Siyasi hayatı boyunca yaptığı çalışmaları ve söylemleri ile ülke gündeminden düşmeyen, 19. dönem ve BBP eski Milletvekili Ökkeş Şendiller, şimdilerde ise açtığı irtibat bürosu ile insanların kafasında yeni bir soru yarattı: “Acaba Şendiller tekrar aktif siyasete mi dönüyor?” diye.
Kuruluşunda da yer aldığı Büyük Birlik Partisinden (BBP) 2008 yılında istifa ederek aktif siyasete ara veren Ökkeş Şendiller, gazetemize yaptığı açıklamasında, Kahramanmaraşlının sahipsiz kaldığını, sessizlerin sesi olacağını söyledi. Şu an hiçbir siyasi parti ile alakasının olmadığı ısrarla vurgulayan Şendiller: “Ama yarın siyasetin neresinde olacaksınız diye sorarsanız onu da yarın konuşuruz. Şunu da belirtmek isterim, gölgesinde duracağım ağacın boyu benden büyük olacak” diyerek bir soru işareti daha bıraktı.
Büro açmamsının bir değil birkaç sebebi olduğunu belirten Şendiller, bu sebeplerden kendisini en çok etkileyen şeyin 40 yıllık arkadaşının cenazesinde yol arkadaşlarının olmamasının olduğunu ifade ederek: “En önemli sebeplerden biri ise, geçtiğimiz aylarda Mehmet Tosun adlı arkadaşımız vefat eti, cenazesine geldiğimde mezaristanda birçok arkadaşımızı göremedim. Rahmetli Mehmet Tosun arkadaşımız 1977 yılında fikrinden inancından dolayı memleketi Diyarbakır’dan ayrılıp Kahramanmaraş’a gelmiş bir arkadaşımız. İlimizde öğretmen olarak meslek hayatını sürdürmüş ve bu memleket çok hizmetleri olan kıymetli bir insandı. Cenazesinde birçok arkadaşımızın olmaması beni hem üzdü hem de şaşırttı. Ben hemen arkadaşlarımızı aradım, ama onların haberlerinin dahi olmadığını öğrendim. 40 yıllık bir beraberlik var ve haberleri yok. Sebebini araştırdım. Burada BBP yönetiminde çok ciddi değişiklikler oldu. Biliyorsunuz ben partiden istifa etmiştim. Bizim kuşaktaki arkadaşlar da partinin dışında kaldılar. Bizim zamanımızda arkadaşlarımız bu tür irtibatları çok güzel sağlıyorlardı. Ama maalesef şimdi tamamen yok olmuş. O zaman zaten düşüncemde olan büro açma konusundaki kesin kararımı verdim.
Ancak bu mekanı sadece BBP’deki arkadaşlarla paylaşmak için değil, partili partisiz tüm dostlarımızla paylaşmak için açtım.
İNSANLARIN PARTİLERİYLE ARALARI AÇIK
Maalesef siyasi partilerde şöyle bir sıkıntı var. Büyük bir çoğunlukta herkesin kendi partisiyle ilgili bir sorunu var, partileriyle araları açık. Kimi genel merkezin gidişatından, kimi il yönetiminden kimileri de ilçe yönetimlerinden memnun değiller. Birçok insan kendi partisine kerhen bağlı. Herhangi bir çalışmada bulunulmuyorlar. MHP’de de bu böyle, diğer partilerde de.
STK’LAR AMAÇLARINA UYGUN HAREKET ETMİYOR
Yine, sivil toplum kuruluşlarına bakıyoruz, görüyorum ki, kendi işlevlerinin dışında faaliyet gösteriyorlar. Hepsi bir siyasi görüşün temsilcisi olmuş, iktidara sırtlarını dayamışlar, oradan besleniyorlar. Tabi oradan beslenince de asıl yapması gerekenleri yapmıyorlar. Çağdışı bir mantıkla görevlerinin dışında hareket ediyorlar.
Maalesef ne siyasi partiler, ne dernekler, nede gönüllü kuruluşlar görevlerini, kuruluşlarının amaçlarına uygun bir şekilde yapmıyorlar.
