“Kahramanmaraş Belediye Konservatuarı Tiyatro Topluluğu oyuncuları son dönemde önemli bir boşluğu doldurarak salonları doldurmayı başardılar. Salman Kapanoğlu bu gurubun liderliğini yapıyor. Onunla yaptığımız röportajda önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Kapanoğlu; Tiyatro oyunları Kahramanmaraş sanatı ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlıyor bu büyük bir kazançtır. Bunda şüphe yok. Yalnız, meslekten biri olarak bazı tiyatro gurup oyuncuları sahnede kültürümüze ters düşerek, sanatın dışına çıkan görüntüler sergiliyorlar. Bu da Kahramanmaraşlıların tiyatrodan soğumasına sebep oluyor. Hatta tarihi oyunlarda da Osmanlı’ya, tarihimize hakaret ediliyor ve küçük düşürücü konuşmalara yer alıyor. Hatta tamamen ideolojik konular işleniyor ve bir düşünce kötülenirken, bir düşünce göklere çıkartılıyor. Buna müsaade edilmemeli.”
RÖPORTAJ FARUK AKTEMUR
Soru; Sanatla ne zamandır iç içesin?
Kapanoğlu; Sanat insana Allah’ın vergisidir, sonradan sanat ruhlu olunmaz. Eğitimle bu ruh ve beden geliştirilir. İlkokuldan beri, önce resim, sonra müzik ardından şiir derken tiyatro da karar kılmıştım. Çünkü tiyatroda hayatın kendisi var. Diğer sanat dalları da insanı anlatmasına rağmen, teknik ve yorum olarak tiyatro daha geniş bir alanı kapsıyor. Tiyatroda sanatın bütün dallarını icra edebilme imkânınız var.
Siz öğretmensiniz, emekli oldunuz, şu anda tiyatro ile iç içesiniz. Bir Tatlı Tebessüm Tiyatro Soru: Gurubunu kurdunuz. Biraz bu maceradan bahseder misiniz?
Kapanoğlu; Bildiğiniz gibi Kahramanmaraş’ta hemen hemen bütün programları ben sunuyordum. Üçlü koalisyon döneminde mikrofonum elimden alındı. Ben insanlarla göz göze gelemez oldum. Buda içerde duyguların yığılmasına daha sonra da patlamasına sebep oldu. 2003 yılında şiir dinletisi ve stand-up gösterisi ile seyircilerimle buluştum. Beklediğimin üzerinde ilgi gördüm. Daha sonra başta gençler olmak üzere, bize tiyatro kur, oyunlar hazırlayalım isteğini geri çeviremezdim ve kolları sıvadık. Daha sonra yetişkinlerden de benzer talepler aldım. Zaten yazdığım hazır oyunlarım vardı. Onları sahneleme ihtiyacı duydum. Bu tıpkı bir ebeveynin oğlunu evlendirmesi gibi bir şey; başladık oyunlarımıza sahnelemeye.
İlk oyun Hacer Bacı idi. Bu oyunda şehrimizin kültüründen ve sosyal yaşantısını yansıttım. Bir perdelik bir oyundu, 5 kişi ile sahneye koyduk. İlk heyecan çok büyük ilgi gördü. Bu ilginin sebebi unutulmaya yüz tutmuş, izleyicilerin içinde kendini bulduğu, gençlerin geçmişini öğrendiği, olgunların geçmişe özlemini gideren bir oyundu. Orada Maraşlı bir ailenin komedi türünde macerası yer aldı.
Oyunda ki tiplemelerden bir tanesinde düğünleri haber veren ve halk arasında ‘okuyucu’ diye tanımladığımız bir fakirin, mahalle halkından yardım görmesi ve evini yardımlarla geçindirmesi anlatılmıştı. Kahramanmaraşlı bu sahneler kendinden bir parça olunca büyük ilgi gösterdi. Bizleri ayakta alkışladı.
Bu oyundan sonra ilgi arttı, tiyatroda oynamak isteyenler çıktı ve biz sahneleri canlandırmaya devam ettik.
