Bugün Gazetesi Yazarlarından Serdar Erdoğan Yılmaz, sık sık köşesinde ilimizin temel sorunlarına yönelik değerlendirmeler yaparak önerilerde bulunur.
Geçtiğimiz aylarda Adliye Binasındaki eksiklikleri defalarca yazdı, özellikle otopark sorununu dile getirdi. Ancak dinleyen olmadı. O da sitem dolu bir yazı kaleme aldı. Okuyucular ise bu haklı eleştiriler dikkate alınmaz ise zamanla kentimiz ölü bir denize döner uyarısında bulundular.
Yazarımız dünkü yazısında ise ilimizdeki okul ihtiyacını dile getirdi ve siyasetin kaynayan kazanı yanında, eğitimin olmazsa olmazı olan okul yapımı konusunun unutulmaması gerektiğini belirterek şunları yazdı;” Devamlı olarak aday adayları konuşuluyor…11 Nisan’a kadar da konuşulacak.Adayların çoğu şehrin sorunlarını bilmiyor.Kulaktan duyma laflarla idare etmeye çalışıyorlar.Eğitim, ulaşım, sağlık v.s.Bunları sıralayıp duruyorlar.Bazıları bunları da söyleyemiyor.Detaya girilirse iyice bocalıyorlar.Asıl sorunları, 11 Nisan piyangosundan çıkabilmek.Adaylık kargaşası başlamadan okulları yazıp çiziyorduk.Şehrimizin acil durumda olan okullarını…Çakmakçı Sait İlk Öğretim Okulu…Gayberli ‘ye yapılacak İlk Öğretim Okulu…Bilmeyenlere hatırlatmakta fayda görüyorum…Çakmakçı Sait İ.Ö.O. konteynerleriyle meşhur oldu.Geçici olarak düşünülen konteyner okul üçüncü yılını doldurdu.Ben yolunu göstererek yazdım.“2011-2012 eğitim yılında bu çocukları kurtaralım” dedim.Nasıl olacağını detaylarıyla anlattım.Mart başında inşaata başlanırsa yeni eğitim öğretim yılına yetişeceğini defalarca belirttim.Gayberli’de yapılacak okul için de aynı şeyleri söyledim.Buraya kadarını mühendis olarak izah ettim.Özel İdare Kanalıyla ve olağan dışı gündem ile bu okullara para aktarılabileceğini de yazdım.Gelelim işin hukuki boyutuna…Her iki okulda da hukuki sorun var…Müteahhitlerle mahkemeler devam ediyor.Bu durumların nasıl aşılacağını da yazdım, anlattım.Hukukçu kimliğim ve bürokrasi tecrübemle yol gösterdim.Maalesef en ufak bir hamle yapılmadı.Sadece Milli Eğitim Müdürü Sayın Tahsin NAS ile bu konuları yüz yüze detaylı konuşma fırsatı bulduk.Sonuç bekledik, hareket bekledik, en ufak bir bilgi gelmedi.Artık çok geç…Okullara başlama fırsatını kaçırdık.Yazık oldu Gayberli ve Aslanbey Mahallesinin çocuklarına.Bir kış daha sürünecekler.Çocuklarımızdan ben özür diliyorum.Kusura bakmasınlar, sorunlarını tam anlatamadım galiba…Üç dört defa detaylarıyla yazdım ama olmadı…Hukukçuluğumuz da mühendisliğimiz de para etmedi.AKSU TV ‘de de konuştuk, anlattık…Dünya duydu ama Maraş’a duyuramadık.Suçlu benim sevgili çocuklar.Bir türlü sıkıntınızı anlatıp duyuramadım.Sorunlarınız aday adaylığı tusunamisi arasında kayboldu.Başbakanımız da geldi gitti ama…Bir türlü sesinizi duyuramadık.Ancak 2012-2013 eğitim döneminde kurtulacaksınız.O da şüpheli…”
Aslında Serdar Erdoğan Yılmaz yazıların eleştirilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor, sitem de ediyor. Eğer bu ve benzer haklı eleştiriler basında dikkate alınmaz ise bir süre sonra yazanlar yazmaz, konuşanlar konuşmaz. Kentimizde ölü fikir denize döner. Yetkililer, ilgililer lütfen haklı eleştirilere kulak tıkamayın