Hal böyle olunca, bizim kuşaktaki arkadaşlarımızın da çoğu emekli ve zaman geçirebilecek, bir araya gelebilecek bir yerleri de olmayınca bunu düşündüm. Biliyorsunuz sadece Öğretmenevi var orası da yetersiz kalıyor.
Arkadaşlarımla da görüştüm, burayı ister bir vakıf, isterseniz Maraş severler derneği olarak düşünün. En azından burada buluşalım, burada sosyal faaliyetler yapın, çiğ köfte partisi gibi vs. ve bu fikir onlarında çok hoşuna gitti. Çok ta iyi olduğu kanaatindeyim.
MİLLETİN HAKKINI ÇALANLARDAN HESAP SORACAĞIZ
Aynı zamanda yine sizin gazeteniz aracılığı ile vatandaşlarımıza sesleniyorum, evet ben burada sessizlerin sesi olacağım. Kahramanmaraş’ta bir avuç mutlu azınlık var. Sırtını bunlara dayayarak siyaset yapan, kendini dahi zanneden. Milletin kömürünü çalan, Ramazan aylarında milletin aşını, ekmeğini Ramazan paketini pahalıya satarak, ceplerini dolduran menfaatçilerin içerisinde siyaset yapmakta zor yaşamakta.
Bunlara dur demek için buradayım. Bizim memleketimize vefa borcumuz var. Memleketimin insanının hakkını savunan kimse yok. Yollara taş döşeyerek, arazileri satarak milletin hakkını gasp ediyorlar. Kendilerini Kahramanmaraş’ın varisi zanneden o bir avuç mutlu azınlığın milletten çaldıklarının hesabını soracağız, fitil fitil burunlarından getireceğiz. Urfa’nın Fakı Babası var Maraş’ın neden olmasın? Bütün yolsuzluk dosyalarını tek tek çıkaracağım. Kendini beyaz Türk zanneden, ama ne olduğu şüpheli olan, o mutlu azınlıktan mağdur olanlar bize başvursunlar” diye konuştu.
Urfa, Fakı Babaya sahip çıktı, sizce Kahramanmaraş size sahip çıkar mı? Şeklindeki soru üzerine Ökkeş Şendiller, memleketi için kellesini ipe götüren biri olduğunu ve kendisinin üzerine düşeni yapacağını, hiçbir zaman neme lazımcı olmadığını söyledi ve
“Ben üzerime düşeni yaparım. Sahip çıkarlar çıkmazlar onların bileceği iş. Ben alnım açık bir şekilde dolaşıyorum memleketimde. Bunu her siyasetçi yapamaz. Kim görse hal hatır soruyor. Bu benim için onur kaynağı. Memleketim için üzerime ne görev düşüyorsa yaparım” dedi.
Karacasu ve Kavlaklı Beldelerinde yapılacak olan ara seçimlerin iptal edilmesine de değinen Şendiller: “Kahramanmaraş gerçekten enteresan bir yer. Vatandaş zulmeden pirim veriyor. Böyle bir mazlum halkı olan bir şehir daha yok. Karacasu ve Kavlaklı beldelerinde seçim iptal edildi. Eğer ki bu beldeler Güneydoğuda olsaydı, bakın belediye başkanı sokağa çıkabiliyor muydu? AKP’nin önünden hiçbir Allah’ın kulu geçemezdi. En azından şehirlerine trilyonluk yatırımlar alırlardı. O kadar bakan geldi Kahramanmaraş’a bir tane yatırım yaptılar mı? Hayır. AKP oralarda seçimi kaybedeceğini de biliyordu. Oralarda araziler parsellendi, milletin haklarını gasp ettiler, geri verirler mi? Bunların gerçek yüzü bu işte” ifadelerini kullandı.
Yaptığı basın toplantılarında da sık sık tepkisini gösterdiği Kahramanmaraş Belediyesinin çalışmalarını beğenmediğini yineleyen Şendiller, Belediyenin taş döşemekten başka yaptığı bir icraatın olmadığını, ancak buna rağmen halkın tepkisiz kalmasına bir anlam veremediğini ifade ederek: “Bu şehirde ne imar planı var ne de belediyecilik anlamında çalışmalar var. Duydum ki; Sayın Mustafa Poyraz, Kahramanmaraş’a kazandırdığı mesire ve yeşil alanlar nedeniyle Çevre ve kültür ortak dalında ödüle layık görülmüş ve ödül almış. Bu nasıl bir mantık anlamadım. Bakın, bir şehrin yeşil alanı o şehrin nüfusuna göre belirlenir. Bizim şehrimizde kişi başına kaç metre kare yeşil alan düşüyor?
