Öztunç, “Bu tablo ekonomik başarının değil, derinleşen yoksulluğun tablosudur” dedi.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, vatandaşların artan borç yükü ve icra dosyalarındaki yükselişe ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de ekonomik krizin vatandaşın mutfağında, cüzdanında ve günlük yaşamında ağır biçimde hissedildiğini belirtti.
Vatandaşların bankalara ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 7 trilyon 296 milyar liraya, varlık yönetim şirketlerine olan borçlarla birlikte toplam finansal borcun ise 7 trilyon 428 milyar liraya ulaştığını hatırlatan Öztunç, icra dairelerinde bekleyen toplam dosya sayısının 26 milyon 655 bine yükseldiğine dikkat çekti.
Öztunç, “Bu rakamlar, vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik tablonun ne kadar ağır olduğunu ortaya koyuyor. İnsanlar geçinebilmek için borçlanıyor, kredi kartlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Emekli, işçi, memur, esnaf ve dar gelirli vatandaş geçim mücadelesi verirken, iktidar mensupları kendilerini Fonlamaktan Vatandaşı Fonuna kadar soymaktan geri durmuyorlar” ifadelerini kullandı.
“KREDİ KARTI BORÇLARI YÜZDE 27,5 ARTTI”
Yılbaşından bu yana vatandaşların bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplam 1 trilyon 437 milyar lira arttığını belirten Öztunç, bireysel kredi borçlarındaki artışın yüzde 21,7, kredi kartı borçlarındaki artışın ise yüzde 27,5 olduğunu vurguladı.
Öztunç, “Vatandaş artık yalnızca ev ya da araba almak için değil, mutfak masrafını karşılamak, faturasını ödemek ve ay sonunu getirebilmek için de borçlanıyor. İnsanlar kazandıkları parayla geçinemiyorsa, emekli maaşı temel ihtiyaçlara yetmiyorsa, asgari ücretli yaşam mücadelesi veriyorsa burada ciddi bir ekonomik yönetim sorunu vardır. İktidara soruyorum: Vatandaşın borcu trilyonlarla ifade edilirken hangi ekonomik başarıdan söz ediyorsunuz?” dedi.
“BATIK BORÇLAR 527 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI”
Bankaların ve finans kuruluşlarının tahsil edemediği için icra takibine aldığı bireysel kredi ve kredi kartı alacaklarının 16 Ekim itibarıyla 395 milyar liraya yükseldiğini belirten Öztunç, bu tutarın yılbaşından bu yana yüzde 66 arttığını ifade etti.
Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçlar da hesaba katıldığında batık bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplam 527 milyar liraya ulaştığını kaydeden Öztunç, şöyle konuştu:
“Bu rakamların arkasında borcunu ödeyemeyen, icra takibiyle karşı karşıya kalan ve geleceğinden endişe duyan insanlar var. Borçlar büyüyor, vatandaşın ödeme gücü zayıflıyor. İktidarın görevi bu tabloyu seyretmek değil, vatandaşın geçim şartlarını iyileştirecek kalıcı çözümler üretmektir.”
“İCRA DAİRELERİNDE 26 MİLYON 655 BİN DOSYA”
UYAP verilerine göre 1 Ocak-23 Ekim döneminde icra dairelerine 8 milyon 425 bin yeni dosya geldiğini belirten Öztunç, derdest dosya sayısının 23 Ekim itibarıyla 26 milyon 655 bine yükseldiğini, son bir yıldaki artışın ise 1 milyon 887 bin olduğunu söyledi.
Öztunç, “İcra dairelerindeki dosyaların arkasında ödenemeyen borçlar ve geçim mücadelesi veren insanlar bulunuyor. Dosya sayılarındaki artış, borçlardaki büyümeyle birlikte değerlendirildiğinde son derece ciddi bir uyarıdır. Vatandaşın ekonomik sıkıntısını görmezden gelerek bu sorunları çözemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.
“EKONOMİK KRİZİN, FON VURGUNUNUN FATURASI VATANDAŞA KESİLEMEZ”
Ekonomik başarının vatandaşın borçlanma miktarıyla değil, insanca yaşayabilmesiyle ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Öztunç, ücretlerin ve emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında korunması, dar gelirli vatandaşlara yönelik sosyal desteklerin güçlendirilmesi ve borç yükünü hafifletecek kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öztunç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Vatandaşın borcu 7,4 trilyon lirayı aşmışsa, icra dairelerindeki dosya sayısı 26,6 milyona dayanmışsa, borçlanılan her 100 liralık anapara ödemesine 71 lira faiz ödeniyorsa ve 9 aylık sürede 1 trilyon 911 milyar faiz ödemek zorunda kalınıyorsa artık kimse ekonomik başarı masalları anlatmasın. Vatandaşın derdi geçimdir, iktidarın önceliği bu derdi çözmek olmalıdır. Türkiye’nin kaynakları da var, insanımızın emeği de var. Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır. Vatandaş borç içinde, emekli geçim derdinde, gençler gelecek kaygısı yaşıyorken vatandaşın üç kuruş birikimini ellerinden alarak kendilerini fonlayan, borsada fonlar üzerinden milyarlık servetler ve açıklanması gereken mal varlıkları karşısında insanların aklında tek bir soru var: Bu ülkede adalet kime göre işliyor?” Bu yağma düzeni ne zaman bitecek?