Makamlar gelip geçicidir

Kahramanmaraş’ta günlük olarak yayımlanan manşet gazetesinin tecrübeli Yazı İşleri Müdürü Mesut Tuğrul kent siyasetinin duayen isimlerinden Ali Sezal ile yaptığı röportajı nedeniyle gündem oluşturdu. Bu gün manşet gazetesinde yayımlanan röportajında Ali S
 
 
 
Siyasetin duayen ismi Ak Parti Kahramanmaraş eski Milletvekili Ali Sezal son günlerde Türkiye gündemini meşgul eden Kürt Açılımını değerlendirdi. Sezal, ayrıca 8 yıl Belediye Başkanı iken yardımcılığını yapan ve şuan Milletvekili olan Veysi Kaynak’la ilgili ilk kez konuştu; “Makamlar gelip geçicidir, meydanlarda Sultan Ahmetler, Selimiyeler kalır”

 

Yaklaşık 40 yıldır siyasetin içinde bulunan ve Kahramanmaraş siyasetinin son 20 yılına damgasını vuran eski belediye başkanı ve eski milletvekili Ali Sezal içini Manşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mesut Tuğrul’a döktü. Türkiye ve Kahramanmaraş gündemi ile ilgili çarpıcı itiraflarda bulunan Sezal herkesin kendine gelmesini ve hükümetin başlattığı açılıma destek vermelerini istedi. Ak Partinin bu sürecin altından kalkamazsa MHP ve CHP’nin hiç kalkamayacağını belirten Sezal; “Türkiye Cumhuriyeti İktidarıyla, Muhalefetiyle aklını başına almak mecburiyetindedir.” Dedi.

 

Oğlunun Ak Parti İl Yönetim Kurulu olmasını kendi istemediğini teklifin Parti tarafından geldiğine de vurgu yapan Sezal son günlerde muhalif tabanın kulis harekatı ile ilgili ise “büyütecek bir şey yok. Kendi aralarında bir yemek yemişler. Sadece ondan ibarettir.” Dedi

Sezal, röportajında ince mesajlarda gönderdi. İşte Sezal’ın ders çıkartacak röportajı;

 

Herkes aklını başına alsın

 

Ak Parti Kahramanmaraş eski Milletvekili Ali Sezal “Ak Partinin, CHP’nin ve MHP’nin oturup düşünmeleri gerekir. Bugün ben gideceğim, sen geleceksin bu problem seninde problemin. Bu sorun sadece hükümetin değil, bunu hep beraber çözmeleri lazım, bu kavgada Türkiye zarar görür.” Dedi.

 

Pınarbaşı Destan Dinlenme tesislerinde Kahramanmaraş Manşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mesut Tuğrul’a içinden geçeni anlatan siyasetin duayen ismi Ali Sezal ‘Kürt Açılımı’ kelimesinin yanlış olduğunu savundu. Kürt Açılımı kelimesinin nereden çıktığına anlam veremediğini ifade eden Sezal, bu topraklarda yıllardır hep birlikte yaşadıklarına dikkat çekerek yarın öbür gün Çeçen açılımı, ertesi gün Abaza açılımı gibi sorunlarla karşılaşılabileceğinin altını çizdi.

 

Asıl açılımı ABD Obama ile yaptı

 

Asıl açılımı ABD’nin yaptığını hatırlatan Sezal “Bir zenciyi getirdi, bugün devlet başkanı yaptı. Amerikalı dediğiniz zaman sokaklarda Amerikalı göremezsiniz. Çünkü oranın asıl sahipleri kızıl derililer. Şuan Amerika da yaşayan insanlar Portekizli, İngiliz, İspanyol ve Fransızlardan oluşuyor. Büyük bir devlet olmuşlar.

Türkiye de Kürt’te var, Türk’te var, Abaza’da var, Çingene’de var, ama Kıbrıs harekatında Mardin Midyat’ta askerdim; orada yüzde 90’ını Kürt kökenli özellikle yaşlı vatandaşlar askerlik şubesinin önüne gelerek ‘bizi askere gönderin’ diyorlardı.

