Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına bakanlık sıfatıyla değil, 5 yıl Meclis Başkanlığı yapmış, bu kürsünün hakkını vermiş, bu içtüzüğü satır satır bilen bir insan olarak girdiğini ve bir milletvekili spontane davranışıyla kendisine, 'İçtüzüğe uygun yönetin, yoksa bu işin sonu kötü olur, kavga çıkar' uyarısı yaptığını söyledi.
Arınç, "Ben eleştiri hakkımı kullandım. İyi yaptım, kötü yaptım, doğru yaptım, yanlış yaptım ama benim bakanlık sıfatımla gidip, 'sen şöyle yapmalısın, böyle yapmalısın' diye talimat vermek haddim değil" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda dün gece yaşanan tartışmaların yankıları bugüne de yansıdı. TBMM Genel Kurulu'nu yöneten TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına girerek Meclis'i iyi yönetmediğini söyleyen Arınç'a, Mumcu kürsüden cevap vermiş ve bu tavrı yürütmenin yasama üzerindeki baskısı olarak nitelemişti. Arınç, bugün AK Parti Grup Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Ayşe Nur Bahçekapılı ile birlikte Meclis'te düzenlediği basın toplantısı ile iddialara cevap verdi ve Mumcu'nun odasında yaşananlara açıklık getirdi. Meclis'te dün gece sonu kavgaya varan bu gerginliğin eski bir Meclis Başkanı olarak kendisini derinden üzdüğünü söyleyen Arınç, bu davranışlar ve görüntülerin TBMM'nin saygınlığını ve itibarını zedeleyebileceğini ifade etti.
"MECLİS'TE YAŞANANLARIN SORUMLUSU MECLİS'İ YÖNETEN BAŞKANVEKİLİDİR"
Arınç, Meclis'te yaşanan olayların sorumlusunun Meclis'i yöneten başkan veya başkanvekilleri olduğunu ifade ederek, geçmişte de bu tür tartışmaların yaşandığını belirtti. Güldal Mumcu'nun adil ve tarafsız bir yönetim sergilemediğini öne süren Arınç, yasama döneminin başından beri bir CHP'li gibi hareket ettiğini söyledi. Mumcu'nun CHP'den konuşmak isteyen herkese söz verdiğini ve CHP milletvekillerinin söylediklerini onayladığını ifade eden Arınç, AK Parti milletvekillerinin Mumcu'yu tarafsız davranmaya davet ettiklerini ve Meclis'i MHP'li TBMM Başkanvekili Meral Akşener gibi yönetmesini istediklerini anlattı. Arınç, Akşener'in yönetiminin daha adil ve tarafsız olduğunu kaydetti.
Meclis Başkanlığı döneminde çok oturum yönettiğini ancak hiçbir gerginliğin bu seviyeye gelmediğini anlatan Arınç, hiçbir başkan veya başkanvekilinin mutlak tarafsız olamayacağını ama başkan ve başkanvekillerinin Anayasa'nın 94. maddesinin 4. fıkrasına uymaları gerektiğini dile getirdi. TBMM Başkanı veya başkanvekillerinin üyesi bulunduğu siyasi partinin Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine katılamayacağına işaret eden Arınç, buna karşın Mumcu'nun her salı günü CHP'nin grup toplantılarında birinci sırada oturduğunu ve Deniz Baykal kürsüden esip gürlerken alkışladığını söyledi.
Bu Anayasa hükmüne rağmen Mumcu'nun her grup toplantısında Baykal'a olabildiğinde yakın olmayı kendisine görev edindiğini dile getiren Arınç, grup toplantısından sonra Genel Kurul'da kürsüye çıktığında Güldal Mumcu'dan tarafsız yönetim beklenemeyeceğini ifade etti. Arınç, Meclis Genel Kurulu'nda herkesin eleştiri hakkı bulunduğunu ancak hakaret olamayacağını vurgulayarak, Meclis'i yöneten başkan veya başkanvekillerinin içtüzüğün üslup konusundaki hükümlerini uygulamaları gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın dün akşam ceket düğmeleri açık, 'sallam sullam' kürsüye yürüdüğünü anlatan Arınç, Mumcu'nun da Soysal'a söz verdiğini belirtti. Arınç, 5 yıl boyunca Meclis'i tarafsız yönettiği konusunda başta Deniz Baykal olmak üzere CHP grubunun takdirini almış bir insan olduğunu ifade ederek, yönetimi sırasında hiçbir zaman 'burada AK Parti, burada CHP var' diye bakmadığını dile getirdi.
