Bilgin uzun konuşmasını şu cümlelerle tamamladı; Yukarıdaki bilgi ve tartışmalardan anlaşılacağı üzere Türkiyenin hızlı Ermenistan açılım süreci Türkiyenin ihtiyaç ve iç dinamiklerinin veya bölgesel şartların etkisiyle değil daha çok global ve konjonktürel faktörlerin etkisiyle uygulamaya konmuş bir programdır. Dış politika, milli menfaatlerin korunması ve karşılıklı mütekabiliyet esasları çerçevesinde yürütülen diplomatik bir sanattır. Bu temel şartları taşımayan bir anlaşma o ülkeye zarardan başka bir şey kazandırmaz. AK Parti Hükümetinin Türk dış politikası komşularla sıfır problem ilkesine dayalı olarak yürütülmektedir. Ancak, bu bir genel ilkedir ve bunun bir ülkeden yek diğerine uygulaması imza yapılacak ülkenin takip ettiği siyasetine ve takındığı tavra ve içinde bulunulan şartlara gore değişir. İran, Suriye ve Irak ile başarılı bir şekilde uygulanan bu ilke mesela Ermenistan veya Yunanistana da uygulanması durumunda ters ve zararlı neticeler verebilir.
Türkiye-Ermenistan ilişkileri konferansı
Aralarında ADD Başkanı Ali Kalkan, Ecz.Murat Aras, eğitimci Cevdet Alperen, Nurettin Demircioğlu Av.Kemal Yavuz, Ömer Tüfekçi, ve birkaç bayanın da dinleyici olarak bulunduğu konferansı yaklaşık 30 kadar izleyici karşısında konuşan Bilgin, Karabağ meseles
Aralarında ADD Başkanı Ali Kalkan, Ecz.Murat Aras, eğitimci Cevdet Alperen, Nurettin Demircioğlu Av.Kemal Yavuz, Ömer Tüfekçi, ve birkaç bayanın da dinleyici olarak bulunduğu konferansı yaklaşık 30 kadar izleyici karşısında konuşan Bilgin, Karabağ meselesini detaylı olarak ele almak gerektiğini söyledi, iki ülke arasında imzalanan protokoldeki 6 maddeye açıklık getirdi ve sonuç olarak da; 1915-1917 dönemindeki olaylar 1948 BM sözleşmesine göre soykırım olarak adlandırılmakta ve Türkiye'nin Ermeni soykırımını tanımamasının AB'ye tam üyelik yolunda engel olduğu vurgulanmaktadır dedi.
İlk yorum yazan siz olun