Önemli olan devlet olabilmek, bu kavga içerisinde aklı başında bir devlet çıkmaz. 10 binlerce şehidimiz var, karşı taraftan da ölenler var, bize bu durumun maliyeti 300-400 Milyar Dolar. dış borcumuzla hemen hemen aynı rakama tekamül ediyor. Demek ki; PKK sorunu olmasaydı, Türkiye kendini idare eden nadir ülkelerden biri olacaktı.” Dedi

 

Devlerin restleşmeleri hoş değil

 

Muhaliflerin açılıma gösterdikleri sert tepkinin hoş olmadığını savunan Sezal “Söylemler çok yanlış, siyasi devlerin birbirlerine karşı bu şekilde tavır almaları hiç hoş değil. Beşir Atalay yakinen tanıdığım birisi gitmiş diyor ki; ‘ön açılım için bir diyalog kuracağım’ diğer taraf ise ‘genel başkanınız gelsin’ diyor. Peki, şu şekilde de söylese; ‘gelin önerilerinizi söyleyin, bizde sizi genel başkan yardımcısıyla gurup başkanıyla karşılayacağız. Sayın Başbakanla biz bir araya geliriz meseleyi çözeriz’ deseler iş tatlıya bağlanacak ama mesele kavga çıkarmak olunca ‘kendisi görüşmüyor da bakanını gönderiyor’ diye tartışmayı alevlendiriyor.

Bu sorunu iktidarla Ana muhalefet mecliste bir araya gelip neden güzelce tartışmıyorlar Türkiye’ye yazık oluyor. Diyorlar ki; neden ‘Başbakan dün açıkladı da bugün açıklamadı’, günü gelir açıklar bu gibi şeylerin üzerine gidilirse Türkiye ileriye gitmez.

 

Kimse saf ırktan bahsetmesin

 

Kimi kimden ayıracaksın Türkiye de saf ırk kim? Burası Anadolu, bütün kavimlerin Moğolların, Haçlı ordularının gelip geçtiği yer. Burada saf ırktan bahsedilemez toplum kültüründen bahsedilir. Türkler buraya gelmiş yerleşmiş ağırlık unsurdur Kürtlerde bizim kadar hak sahibidir.

 

Bu sorun çözülmek zorundadır

 

Bu sorunu çözmek zorundayız, ama sorunu çözerken de bunların her dediğini yapalım, her istedikleri yerine gelsin, Apo serbest kalsın gibi değil. Suçlu cezasını bulsun ama bu işe de bir çözüm bulunsun. Ben Güney Doğu Anadolu’yu bilen bir vekildim birçok ilin yapılanmasını da ben yaptım vatandaş kavga istemiyor ama böyle böyle oradaki vatandaşlar takım tutar gibi PKK’yı tutuyor. Artık bir PKK’lı öldüğü zaman oradaki insanlar üzülür hale geldi. PKK’lı dış kaynaklıysa ve ülkeyi bölmeye çalışıyorsa onu hep birlikte yok etmemiz gerekir.

Bu unsurlar tarihi unsurlar değil Türk unsuru da, Kürt unsuru da asli unsurdur sen Türk’ü Kürt’ü ayıramazsın, baktığımız zaman hep birlikte büyümüşler.

Devlet Bahçeli’nin, Deniz Baykal’ın bu hareketiyle bu problem çözülmez, çözülmeyen problemde Türkiye’ye yıkımlar getirir. Herkesin aklını başına alması gerekir. Madem böyle bir açılım var bu açılıma destek vermek lazım.”

 

Oğlumu yönetim istedi verdim

 

Türkiye gündeminden sonra Kahramanmaraş gündemi ile ilgili de konuşan Sezal oğlunun Ak Parti İl Yönetimine girmesi için teklifin yeni il başkanından geldiğini söyledi.