Bakın şehrimizin girişlerine, aynı manzaraları başka bir ilde göremezsiniz. Her zaman söylüyorum, bilmiyorsan git çevre illere bak. Oralarda sizin partinin belediyeleri, danış, öğren.
Bakın Elazığ’da 6 büyüklüğünde deprem oldu, ama 8 şiddetinde hasar gördü.
Kahramanmaraş’ın fay hattı üzerinde olduğunu ve Allah korusun şiddetli bir deplemin depremin her an beklendiğini fay hattının tetikte olduğunu bilmeyen yok. uzmanlar bunu sürekli söylüyor. Bir bakan çıktı dediki: “Güçlü biprem olacak ve bir şehirde 70 bin kişi ölecek” işte o şehir Kahramanmaraş. Hadi merkezi geçtik, köylerde hep evler taştan. Allah korusun olası bir depremde kaybımız çok büyük olur. Peki bunun için alınan önlem var mı? Ben bilemiyorum.
Poyraz, Başbakanın sözünü bile havada bıraktı. Belediyenin önünde göstermelik yaptıkları açılışta Başbakan Tekke’ye bakarak, “Kentsel dönüşüm projesi ne durumda Başkan” dedi. Ama belediyemizde hala bir adım ilerleme yok.
Kaldırımları söküp yapmakla sadece birlilerinin cebini doldurursun. Belediyeyle ilgili vatandaşlarımızın birçok şikâyeti var. Biz bunları araştırıp, ilgili makamlara bildirerek açığa çıkaracağız.
Biliyorsunuz ben geçmişte belediye başkan adayı olmuştum ve çok az bir oy ile kaybetmiştim. Ve mükemmel projelerim vardı. Ama kısmet değilmiş, olmadı. Güçlü olmak, donanımlı olmak ve dürüst olmak yetmiyor. Liderlerin yalakaları ne derlerse o oluyor.
Mesela en son yerel seçimlere bakalım. AKP’ye birçok aday adayı başvurdu. Malatya Defterdarı geldi. Neden aday olamadılar? Sizce Poyraz hakkıyla mı aldı adaylığı? Hayır! Bir avuç mutlu azınlık dedi ki: “Biz diğerleriyle yapamayız, dediklerimizi yaptıramayız, milletin parasını çalamayız” dediler. Muhalefette gereğini yapamadı. Eğer muhalefet güçlü bir adayla çıksaydı, belediyenin yolsuzluk dosyalarını çıkarıp, vatandaşa anlatabilseydi, bu gün durum daha farklı olurdu.”
Genel Başkanlığını Ahmet Reyiz Yılmaz’ın yaptığı Milliyetçi Muhafazakar Parti adı altında yeni bir oluşumun olduğu ve sizin de bu oluşumda yer alacağınız konuşuluyor. Bu oluşumda yer almanız söz konusu mu? Şeklindeki sorumuza Şendiller’in yanıtı çok oldu ve küçük adamlarla ve küçük hedeflerle işinin olmayacığını ifade ederek:
“Milliyetçi Muhafazakar Partisi Genel Başkanı Ahmet Reyiz Yılmaz’ı ben tanımam, bilmem. Kendisini sadece MHP Genel Başkanlığı için aday olduğu sırada yaptığı bilboard reklamlarından tanıyorum. Ve çok akılsızca umarsızca ifadeler kullanmıştı bu ilanlarda. “Üç hilal yıldızını buldu” diye. Üç hilalin yıldızı olma hakkını nereden aldı. Ülkücü hareketin neresinden geldi, onu da bilmiyorum. Gerisini siz anlayın. İsrail’le bağlantısı söylenen biri, dolayısı ile fikir olarak kabul edemeyeceğim biri.
Biz 50 yıllık ömrümüzün 40 küsur yılını davamıza, memleketimize adamış, idam sehpalarına kadar gitmiş insanız. Küçük hesaplar, şahsi menfaatler peşinde asla koşmam. Küçük adamlarla, küçük hedeflerle işim olmaz” dedi.