Soru; Kahramanmaraşlı sosyal yönden istediği ortamı bu güne kadar bulamadı. Nitekim Necip Fazıl Kültür Merkezi boş duruyordu, sonrasında bir hareketlilik gözlenmeye başladı. Soru; Bu çalışmalarda tiyatronun etkisi ne oldu?
Kapanoğlu; Bizim gençliğimizde İmam Hatip Lise 2. sınıf talebesi iken yazdığım oyunları Çiçek Sinemasında 1250 kişiye gündüz ve akşam olmak üzere iki seans oynamış ve salonu doldurmuştuk. Demek ki Maraşlı sosyal faaliyetleri seviyor, yeter ki ona kaliteyi sunun. Bugün de kültür merkezimiz hiç boş durmuyor, dolu dolu geçiyor. Boş geçenler, dışardan gelen, bizden olmayan, yabancı kültürleri anlatan oyunlarda gerçekleşiyor. Halk kendinden olmayana niye ilgi göstersin ki?
Soru; Belediye konservatuarı olarak Şubat ayında iki oyun sergilediniz, biraz bundan bahseder misiniz? İlgi nasıldı?
Kapanoğlu; “Hacer Bacı ve Püsük Kovalayan Bilgisayar tiyatro oyunlarını iki gün sergiledik. Salon tıktım tıklım doluydu. Birçok kişi yer bulamadığı için geri döndü.
Belediye Başkanımız halkın tiyatroya olan bu düşkünlüğünü görünce şehrimize devlet tiyatrolarını da kazandırdı ve konservatuarımıza da büyük önem veriyor.
Bu arada ekibimizde de bahsetmek isterim. Çünkü onlar gerçekten yetenekli arkadaşlar ve bu işi severek yapıyorlar.
Bu oyunlarda başrolleri paylaşan Fatma Yıldız, Hacı Bayram Kuştan, Anıl Ertan, Hilal Balduk, Mehmet Polat, Oğuz Canlı, Selma Demircan, Yine Seda, Bülent diğer bir çok arkadaşımız aldıkları rolleri en güzel şekilde sahnelediler.
Soru: Hocam, bize biraz da Devlet tiyatrolarına olan ilgiyi anlatır mısınız? Seyircinin tepkisi nedir, içeriği hakkında bilgilendirir misiniz?
Kapanoğlu; “ Devlet Tiyatrolarını ilimize kazandıran Başkanımız Mustafa Poyraz’a şehrim adına teşekkür ediyorum.
Kahramanmaraş sanatı ve sosyal hayatı adına büyük bir kazançtır. Bunda şüphe yok. Yalnız, meslekten biri olarak Devlet Tiyatroları oyuncuları sahnede müstehcen görüntüler sergiliyorlar. Bu da Kahramanmaraşlıların kültürüne ters düşüyor. Müstehcen olmayan, tarihi oyunlarda da Osmanlı’ya, tarihimize hakaret ediliyor ve küçük düşürücü hakaretler yer alıyor.
Üçüncü olumsuzluk ise tamamen ideolojik konular işleniyor ve bir düşünce kötülenirken, bir düşünce göklere çıkartılıyor. Hala komünizm propagandası yapılıyor.
Üstte ki ifademle, son söylediklerim tersmiş gibi görünebilir. Ben burada Devlet Tiyatrolarını değil, oyunun içeriğine karşı geliyorum. Yoksa sanatın zirvesini yapıyorlar. Dekor, ışık, efekt, müzik, oyunculukları harika, her şey güzel ama oyun metni kültürümüze ters düşüyor. Böyle olunca da zaman zaman tepki alıyorlar. Her şeye rağmen Devlet tiyatroları yaşamalı temennisinde bulunuyorum. Bu vesile ile 22 Nisan’da sahneleyeceğimiz “ Bir Tatlı Tebessüm” isimli oyunumuzu sergileyeceğiz. Kahramanmaraş’ta sanat her zaman yaşayacaktır. İlim ve sanat itibar görmeyen yerden uzaklaşır. Maraş’ta tiyatro ilgi gördüğüne göre, inşallah sanat faaliyetleri de artacaktır.