MHP Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Ejder Oruç: “Bu şehir 13 milletvekili ile bir bakanlık hak edemeyen bir şehir. Bu şehrin bakanı Başbakandı ya, o zaman ben buradan söylüyorum, bizim bakanımız şehrimize hep uzaktan baktı. Sadece baktı…”
Durmak bilmeden seçim çalışmalarını sürdüren MHP Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Ejder Oruç, Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi sakinleriyle buluştu.
MHP İl Başkanı Bastırmacı, Yönetim Kurulu Üyeleri Kamil Şekkeli, Mehmet Tekbıyık ve çok sayıda mahalle sakinlerinin katılımıyla gerçekleşen açık hava mitinginde Ejder Oruç, Ülkenin ve şehrimizin içinde bulunduğu durumu değerlendirip çözüm önerilerinde bulundu.
İlk olarak söz alan MHP İl Başkanı Mustafa Bastırmacı, partisinin seçim beyannamesini anlattı.
Özellikle Hilal Kart ve memur, işçi kesiminin sırtına binen ekonomik zorlukların aşılması konusunda seçim beyannamesinde yer alan maddeleri anlatan Bastırmacı: “Ülkemiz büyük bir bölünmenin eşiğindedir. Habur rezaleti bu milletin hafızasından silinmeyecektir. İmralı canisinin dolaylı yollarla da olsa ülke yönetimine taraf olması, Güneydoğu üzerinde oynanan oyunlar değişik açılımlarla 36 farklı etnik gruba ayrılmak isteyen ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, bu milletin dikkatinden kaçmamaktadır. Milletimiz 12 Haziran günü sandıkta AKP iktidarına dersini verecektir. MHP İktidarının ayak sesleri, işte buradaki kalabalıktan, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı mitinglerdeki kalabalıklardan bellidir” dedi.
Bastırmacı’nın ardından söz alan Ejder Oruç, kısa bir özgeçmişten sonra, 9 yıllık AKP iktidarında şehrin tamamen ihmal edildiğini, hiçbir yeni yatırımın olmadığına dikkat çekti.
Oruç: “Mevcut Yenişehir Devlet Hastanesinin yerine şehrin 25 km. uzağında yeni bir devlet hastanesi inşa ediliyor. Mevcuttaki devlet hastanesinin kapasite bakımından bire bir aynısı olan yeni hastanenin yapılmasının izahı yoktur. Şu kısma özellikle dikkat çekmek istiyorum, mevcutta bulunan Yenişehir Devlet Hastanesi kapatılıp yerine Karacasu’da yapılan Devlet Hastanesi faaliyete geçecek. Buradan şehrimize hiçbir kazanç sağlanmayacağı gibi aradaki mesafede göz önüne alınırsa, hasta vatandaşların, dolmuş, otobüs ve ulaşım çilesi artacak acil vakalarda büyük zaman kaybına hatta belki de hayatların kaybına sebep olacaktır. Bu olay göz boyamaktan başka bir şey değildir” dedi.
Kahramanmaraş-Göksun yoluna da değine Oruç: “Yıllardan beri bitirilemeyen yol, şehre Göksun tarafından girişi çekilmez bir çile haline getirmiş, seçim çalışmaları nedeniyle yeni yeni yol yapım çalışmaları hızlandırılmıştır. Bu da AKP’nin aldatmalarından biridir.
