AB'nin ekseni doğuya kayacak

Bakan Çağlayan, "Türkiye'nin ekseninin kaydığını düşünenler önce kendi eksenlerini kontrol etsinler" dedi.

 

Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin ekseninin kaydığını düşünenlerin önce kendi eksenlerini kontrol etmeleri gerektiğini ve Türkiye'nin ekseninin dünya ekseni olduğunu söyledi.

 


Brüksel'de çeşitli temaslarda bulunan Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Avrupa Birliği'nin (AB) Dış Ticaret Komiseri Karel De Gucht ile görüşmesinden sonra basın mensuplarını bilgilendirdi ve soruları yanıtladı. Son dönemlerde Batı toplumları tarafından politik eksenin kaydığı yönünde Türkiye'nin endişe ve eleştirilere maruz kaldığı gibi ekonomik ekseniyle de ilgili bir endişe veya eleştiri alıp almadığı sorulan Bakan Çağlayan şöyle yanıt verdi:

 


"Türkiye'nin ekseninin kaydığını düşünenler önce kendi eksenlerini kontrol etsinler. Kendi eksenlerinde bir sapma, bir kayma var mı yok mu? Türkiye'nin ekseni bellidir, o da dünya eksenidir. Göreceksiniz (ekonomik anlamda) Avrupa'nın ekseni de ister istemez Doğu'ya kayacaktır. Türkiye'nin de ve tüm ülkelerin de eksenleri öyle olacaktır. Neden? Gelişmekte olan ülkelerin bugün ticaret içindeki almış olduğu payla gelişme yolundaki ülkelerin ticaret içinde alacağı paylar, rakamları ikiye katlayacaktır önümüzdeki dönemde. Dünyada gelişmiş olan ülkeler ticarete geri giderken, küçülme yaşanırken, Afrika başta olmak üzere bir çok ülke büyüme rakamları kaydetmiştir. Bizim Afrika kıtasında 2003 yılında ihracatımız içindeki Afrika payı yüzde 4 iken, bugün yüzde 10'lara çıkmıştır. Bunu da arttırmaktır niyetimiz."

 


Komiser De Gucht ile görüşmesinde ağırlıklı olarak iki önemli konuyu ele aldıklarını aktaran Çağlayan, bunlardan birinin vizelerden ve üçüncü ülkelerle AB'nin imzaladığı serbest ticaret antlaşmalarından (STA) doğan mağduriyet ve haksız rekabet olduğunu, diğerinin ise Gümrük Birliği algılamaları ile alakalı olduğunu dile getirdi. Vize ve STA konularının her ne kadar Komiser'in yetki alanı dahilinde olmasa da doğan haksız rekabetin direkt olarak onu ilgilendirdiğini belirten Çağlayan, vize konusunda geri
kabul antlaşmasını imzalamak yolunda Türkiye'de önemli bir noktaya gelindiğinin altını çizdi. Çağlayan, STA'lar doğrultusunda da en azından gözlemci olarak toplantılara katılmak istediklerinin iletildiğini ifade etti.

 

Zafer Çağlayan Gümrük Birliği konusunda ise, "Avrupa Birliği ile bizim aramızda anlayış ve algılama açısından Gümrük Birliği ile ilgili iki konuda tam bir mutabakat olduğunu söylemek güç. Bir tanesi biz AB ile yapmış olduğumuz Gümrük Birliği'ni AB'ye tam üyelik sürecimizin bir aracı olarak bakmıştık ama tabi kimse bu kadar uzun süreceğini düşünmemişti. Çok şükür 2005'te katılım müzakerelerine başlandı, belki başlanmasaydı bugün hala o konuları konuşuyor olacaktık. AB'nin de bize karşı fazladan bir pazara giriş olarak bunu algılaması konularında aramızda bir farklılık var. Öncelikle bunu ifade ettik değerli komisere. Biz bunu AB'ye Türkiye'nin tam katılımının bir aracı olarak görüyoruz Gümrük Birliği antlaşmasını. 'Pazara girme konusunda siz böyle düşünüyorsanız bu bir eksik düşüncedir' dedik" şeklinde konuştu.


Komiserle bir araya gelmelerini düzenli ve daimi bir mekanizma haline getirmek istediklerini anlatan Çağlayan, yılda iki kez olmak üzere biri Türkiye'de biri Brüksel'de düzenli toplantılar organize etme kararı aldıklarını açıkladı. İlk toplantının Eylül ayında İstanbul'da gerçekleşeceğini belirten Bakan Çağlayan, Komiser Gucht'un davetine olumlu yanıt verdiğini söyledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ulusal Haberleri