Aynı zamanda kamuoyunda Ökkeş Şendiller “BBP Genel Başkanlığına oynuyor” diye kamoyunda çıkan fısıltılara da cevap veren Şendiller, “Türkiye demokratik bir ülkedir, siyasetle uğraşan her insanın da her yere oynama hakkı vardır” dedi ve ekledi: “Böyle bir niyetim yok, zaten ben partiden istifa ettim. Yeri gelmişken, şu açıklamaları yapıp kamuoyuna bazı konuları hatırlatmak isterim.
Büyük Birlik Partisi yola yola çıktığında üç temel ilke üzerine yola çıktı.
Lider sıfatına hayır, siyasi otortistmaya hayır, istişareye dayalı saygı ve en önemlisi seçim olan bir parti olarak yola çıktık. Dolayısı ile lider çıkmasına karşı olan bir harekettir. Lider olmaya herkesin hakkı vardır. Burada şunun da altını çizerek belirtme isterim, biz yola çıktığımızda Muhsin Yazcıoğlu’nun hareketi olarak değil, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının hareketi olarak yola çıkmıştık. Kahramanmaraş’ta BBP’nin kurluşunun üçayağından birisidir.
SADECE YAZICIOĞLU YOKTU, KAHRAMANMARAŞTAN ÜÇ MİLLETVEKİLİ VARDI
Geçtiğimiz günlerde partisinin il kongresine gelen BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun konuşmasını TV’den takip ettim. Orada bir ibare kullandı. “Ebedi liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, MHP ve SHP arasında kurulan PKK ajanlarının olduğu hükümete red oyu vererek, bu yola çıkmıştır” dedi. Oysaki orada o PKK’lı hükümete sadece red oyu veren Yazıcıoğlu değildi. Kahramanmaraş’tan üç milletvekili vardı. Ancak Sayın Topçu Yazcıoğlu’nun arkadaşlarına dair en ufak bir ibare kullanmadı.
Yeri gelmişken o zamanki o olayı da anlatmak istiyorum. O zaman, Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş, Kıbrıs Meydanında bir konuşma yaptı. O konuşmasının kaseti hala bende duruyor. SHP, o zaman PKK’nın başında bulunan Zübeyr Aybar ile (Belçika’da yakalanan) iş birliği yapmıştı.
Başbuğ Kahramanmaraşlıya şöyle seslendi: “Kahraman şehrin, kahraman evlatları, kahraman bir memleketsiniz, PKK’lı hükümete SHP’ye oy vermeyin. Onlara oy verirseniz evlatlarınızın katillerine oy verirsiniz” dedi. O zaman 91 ittifakında biz yani Kahramanmaraş sola oy vermedik. Milletvekili çıkartamadılar. 6 Refah Partisi 1’de DYP vekil çıkardı. Verdiğimiz sözü tuttuk. Kıbrıs meydanında verilen o sözün arkasında durmadılar, Kahramanmaraş oy vermedi, kendileri Ankara’da oy verenlere razı oldu ve bende ayrıldım.
Orada sadece Yazcıoğlu yoktu, o zaman Kahramanmaraşlı üç vekilde vardı.
Yine söylüyorum, Kahramanmaraş BBP’nin üç ayağından birisiydi. Bunu rahmetli Yazcıoğlu’da kabul eder, Türkiye’de.
BBP‘den Partiden istifa etmem noktasındaki ısrarım ise şuydu, millete rağmen demokrasi, siyaset olmaz. Tamam halk çok sevdi ama sandığa yansıtmadı. Devam etmemde bir fayda yoktu. 16 yılda istediğimiz noktaya gelemedik” dedi.
