CHP’ye “taklitçi”, MHP’ye ise “Milletsiz Milliyetçi” yakıştırmasında bulunan Bakan Çelik, kamuoyunda çok konuşulacağa benzeyen bir açıklamaya imza attı.
12 Şubat Kurtuluş Bayramı etkinlikleri sonrasında Ak Parti Kahramanmaraş İl Binasında partililerle bir araya gelen Devlet Bakanı Faruk Çelik’in gündeminde, ilk olarak Afşin’deki göçük olayı vardı. Meydana gelen göçükte hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Bakan Çelik, yakınlarına ise başsağlığı diledi. Daha sonra Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlerle ilgili partililere seslenen Bakan Çelik, “Bu seçimler, bilesiniz ki son derece önemli seçimler. Neden, Türkiye’de gelişim, değişim, kalkınmaya devam mı, tamam mı seçimidir. Biz gelişme, kalkınma ve demokratikleşme konusunda ne gibi adımlar attığımızı eminim ki çok iyi takip ediyorsunuz. Bunların devam mı, tamama ermesini, yoksa nokta koyalım mı anlayışı çerçevesinde gerçekleşecek olan seçimlerdir. İnanıyorum ki bu anlamda seçimleri en iyi, en sağlıklı geçmişte değerlendirdiğimiz gibi, 12 Haziran’da en iyi şekilde Kahramanmaraş olarak değerlendireceksiniz” dedi.
Sekiz yılda çok şeyler yaptık!
Bakan Çelik, “Çok şeyler yaptık deyince, yapılanları anlatmak için huzurlarınızda değilim. Ama bakınız ne yaptık. Ak Parti, hayal kuran değil, kurulan hayalleri gerçekleştiren bir siyasi partidir. Birçoğunun hayalleri vardı Türkiye’de, onları gerçekleştiren bir siyasi hareketiz biz. Yerel de ve genel de birçok projelere imza attık. Şimdi bakınız, ben Kahramanmaraş’a dokuz yıl sonra geldim, dokuz yılda Kahramanmaraş’ın kat ettiği merhale ve mesafe çok net bir şekilde benim tarafımdan da görüldü. Yerel de genelde yapılanları çok net bir şekilde görüyoruz. Kurulan hayallerimiz çok şükür ki iktidar sayesinde gerçekleşti” dedi.
Yerel kriz hükümetleri götürürdü
Türkiye’de hükümetlerin yerelde çıkan krizler sonucu devrildiğini ifade eden Bakan Çelik, 2001 yılını örnek gösterdi. Bakan Çelik, “Daha geri gidin, 94 krizi ne yuvalar söndü, ne insanlar intihar etti. Bir gecede insanlar, nereden ekonomik anlamdan nerelere düştüler, ne perişanlıklar yaşandı. Yerel kriz hükümetleri götürürken, bugün Türkiye’de küresel krizi bertaraf eden bir hükümet var. Küresel krize kafa tutan bir hükümet ama yerel krize mağlup olan bir hükümet. Mukayeselerin doğru olması gerekiyor, yerli yerinde yapılması gerekiyor. IMF’ye eyvallah etmeyen bir hükümet anlayışına geldi Türkiye” dedi.
Çıkarın 15 kanun alın 30 milyar dolar!
Kendisinin 1999 yılında milletvekili olduğunu hatırlatan Bakan Çelik, “Hiç unutmuyorum, 2000 yılında 15 kanuna 30 milyar dolar, çıkarın 15 kanunu alın 30 milyar doları talimatlarıyla koskoca meclis yatıp kalkarken, bu milletin onuruna, asaletine tavırlar sergilenirken bugün çok şükür eyvallahı, o tür baskılara, o tür şantajlara hiç kulak asmayan, hiç tarafa kulağı açık olmayan bir hükümetin olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Kendisine has bir demokrasisi vardı Türkiye’nin, artık kendisine has bir demokrasi anlayışından çıktı, evrensel bir demokrasi anlayışına sahip bir Türkiye var” dedi.
Muhalefetin ufkunu değiştiremedik!
Ak Parti iktidarının sekiz yılda çok şey başardığını savunan Bakan Çelik, daha sonra muhalefeti hedef alan açıklamalarda bulundu. Sekiz yıllık bu başarılarının arasında yalnızca bir şeyi başaramadıklarını vurgulayan Bakan Çelik, ”Muhalefetin ufkunu değiştirme konusunda başarılı olamadık” dedi. Muhalefetin ufkunu değiştiremediğini belirten Bakan Çelik, “Kredi derecelendirme kuruluşlarının kredi notunu yükseltmesi zor bir hadisedir. Bunu biz başardık! Ama muhalefetin pozitife kaymasını, muhalefetin pozitif bir muhalefete dönüşmesini bir türlü başaramadık. Böyle bir eksiğimiz var, bunu da Kahramanmaraşlı kardeşlerimle paylaşmayı uygun buluyorum” dedi.