"HAKARET İÇEREN BİR DAVRANIŞIM OLMADI"
Arınç, dün akşam gensoru görüşmelerinin Mumcu'nun kötü yönetimi nedeniyle çok uzadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Çok basit bir meselenin saatler sürmesi, hatta gece yarısından sonraya sarkma ihtimalini düşündüm ve biraz da gerginliği hissettim. 'Bunun sonunda bir kavga da olabilir. Sayın başkan bunu öngörmüyor, gideyim kendisini ikaz edeyim' dedim. Gittim, sayın Murat Özkan oturuyordu, sayın başkanvekilimiz de ayaktaydı. Dedim ki, 'Hanımefendi oturumu iyi yönetemiyorsunuz'. 'Neden?' dedi. 'İçtüzük hükümlerine uyun, söz isteyenler çıkıp hakaret ediyorlar. Tarafsız ve adil olun. Siz tarafsız ve adil bir başkanvekili olarak değil, partisinin militanı gibi hareket eden bir başkan olarak burada bulunuyorsunuz' dedim. O buna itiraz etti. Ben de ona, 'Siz iyi yönetemiyorsunuz. Bu gidiş kötüye gidiştir. Ben sizi sadece uyarıyorum. İçtüzüğe uyacaksınız' dedim. 'İçtüzüğe uyuyorum' dedi. 'Uymuyorsunuz' dedim ve kapıdan çıkıp gittim. Sayın Özkan oturduğu yerden kalkmamıştır. Bir kelime bile söylememiştir. Ben hakaret edecek veya onu kötüleyecek bir davranışın içinde bulunamazdım. Benim edebim, ahlakım, saygım buna izin vermezdi. Ben sadece eleştirdim."
Arınç, Mumcu'nun 'Bana talimat verdi' suçlaması yönelttiğini hatırlatarak, "Ben hükümetin bir üyesiyim ama dünkü spontane davranışım, Meclis'te yasama organında milletvekilliği görevi yapan bir milletvekili olarak meydana geldi" diye konuştu. Hükümet üyesi olarak gidip de Mumcu'ya 'sen yürütmenin bir organını bunu nasıl yaparsın' demediğini kaydeden Arınç, "Bakanlık sıfatıyla değil, 5 yıl Meclis Başkanlığı yapmış, bu kürsünün hakkını vermiş, bu içtüzüğü satır satır bilen bir insan olarak, bir milletvekili spontane davranışıyla kendisine, 'İçtüzüğe uygun yönetin, yoksa bu işin sonu kötü olur, kavga çıkar' dedim. Bunu yürütmenin yasamaya müdahalesi olarak değerlendirmek, ancak siyaseten ideolojik bir noktayı bize gösteriyor. Ben eleştiri hakkımı kullandım. İyi yaptım, kötü yaptım, doğru yaptım, yanlış yaptım ama benim bakanlık sıfatımla gidip, 'sen şöyle yapmalısın, böyle yapmalısın' diye talimat vermek haddim değil. Bunu kesinlikle reddediyorum" değerlendirmesini yaptı.
Arınç, başkasının kürsüden yaptığı şeyi Mumcu'nun odasında yüzüne söylediğini anlatarak, bunun müdahale olarak karşılanmasının fevkalade yanlış ve kötü bir saptırma olduğunu ifade etti.
"GÜLDAL MUMCU BİZE UĞUR MUMCU'NUN EMANETİDİR, SAYGISIZLIK YAPAMAYIZ"
BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın da yaşananları 'cinsiyetçi yaklaşım' olarak değerlendirdiğine işaret eden Arınç, bunu da kesinlikle reddettiğini söyledi. Meclis'te 4 dönemdir hiçbir bayan milletvekiliyle bir kavgası, bayan milletvekillerine bir saygısızlığı olmadığını dile getiren Arınç, CHP Milletvekili Canan Arıtman'la yaşadığı küçük bir tartışma dışında bu konuda bir sabıkasının bulunmadığını vurguladı.
Güldal Mumcu'nun şahsına karşı bir bayan olarak, zarif bir hanımefendi olarak saygısı olduğunu söyleyen Arınç, Mumcu'nun Türk milletine bir emanet olduğunu söyledi. Uğur Mumcu'nun hukuk fakültesinden asistanı olduğunu hatırlatan Arınç, "Daha sonra gazeteciyken ilişkilerimiz devam etmiş olan bir insanın bize bıraktığı bir emanete benim saygısızlık yapmam mümkün değil" şeklinde konuştu.
Mumcu'yu yaptığı hatalı davranıştan dolayı eleştirdiğini belirten Arınç, bu eleştiri hakkını Mumcu kendisini içtüzüğe uyduruncaya kadar sürdüreceğini bildirdi. Arınç, "Şu anda bunun emarelerini görmediğim için bu konuda rezervimi açık tutuyorum. Eğer başkanlık kürsüsünde oturduğu sürece tarafsız ve adil bir yönetim sergileme konusunda başarılı olabilirse o zaman Meclis'in huzurunda kendisini tebrik etmeye söz veriyorum" diye konuştu.
Arınç, bu yönetimlerle Meclis'in çalışmasının mümkün olmadığını vurguladı. Arınç, "En azından hemcinsi olan sayın Akşener gibi Meclis'i yönetmesini tavsiye ediyorum" dedi.