Yine Havaalanıyla, Bilkur, Dokuboy Arsan Tekstil firmalarının bulunduğu istikametteki Karacasu yolu, delik deşikken, şimdilerde hızlandırılmış yol yama çalışmaları yapılmaktadır. Bir tarafta şehrin esnafı, ölüm orucuna giderken, öbür tarafta vergi affından faydalanmaya çalışarak yeni borçlar altına giren şehrim esnafı ihmal edilmeye devam etmektedir. Başbakan ülkedeki milli gelirin arttığını söylerken IMF’ye olan Türkiye’nin borcunun azaldığını söylerken vatandaşların bankalara olan kredi borçlarını, ödenemeyen borçlardan dolayı yıkılan yuvaları, Türkiye’nin iç ve dış borçlar toplamının kaç kat arttığını söylemiyor. Halkımızın duygusallığından faydalanıp, manevi ve kültürel şiirler okuyarak halkı avutmaya ve kandırmaya devam ediyor. Bu şehir 13 milletvekili ile bir bakanlık hak edemeyen bir şehir. Bu şehrin bakanı Başbakandı ya, o zaman ben buradan söylüyorum, bizim bakanımız şehrimize hep uzaktan baktı. Sadece baktı…
2009 yerel seçimlerinde vatandaşlarımız oylarını başbakan için verdiklerini söylediler. Peki, soruyorum, bu şehri başbakan mı yönetti? Başbakan için verilen oyların bu şehre ne faydası oldu? Yapılan haksızlıklara ve şehrimizin ezilmesine rağmen başbakana oy vermeye devam mı edeceğiz?
Türkiye’nin nüfus bakımından 16. büyük şehri olan Kahramanmaraş eğitimde 71. sırada olmayı hak ediyor mu? Bu mu bizim bakanımızın başbakan olması? % 85’i tekstil olan sanayimizin markalaşamaması, katma değeri yüksek mallar yapamaması ve insanların yıllarca hep aynı asgari ücretle çalışmaya devam edip, geleceğe korkarak bakması, başbakanın şehrimiz için hiç çalışmadığının bir göstergesi değil mi?
NAHIRÖNÜ’NÜ DE BİLİRİZ, GAYBERLİ’Yİ DE!
Üniversitenin sanayi ile entegre olamaması, internet cafeler dışında şehrin bilişim alt yapısının olmaması, okullarımızda 50-60 öğrencinin bir sınıfta eğitim alması, şehrin turizminin asla gelişmemesi, doğal kaynaklarımızın kullanılmaması, bu iktidarın suçu.
Bu günlere kadar verilemeyen dersler AKP’yi o kadar cesaretlendiriyor ki; AKP’ye oy verenler dahil şehrin %60-70’i AKP’nin 3,4 ve 5. sıra milletvekillerinin isimlerini bile bilmiyor. Tezgah öyle güzel kurulmuş ki; adaylar arasında en çok tanınan isim olan sayın Sıtkı Güvenç ilk beş adayın altına merdiven gibi konulmuş, Güvenç sayesinde bu şehrin tozunu yutmamış, Nahırönünü, Gayberlisini, sulu tarlayı, Yahudi mahallesini, uyuz pınarı, Kara Maraş’ı ve şehrin değerlerine ait daha bir çok semtini dahi bilmeyen, vatandaşlarla hem hal olmamış 3 adayını allayıp pullayıp, önümüze koyuyor. Kahramanmaraş mitinginde dahi, bir kere olsun Sıtkı Bey’in adını anmamasına rağmen Sevde Bayazıt Kaçar’ın Babası hemşehrimiz Erdem Bayazıt’a ait şiir okuyarak, gizli destek veriyor. Ve bütün bunları miting alanındaki vatandaşlarımızın gözünün içine baka baka yapıyor. Artık duygularımızın sömürülmesine son vermemiz gerekmiyor mu? Bizi unutanları unutup, en ağır cezayı sandıkta vermemiz gerekmiyor mu? Bakın MHP’nin aday listesine hepimiz Maraş’ın öz çocuğuyuz. Gayberliyi’de biliriz, Nahırönünü’de. Karacaoğlan’daki hayat zorluğunu da biliriz, derenin içerisine yapılan sıvasız evleri de.
Ben Mağralı Mahallesinde doğup büyüdüm. Tozu hala ciğerlerimdedir. Bu şehrin insanını ben bilirim, bu şehrin insanı da beni bilir.
Kahramanmaraş’ın sorunlarını bilmek için bir danışmana ihtiyacım yok. MHP İktidarıyla TBMM’ye gittiğim zaman sorunların hepsini çözmek, şehrimin insanına sahip çıkmak, vekaletlerine layık olmak benim işim. Bu şehir asla sahipsiz değil. Bu da böyle biline.” Diye konuşu.