İcraatları sadece söz vermek!
Muhalefet partilerin yaklaşan seçimlerde bol miktarda vaatler sunacağını söyleyen Bakan Çelik, “Şimdi seçime gidiyoruz. Seçimlerde tam atmosfere girmemize rağmen, neler yaşandığını görüyorsunuz. Bol miktarda vaatler olacak, bol şeyler vaat edilecek, icraat nedir diye söylediğiniz zaman söz vermek!” dedi. Muhalefetin icraatlarının yalnızca söz vermek olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, “Şimdiden başladılar, şimdiden yine önünüze birçok fırsatlar olacağını vaat etmeye çalışacaklar. Ama şunu milletimiz, Kahramanmaraşlılar da biliyor, biz de biliyoruz ki söyleminde istikrar olmayanların, eylemde istikrar gerçekleştirmeleri mümkün değildir. Söyleminde istikrar var mı? Yok! Hatta kendi bünyelerindeki kadrolarında istikrarı sağlayamayanlar, isim olarak ta sağlayamayanlar, istikrar sağladık dedikleri zaman fikir olarak ta kendi aralarında istikrarı sağlayamayanların, Türkiye’deki istikrar ortamının devamını sağlamaları mümkün değildir” dedi.
İyi ki Süheyl Batum’u siyaset sahnesine çekti!
Kahramanmaraş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür gönderen Bakan Çelik, bu teşekkürün nedenini ise şöyle anlattı, “Sayın Kılıçdaroğlu’na Kahramanmaraş’tan bu vesileyle bir teşekkürü borç biliyorum. Neden biliyor musunuz? İyi ki Sayın Süheyl Batum gibi değerli hocaları, üniversite de bırakmadı da siyaset sahnesine çekti! Bu önemli bir şey. Çünkü bu kadar antidemokratik, bu kadar demokrasi ile sorunu olan bir zihniyetin üniversitede kalması, nesillerimiz açısından sorun teşkil ederdi. Ama onların siyasette olması Kahramanmaraş’ın, Ankara’nın ve Bursa’nın caddelerinde olması önemlidir. Çünkü millet, bu şekilsizlikleri şekilli hale getirir. Onları şekillendirir, onlara gerekli dersi mutlaka verecektir” dedi.
CHP’ye “taklitçi” yakıştırması!
İsim vermeden CHP’ye göndermelerde bulunan Bakan Çelik, CHP’nin 2011’de yapılacak olan genel seçimlerinde izlediği politikanın taklitten ibaret olduğunu ifade etti. Bakan Çelik, “Karşımızda 3 tane siyasi hareket var. Birinci siyasi hareket taklit. Bir önceki genel başkanları, nasıl bir siyaset çizgisi izliyordu biliyorsunuz. Ağırlıklı Ankara merkezli bir siyaset. Baktılar ki Ak Parti 4 seçim, 2 referandum ha bire başarıyı elde ediyor. O halde bunun sırrı nedir, araştırdılar sayın genel başkanımızın dünya ve ülke içindeki çalışmalarını keşfettiler! Yani bunu tespit ettiler. O halde ne yapalım dediler, biz de canla, başla çalışalım dediler. Bu çok sevindirici bir gelişmedir. Şimdi gezmeye başladılar, partiden, evden dışarı çıktılar. Bu iyi ama öyle bir taklit var ki işin içinde, davranışlarında onlara şunu söylüyoruz; Bu millet, geçmişin gerçeği varken taklidine hiçbir zaman itibar etmez! Siz yine kendi plan, projenize dönünüz! Yoksa Tayyip Erdoğan’ın aslı orada dururken, millet onu taklit eden birisini niye tercih etsin?” dedi.
Milletsiz milliyetçilik olmaz!
İkinci bir siyasi hareketin, “milletsiz bir milliyetçilik” anlayışı olduğunu savunarak bu kez MHP’yi hedef gösteren Bakan Çelik, “Milliyetçilik güzel bir kavram. Ama arkasında millet olacak! Milletin olması için ne yapacaksınız, doğru kavramlar, doğru adımlar atacaksınız. ‘Anayasa ihtilal anayasası, değiştirelim mi? Değiştirmeyelim!’ Millette diyor ki değiştirelim. E millet nerede, millet yok! Adın ne milliyetçilik! Milletsiz milliyetçilik olmaz. Milletini arkasına alan bir milliyetçilik olacak. Onun için ikinci karşımızda bulunan bir siyasi hareketinde, dünyası ve millete bakış açısı bu!” dedi. (Yavuz Dilbaz)