"ANAYASA HÜKMÜ TÜM BAŞKANVEKİLLERİ İÇİN GEÇERLİ"
Arınç, açıklamalarının sonunda gazetecilerin sorularını cevapladı. Arınç, AK Partili Meclis Başkanvekilleri Nevzat Pakdil ve Sadık Yakut'un da grup toplantılarına katıldığının hatırlatılması üzerine, bunun Anayasa'nın hükmü olduğunu belirtti. Güldal Mumcu'nun her grup toplantısında birinci sırada oturduğunu gördüğünü belirten Arınç, "Diğer arkadaşlarımız katılıyorsa sözlerim aynen onlar için de geçerlidir" diye konuştu.
Arınç, Mumcu'nun odasında sarhoş taklidi yaptığı yönündeki iddianın hatırlatılması üzerine, "Ben ona Çetin Soysal'ın kürsüye nasıl yürüdüğünü ve buna nasıl müsaade ettiğini sordum. Ben istesem de sarhoş taklidi yapamam. Hayatında ağzına bir gram alkol almamış bir insanın bu taklidi yapması çok becerikli olmaz. Başka taklitler de yapamam" ifadelerini kullandı.
"KAPI AÇIKTI GİRDİM"
Arınç, Mumcu'nun odasına bir milletvekili olarak nasıl girdiğinin sorulması üzerine, "Kapı açıktı girdim. Oraya isteyen herkes giriyor. Bazen bakanlar toplantılarojını o odada yapıyorlar. Orası başkan ve başkanvekillerinin istirahatı için ayrılmıştır ama oraya Başkanlık Divanı üyeleri ve bakanlar girerler" dedi.
Arınç, muhalefet milletvekillerinin 'odayı bastı' yorumlarına ise şu karşılığı verdi:
"Oda öyle basılmaz. Ona oda basmak denmez. Oda basmaya ben yalnız mı giderim? Oda basmak böyle mi olur? Bir başkanvekilinin odasına bir milletvekili nasıl gireceğini bilmez mi? 'Sayın Başkan iyi yönetmiyorsunuz' demek oda basmak değildir. Bu çok çirkin bir iddia."
Arınç, bir soru üzerine Çetin Soysal'ın davranışıyla ilgili 'sarhoş gibi' tabirini kullandığını, bunu reddetmediğini söyledi. Soysal'ın sarhoş olduğunu nasıl anladığının sorulması üzerine Arınç, "Gelişinden tahmin ettim, tavırlarından. Meclis Başkanı'na karşı, kürsüye giderken hiçbir hatip kabadayı edasıyla veya başka bir edayla gidemez. Genel Kurul kapısından giren herkesin önce ceketini iliklemesi gerekir" şeklinde konuştu.
"OSMAN DURMUŞ'UN SÖZLERİ ÇOK ÇİRKİN, DÜNYADA DELİ DE VAR, ŞİZOFREN DE VAR"
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş'un, bir AK Parti eski il başkanının Başbakan Erdoğan için 'ikinci peygamber' ifadesini kullandığını söylediğinin hatırlatılması üzerine Arınç, bunun çok çirkin bir söz olduğunu vurguladı. "Dünyada deli de var, şizofren de var. Akıllı akılsız bir sürü insan var" diyen Arınç, Manisa'da bir taksi şoförünün kendisini mehdi ilan ettiğini anlattı. Birisi Başbakan Erdoğan için böyle bir laf ettiyse bunun densizlik, aptallık olduğunu kaydeden Arınç, 72 milyonda birisi böyle bir laf edecek diye 72 milyonun ağzını bantlayamayacaklarını vurguladı. Her partinin fanatikleri olduğunu belirten Arınç şöyle konuştu:
"Misal olsun diye söylüyorum, MHP'nin fanatikleri arasından bir kişi, 'Bu Bahçeli olsa olsa Mehdi'dir' dese hangi AK Parti Milletvekili gelir de bunu Genel Kurul'da söyler. Kalksa birisi dese ki, 'Asıl Atatürk Baykal'dır', ne yapacaksınız, Baykal'ı mı kötüleyeceksiniz? Türkiye'de birisi esrarla, eroinle yakalansa, ifadesinde de ben bunu Angela Merkel'den aldım dese ne yapacağız. Bunu kürsüye çıkaran insan niye düşünmüyor? Hala bunun üstüne basa basa bir şey söylemeye çalışan milletvekili utanmıyor mu, sıkılmıyor mu? Tayyip Erdoğan'ın ne olduğunu bilmiyor muyuz? Çok basit şeylerden siyasi rant devşirmeye çalışanlara sadece acıyorum."
Arınç, bir soru üzerine Güldal Mumcu'nun tutumuyla ilgili bir işlem yapmanın içtüzüğe göre mümkün olmadığını ifade etti. Bunun etik dışı bir davranış olduğunu söyleyen Arınç, "İçtüzükte yaptırım yok, keşke olsaydı" dedi.
(İHA)