Siyasette her zaman dik duruşuyla tanınan Sezal oğlu Cihat Sezal’ın Ak Parti İl Yönetimine girme sürecini şöyle anlattı; “Sayın İl Başkanı bana telefon açtı, ‘iki oğlundan bir tanesini yönetime almak istiyorum’ dedi. Ben partiye emeği geçmiş bir insanım, siyasi partiler kanununa göre kurucu 51 milletvekilinden bir tanesiyim. ‘yok’ desem tavır olacak, basın mensupları ‘sen milletvekilliği yaptın, Belediye Başkanlığı yaptın, yönetime bir oğlunu bile çok gördün’ diyecekti. Bende oğullarıma sordum; birisi ‘benim işlerim yoğun’ dedi. Diğeri de ‘ailemizin ismi yaşasın girelim’ dedi. Başka bir özelliği yok.” Dedi

 

Bağevindeki yemeğe bende gidebilirdim

 

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran ve bazı basın yayın organlarında çıkan yönetim dışında kalan insanların bağevinde buluşması ve kulis iddialarını araştırdığını da belirten Sezal “Bağevine bazı arkadaşlar gitmiş, gazetede duyunca sordum; ‘bağevine yemeğe çağırdılar gittik, bir şey yok’ dediler. Peki, bir şey var mı, konuşma oldu mu diye sordum; ‘öyle bir şey olmadı’ dediler, hatta ‘böyle olacağını bilseydik, gitmezdik’ dediler. Sadece yönetimin dışında kalan arkadaşlar yemek yemişler, siyasi olmayan bir şey, beni de çağırsalar bende giderim.”

 

 

Kaynak’ı ben yetiştirdim

 

26 Mart 1989 yılında girdiği Refah Partisinden belediye başkanı seçilen ve o dönemlerde Türkiye’de Refah Partili 5 İl Belediyesinden biri olan Sezal, 10 görev yaptığı Belediye Başkanlığında hiçbir zaman yanından ayırmadığı Veysi Kaynak’la ilgili ilk kez konuştu.

Gazeteci Tuğrul’un sorularını samimiyetle cevaplayan Sezal, bir zamanlar il başkanı olmasında ve milletvekili olmasında büyük pay sahibi olduğu Veysi Kaynak’la aralarında geçen husumeti değerlendirdi.

Konuşmalarında Kaynak’ı eskisi kadar sevmediğini ve Kaynak’la konuşmadığını açık seçik anlatmasa da, yüz ifadesi ve tavırlarıyla bunu hissettiren Sezal “Veysi Bey’le aramızda bir husumet yok. Gelişmesinde yeşermesinde benim bir emeğim vardır. Kahramanmaraş halkı olarak başarılı olursa alkışlarız, yoksa bir abisi olarak kızarım. Benim kızmaya sevmeye hakkım vardır, fakat kendisi ‘yok’ derse yoktur.

Konuşmuyoruz diye bir şey yok. Gerektiği zaman konuşuruz ama eskisi kadar sık aramıyorum, o da beni aramıyor.

 

Önemli olan hoş bir seda bırakabilmek

 

Benim bir Kahramanmaraş Milletvekiline tavrım olmaz, benim amacım Kahramanmaraş’a bir hizmetin diyalog halinde gelmesidir. Milletvekili kardeşlerim, İl Başkanı, İlçe Başkanı, Belediye Başkanı bir konuda doğruları anlaşsınlar, yanlışlıkla mücadeleyi de adalet çerçevesinde versinler. Öyle olmazsa ‘yanlış yapıyorsun’ derim.”

Sezal, Kaynak’la ilgili en çarpıcı ve açık itirafını üstü kapalı olarak söyledi; “50 yaşında 5 tane adamı çağır. ‘Kahramanmaraş’ın siyasetinde 10 tane adam say’ diye sorun. Siyasette 300 tane adam gelmiş gitmiştir ama 3 isim sayarlar. Mühim olan kubbede hoş bir seda bırakabilmek. Benim10 sene belediye başkanlığı, 10 sene de milletvekilliği hayatım bitti. Biter ama hoş bir seda kalmışsa, Sultan Ahmet Cami kalmışsa, Ayasofya kalmışsa, bilmem ne hanı kalmışsa kalmıştır, sabun köpüğü gibi gitmişse yazık olmuştur.”

(Kaynak: Manşet Gazetesi)

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Politika Haberleri