Osmanlıdan Günümüze Şerbetler

Şekerin bal, gül, çeşitli baharat ve meyvelerle kaynatılıp su ile sulandırılmış en güzel şekli şerbetler...

Şekerin bal, gül, çeşitli baharat ve meyvelerle kaynatılıp su ile sulandırılmış en güzel şekli şerbetler... Osmanlı’dan günümüze uzanan Kahramanmaraş’ta da yaşayan şerbet kültürü… Unutulanları da var yaşatılanları da… Bakalım şerbetin tarihinde neler gizli?

Yüzlerce çeşidi olan şerbet, modern içeceklerin keşfinden önce, özellikle sıcak doğu medeniyetlerinde ferahlatıcı bir içecek olarak yüzlerce yıldır içilmiştir.

Osmanlı dönemlerinde İngiliz seyyah ve sefirler bu ürünü, onu evrenselleştiren Osmanlılar sayesinde tanıdıkları içi kendi dillerine şerbet (sherbet) kelimesini doğrudan aldı. Ünlü yemek tarihçisi Alan Davidson’a göre ise, Osmanlı-Bizans Venedik ilişkileri döneminde şerbet İtalyan mutfağına “sorbetto” olarak girdi. Fransızlarda şerbeti İtalyanlardan öğrenerek ”sorbet” adını verdi ve karlı-buzlu şerbetin benzeri olan buzlandırılmış şerbeti geliştirdi. Böylelikle şerbet “sorbet” adıyla tüm dünya sofralarında geleneksel bir boyut kazandı.

Osmanlı devrinde ise şerbet padişah çocuklarının doğumlarında, doğumdan sonra ziyarete gelenlere dağıtılırdı. Özellikle doğumun üçüncü günü sadrazama şerbet gönderme âdeti vardı. Türlü malzemelerden yapılan şerbetler, altın, gümüş ya da billur kaplara konur, çocuğu ziyarete gelenlere o dairede hizmet eden cariyeler tarafından sunulurdu. Bunun yanı sıra, yakın bir geçmişe kadar nişan törenlerinde şerbet sunumu için ayaklı özel taslar bulunur, varlıklı ailelerin evlerinde bu taslar gümüş olurdu. Bazı yörelerde ise çiftlere söz kesildiğinde şerbet içilir, şerbet içme törenleri yapılır. Bu törenlerde sohbetlere, geleneksel olarak “Şerbetleri ez getir, sofralara tez getir” diyerek başlanır. Bazı yörelerimizde de nişanın ertesi günü kız tarafı haberci çıkararak ailenin yakınlarını ve hatırlı komşularını şerbet içmeye davet eder.

ŞERBET ÇEŞİTLERİ

Şerbet kültürü çok geniş bir coğrafyaya yayıldığı için yüzlerce çeşidi türetilmiştir. Şerbet yapımında bal, gül yaprakları, meyveler, baharatlar, kuruyemişler ve bunların karışımları yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüze kadar üretilen şerbetlerden bazıları şöyle sıralanabilir: mevlit şerbeti, düğün ve loğusa şerbeti, böğürtlen, çilek, kızılcık, kayısı, ağaç çileği, portakal, mandalina, şeftali, turunç, gül, amber, fulya çiçeği, menekşe, yasemin çiçeği, demirhindi, keçiboynuzu ve Antep fıstığı şerbeti.

Kaynatılarak yoğunluğu arttırılan şuruplar suyla inceltilerek şerbet haline getirilir. Bu şurup türlerinden bazıları; böğürtlen, ravent, dut, Frenk üzümü, koruk, kızılcık, mandalina, nar, yasemin, zambak, demirhindi, badem, kuşburnu ve şerbetçi üzümü şuruplarıdır.

Sevde Çaykara

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Magazin Haberleri