri ile ilgili olarak konfederasyonların Danıştay'a 4-C'nin iptali ile ilgili dava açma hazırlıklarının hatırlatılması üzerine Çiçek, "O konuyla ilgili hükümet olarak ne düşünüyorsak, Resmi Gazete'de yayımlandı, Bakanlar Kurulu kararını açıkça ortaya koyduk. Biz işçilerin mağdur olmaması için üzerimize düşeni yaptığımız kanaatindeyiz. Bu yönde çok açıklamalar oldu. Bu konu gensoruya da konu edildi. Dolayısıyla yeni bir açıklama yok. Bugün bu konu üzerinde durmadık" yanıtını verdi.

(İHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ulusal Haberleri