Kahramanmaraş Muhtarlar Derneği Başkanı Paköz, insanlarımızın eski dönemlerden ders alarak, sağduyu içinde hareket ederek birkaç gün sonra yapılacak seçimi beklediklerini ifade ederek, "Yakmak, yıkmak, kargaşa çıkartmak, birlik ve beraberliğimizi bozmak, kardeşlik ruhumuzu zedeler." dedi.
Paköz, Siyasetçilerin, onur kırıcı, insanlık şerefine yakışmayan sözlerden kaçınılmasını, aslında siyasetin insanlarımızın yaşam tarzlarını yükseltecek, ülke genelinde eşit yapılacak hizmetlerin ön plana çıkartılmasını ve zenginlik kazandırmasını, amaç edinmeleri gerekmektedir."
Paköz açıklamalarına şöyle devam etti:
"Türkiye'min güzel insanları, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak Milletvekili Genel Seçiminin, hayırlara vesile olmasını YÜCE ALLAH'TAN dilerim. Bu seçimin birlik ve beraberlik içinde, insan onuruna, kardeşlik ruhuna yakışması arzusu içindeyim. Kargaşaya ve bölünmeye meydan vermeyecek şekilde tamamlanmasını temenni ederim.
Liderlerimizin sert konuşmalarına bakılmaksızın seçim mitinglerinin sükûnet içinde geçtiğini, insanlarımızın eski dönemlerden ders alarak, sağduyu içinde hareket ederek birkaç gün sonra yapılacak seçimi beklediklerini gözlemekteyim. Bize de, bu yakışır; yakmak, yıkmak, kargaşa çıkartmak, birlik ve beraberliğimizi bozmak, kardeşlik ruhumuzu zedeler.
İnsanların söylemleriyle, siyasetin yalan olduğunu, bu kurgu üzerinden hareket edilerek oy istendiğine şahit olmaktayız. Onur kırıcı, insanlık şerefine yakışmayan sözlerden kaçınılmasını, aslında siyasetin insanlarımızın yaşam tarzlarını yükseltecek, ülke genelinde eşit yapılacak hizmetlerin ön plana çıkartılmasını ve zenginlik kazandırmasını, amaç edinmeleri gerekmektedir. Başkalarının sadakasına muhtaç kalmadan, alın teriyle, kazandığı kazançla, insanlarımızın yaşamlarını sürdürebilecek, duruma getirilmeli, bu ortam hazırlanılmalı, böyle bir ortamın özlemi içindeyim.
Yoksa siyasetin karalama, insan onuruna yakışmayan küçük düşürücü sözlerden kaçınılmasını, hele hele, hiç yalan söylenmemeli, siyaset aldatma, dümen çevirme, olmamalı. Siyasetin dürüstlüğü benim için asıl olmalı, insanlar şerefi ile yaşamalı ve ölmeli, yaşam budur. Siyaset diye yalan konuşmak, ALLAH katında makbul görmez. Siyasetçi mert olmalı, özü ve sözü bir olmalı, oy uğruna yalan konuşmamalı, doğru konuşmak zenginliktir, onurdur, şereftir. 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak milletvekili seçimine esas yapılan mitinglerde halkımız sükûnet içinde liderlerini dinliyorlar. Polisimize yapılan, ölümle sonuçlanan olaydan sonra Hopa'da yapılan taşkınlıklardan başka da vahim olayların olmaması sevindirici olmakla beraber, sağduyularını muhafaza ederek insanlarımız seçim gününü beklemektedirler. 06/06/2011 tarihinde bir televizyon kanalında 3 genç, Türk Kürt kol kola girmiş adeta, siyasetçilere ders verecek şekilde: "Biz kardeşiz, aynı topraklarda yaşıyoruz, dedelerimiz Kurtuluş Savaşı'nda omuz omuza, birlik içinde, ülke topraklarını düşman işgalinden kurtarmadık mı? Beraber aynı kışlalarda askerlik yapmadık mı? Aynı sıralarda öğrencilik yapmadık mı" diyorlar. Birlik içinde olduklarını, bütün Türkiye'ye haykırıyorlar ve bölücülük yapanlara ve ülkeyi bölmeye kalkanlara mesaj veriyorlardı. Bundan büyük mutluluk duydum.
Göz yaşlarıma hakim olamadım. İşte benim ülkem bu olmalı diye kendi kendime haykırdım. Gençlerimiz bunu açık yüreklilikle söylüyorlarsa, ülkemizin huzur ve güven, kardeşlik duyguları içinde birlik ve beraberliğimizi daha sıkı olarak pekiştirelim. Milletvekili seçimi arifesinde olaylara meydan verecek söylemlerden kaçınalım, siyasetçi, yazılı basın ve görsel medyaya büyük vazifeler düşüyor; tansiyonu yükseltecek sözlerden uzak duralım, sağduyunun kazanmasını hep beraber Allah’tan(cc) dileyelim. Aydınlık günler hep bizim olsun. Bütün ülkeme sesleniyorum: Hangi partiye oy verirsen ver, birlik ve beraberlik şarkılarını tek yürek, tek vücut olarak söyleyelim, mutlu olalım.
Parti liderlerimiz göz bebeğimiz. Diyarbakır'da yaptıkları seçim mitinglerinin olaysız geçmesi ayriyeten sevindirici olmuştur. Seçime kadar yapacakları mitinglerin de olaysız geçmesi en büyük temennimdir. Bu birlikteliğimize teminat olsun. İç ve dış "mihrak"lara aldanmayalım ve dikkat edelim, en derin saygılarımla."
(Bekir Doğan)