Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MHP'deki kaset iddialarıyla ilgili olarak, "Kasetler konusunda konuşmamaya neredeyse yemin ettik. Bu, MHP'nin iç meselesidir, bir şekilde ifşa edilmesiyle de Türkiye'de yaşanan bir kötü durumdur. Onun dışında bir şey söylemek istemiyorum" dedi.
Bir kanalda canlı yayına katılan Arınç, "Bizim 12 Haziran'dan sonra yapmamız gereken şey, artık darbe anayasalarından tamamen kurtulmak, yeni bir anayasa yapmak. Daha öz ve kısa, ideolojisiz, demokratik bir anayasa yapmak. Biz buna yeni anayasa diyoruz. Bunun çalışmalarını sadece AK Parti değil, eğer arzu ediyorlarsa bütün partiler de yapacaklardır. Bunun için acelemiz yok, oturacağız, konuşacağız, tartışacağız. Toplumun büyük ölçüde mutabakatını alabilecek bir temel belgeyi hazırlamaya çalışacağız. Yeni anayasa diyebileceğimiz konu, 12 Haziran'dan sonraki Türkiye'de herkesin 'benim anayasam' diyebileceği bir anayasaya kavuşmaktır ve insan odaklı, daha demokrat, daha özgür bir toplumu meydana getirebilmektir" diye konuştu.
Her partinin kendi varlığını ispatlamak için çevre illeri de miting meydanlarına topladığına dikkat çeken Arınç, "Biz AK Parti'nin mitinglerini çok kalabalık ve başarılı buluyoruz. Türkiye'nin partisi çünkü AK Parti. Bugün CHP de, MHP de Hakkari'de miting yapmayı aklının ucundan bile geçirmiyor, ama sayın Başbakanımız büyük bir cesaretle, kararlılıkla 'biz Türkiye'nin her yerinde varız, örgüt ne yaparsa yapsın, sokaklar ne durumda olursa olsun, biz onlara meydan okuruz çünkü biz Türkiye'de huzurdan, güvenlikten de sorumlu bir hükümetiz' düşüncesiyle gidiyor. Her miting mutlaka çok heyecanlı oldu. Muhalefet de toplayabildiği kadarıyla mitinglerini yapıyor ama alacağı oy oranları üç aşağı beş yukarı belli" şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun vaatlerinin hayali olduğunu iddia eden Arınç, şunları söyledi:
"Bunları yapmaları mümkün değil, konuşmaları bile mümkün değil. AK Parti 2023 vizyonu, Türkiye için çok büyük hedefler koyuyor. Bu hedefleri koyarken, Kanalİstanbul'u anlatırken, Türkiye'nin her ili için hemen üst düzey projeler açıklarken, hiç kimse 'bunlar bunu yapamazlar' demiyor. Çünkü geçmişte yaptıklarımız var, halen yapacaklarımız var ve ilerisi için düşündüklerimiz var. AK Parti iktidarının referansları çok kuvvetli. İşte 600 yataklı devlet hastanesini gösterdiğimiz zaman 'bunlar bunu yaptılar' diyorlar. Otoyolları, bölünmüş yolları gösterdiğimiz zaman, hava yoluyla seyahat eden 30-40 milyon insanı gösterdiğimiz zaman, büyümede yüzde 9 ile dünyada ilk 5 ülke arasına girmiş Türkiye'yi gösterdiğimiz zaman 'bunlar bunu başardılar, demek ki daha büyüklerini de başarabilirler' diye bir kanaat var.
CHP'de Kılıçdaroğlu için söylenebilecek tek şey; SSK Genel Müdürlüğü dönemindeki zarar ve ziyanlar ve atamalardaki taraflı davranışlar. Onun dışında zaten bir yıl oldu genel başkan olalı, genel başkanlığa gelişi de çok maceralı oldu, kendi partisi içinde birlik ve bütünlük de yok. Ancak tabii ileri vaatlerde bulunarak, belki kitlelerde bir heyecan istiyor. İşte, '600 lira' diyor, emekli maaşlarını 'şöyle yapacağım' diyor, bunları yere basan projelerle anlatabildiği takdirde mutlaka taraftar bulacaktır ama bir Genç Parti ve Cem Uzan örneği de Türkiye'de görüldü. O daha çok vaat ediyordu. Geçmişte Demirel, o çok daha vadediyordu. Başkasının 'beş' dediğine, o 'on beş' diyordu ama bunların Türkiye'de bir faydası olmadı. Türkiye'de hiçbir zaman iki anahtar gerçekleşmedi. Sayın Demirel'in de, Sayın Çiller'in de vaatleri arasında bir otomobil, bir de ev anahtarı vardı. Onu biz gerçekleştirdik, şu anda 500 bine yakın konut yapan bir TOKİ, Başbakanlığa bağlı olarak çalışıyor. Bu Bursa için de, bütün Türkiye için de böyle".
"MHP'NİN İÇ MESELESİ"
Arınç, MHP'de kaset iddialarına adı karışan isimlerin partideki görevlerinden ve milletvekili adaylıklarından istifa etmeleriyle ilgili soruya, "Bu şekilde sanıyorum, MHP'nin Başkanlık Divanı boşaldı veya çok büyük ölçüde eksildi. Kasetler konusunda doğrusu hiçbir şey söylememeye neredeyse yemin etmiş durumdayız. Bunlar nereden bakansanız bakınız çirkin olaylardır. Hem özel hayatı gizlenerek bir şekilde kasete alan ve bunları deşifre eden veya servis eden kişiler ahlaki bakımdan da, ceza hukuku bakımından da çok kötü bir şey yapıyorlar.
Bir taraftan da görüntüleri yayınlanan kişilerin kendi partilerinin dünya görüşüne veya partilerinin kimliğine, Türkiye'de ifade ettikleri düşüncelerin tamamen dışında bir hayat yaşadıklarını göstermesi bakımından da bu kişilerle ilgili çok derin yaralar açıldı. Bu, MHP'nin iç meselesidir, bir şekilde ifşa edilmesiyle de Türkiye'de yaşanan bir kötü durumdur. Onun dışında bir şey söylemek istemiyorum" cevabını verdi.
İHA