SİYASETÇİ AĞZINDAN ÇIKANI BİLMELİ
Yılların verdiği siyasi tecrübesi ile “Siyasetçi ağzından çıkanı bilmeli” diyen Şendiller, AKP Grup Yönetimi tarafından seçim bölgelerinde söyledikleri açıklamalar nedeniyle Müşterek Disiplin Kurulu'na sevk edilen, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’a da gönderme yaparak, geçmişten de hatırlatmalar yaptı ve açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Kahramanmaraş enteresan bir şehir. Kendi hakkını koruyamayan bir memleket. Biraz geriye gidelim. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Mehmet Sağlam; “AKP çürük elmadır. Yarısı PKK, yarısı ilticadır” dedi. 22 Temmuz 2007 seçilerinde ise AKP’den milletvekili adayı oldu: “AKP dürüst partidir” dedi. Peki, AKP ne yaptı? Bakanımız dediler. Yapmadılar. Zaten yapmayacaklardı da. Başbakanın neden bakanımız dediğine gelince de; çünkü mevcut vekillerinin sokakta dolaşacak halleri yoktu, vatandaş tepkiliydi, parti kan kaybedecekti. Bu yüzden de Sayın Başbakan sadece günü kurtarmak için o cümleyi kullandı. Aynı zamanda Sayın Başbakanın o günlerde Genel Kurmayla da görüşmeleri vardı. Başbakan günü kurtarmak için o cümleyi kullandı, bizim vatandaşımızda inandı. Ben AKP’li arkadaşlara şunu da sordum, acaba Sayın Sağlam şimdi AKP’nin neresinde? PKK’lı olan tarafında mı, ilticacı olan tarafında mı?”
Alevi Çalıştayına davet edilmesiyle ilgili hakkında çıkan yazıların, haberlerin hepsini toparladığını ve 19 tane dava açtığını beyan eden Şendiller Kahramanmaraş milletvekillerinin de bu konuda Kahramanmaraş’a sahip çıkamadıklarını söyledi ve “Hepsinin hesabını soracağım. O tartışma çıktığında, CHP Milletvekili Durdu Özpolat, “davet edilmemeliydi, davet edilmesi gereken en son insan” diye beyanatlar verdi. Diğer 7 milletvekilleri de sahip çıkmadı. Çıkıp Kahramanmaraş’ın hakkını savunamadılar. Kahramanmaraş beraat etmiştir. Kahramanmaraş masumdur diyemediler. Bunların hepsinin hesabını soracağım” dedi.
Sözde "Ermeni soykırımı" iddialarını içeren önerinin, İsveç Parlamentosu'nda 130'a karşı 131 oyla kabul edilmesinin tamamen bir komplo olduğunu ve Ermeni meselesi ile ilgi Türkiye’ye Amerika’nın İran ve Irak’la ilgili dayatmalarının olacağını vurgulayarak: “Bu açıkça meydanda. Ben Ermeni meselesini, çok iyi araştıran biriyim ve konuyu çok iyi biliyorum. Sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili Obama, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü arıyor, diyor ki; “Bir an önce Ermenilerle imzalanan protokolü Meclise getirin.” Ve bizim Cumhurbaşkanımız diyemiyor ki; “Sayın Obama sen ne diyorsun, Ermenistan bizim anlaşma yaptığımız protokolü meclise getirmeyi bırakın, anayasa mahkemesinde iptal etmiştir. Bunu bizden neden istiyorsunuz.” Uluslar arası diplomaside bir ülke, bir ülkeye ne yaparsa karşılığını aynen vermek gibi bir hak vardır.
Diğer yandan Sayın Başbakandan da mantıklı bir açıklama duyamadım. Sadece kabadayılık yapıyor. Kıbrıs’tan dolayı bir darbe yedik. Şimdide buradan yiyeceğiz” dedi.
Demokratik açılımın AKP’nin oyunu yükseltmek için şirin görünme çabaları olduğunu söyleyen Şendiller: “Analar ağlamasın dedikleri göstermelik. Alevi çalıştayı, demokratik açılım, Romen açılımı falan hep hikaye, tek çabaları birilerine şirin görünmek.
Memleketin gerçek sorunlarına değinsinler” diye konuştu.
Bundan sonra sık sık Kahramanmaraş’a geleceğini söyleyen Ökkeş Şendiller, vatandaşın sorunlarıyla bire bir ilgileneceğim, Kahramanmaraşlı sahipsiz değil, Kahramanmaraş artık sorgulayan hakkını arayan, hak ettiği hizmeti alan bir şehir olacak ve basın mensupları ile de sık sık bir araya gelerek kamuoyunu bilgilendireceğini” söyleyerek sözlerini bitirdi. / ÖZGÜR HABER