Okullarımızda Duyarlı Ve Hoşgörülü İnsanlar Yetişiyorlar

2011-2012 eğitim –öğretim yılı 2.döneminde NİSAN- MAYIS aylarında işlenecek olan değerimiz “HOŞGÖRÜ ve DUYARLILIK” değeridir.

İl Millî Eğitim Müdürlüğü ARGE biriminin yürütmekte olduğu Eğitimde Değerler Eğitimi Projesi kapsamında bütün ilimizde bugüne kadar Özgüven, sevgi, sorumluluk, adalet ve saygı değerleri etkinliklerle işlenmiştir. Projenin amacı: Kahramanmaraş ili ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine “Milli, Evrensel ve Etik Değerler" bilincini ve "İnsan Hakları ve Demokrasi” kültürünü kazandırmak. Öğrencileri toplumsal ve evrensel değerlerle donanmış ve bu değerlerle yaşamayı yaşam biçimi haline getirmiş bireyler olarak yetiştirmek. Çeşitli programlar aracılığı ile öğrencilere temel insani özellikleri kazandırma, değerlere karşı duyarlılık oluşturma ve onları davranışa dönüştürme konusunda öğrencilere yardımcı olmak.

 2011-2012 eğitim –öğretim yılı 2.döneminde NİSAN- MAYIS aylarında işlenecek olan değerimiz “HOŞGÖRÜ ve DUYARLILIK” değeridir.

İl Milli Eğitim müdürü Mesut ALKAN Hoşgörü ile ilgili şunları söyledi:

Uzlaşmacı, eşitlikçi ve barışçı nesillerin yetiştirilebilmesi için çocuklara “HOŞGÖRÜ” kavramının benimsetilmesi önemlidir. Sevgi ve hoşgörü birbirini tamamlayan kavramlardır. İnsanı insan olduğu için sevebilmek, affedebilmek, sabır ve saygı göstermek gerekir. Sevgi ve hoşgörü insanları birbirine yaklaştıran olumlu duyguların tümüdür.

Mevlana’nın öğüdü hoş görüyü ne de güzel anlatmaktadır:

 

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol /Şefkat ve merhamette güneş gibi ol / Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol / Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol / Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol/ Hoşgörürlükte deniz gibi ol
 Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

 

  ARGE’ den sorumlu şube müdürü H.Hasan KOZAN Hoşgörü değeri ile ilgili şunları söyledi:

   Uzlaşmacı, eşitlikçi ve barışçı nesillerin yetiştirilebilmesi için çocuklara “HOŞGÖRÜ” kavramının benimsetilmesi önemlidir. Sevgi ve hoşgörü birbirini tamamlayan kavramlardır. İnsanı insan olduğu için sevebilmek, affedebilmek, sabır ve saygı göstermek gerekir. Sevgi ve hoşgörü insanları birbirine yaklaştıran olumlu duyguların tümüdür.

   “HOŞGÖRÜ” konusu hem bireysel hem de toplumsal anlamda çok önemlidir. Bireysel olarak hoşgörülü olmak, davranışlara, görüşlere, olaylara farklı açılardan bakabilmeyi, ötekini olduğu gibi kabullenmeyi, farklılıklara saygı duymayı, sabırlı olmayı, kendini kontrol edebilmeyi, affetmeyi de beraberinde getirecektir. Çünkü hoşgörü tüm dillerde karşılığını "tolerans" sözcüğünde bulmaktadır. Toplumsal açıdan bakarsak, insanlar bir arada yaşamak zorundadır. Farklı dil, din, kültür, inançtan insanları kabullenmek, güzellikleri onlarla paylaşmak, barışık olmak ve onlara yaşama hakkını vermeyi öğrenmek dünya barışı açısından da günümüzde kaçınılmazdır. Aksi halde toplumlar huzursuzluk ve karmaşa ortamına sürüklenecektir.

   Hoşgörüyü, Şeyh EDEBALİ Hazretlerinin Osman Bey’e yaptığı  tarihin unutulmaz belgeler arasına girmiş olan şu vasiyetinde görüyoruz.

-Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana

Proje koordinatörü Hasan Basri ARSLAN Okul ve aileye yönelik etkinliklerle ilgili şunları söyledi:

  • Bilinçli hoşgörüyü kazandırmak için çocuklarımızla konuşmalıyız. Hoşgörünün ne olduğunu, nelerin hoş görülebileceğini öykülerle, oyunlarla, yaşına uygun filmleri birlikte yorumlayarak kavratmalı, yaşantımızdan örnekler vererek, hoşgörünün önemini anlamalarına yardımcı olmalıyız. Müzik, edebiyat, spor gibi etkinliklerin gücünden hoşgörü eğitiminde yararlanabiliriz.
  • Hoşgörü ailede başlar, çocuk ilk olarak anne ve babasını model alır. Evde hoşgörü, farklılıklara saygı varsa çocuk da çevresine saygılı olmayı ve hoşgörü göstermeyi öğrenir.
  • Çocuğunuzun kendisini tanımasına, duygu ve düşüncelerini ifade etmesine, başkalarına karşı anlayış geliştirmesine olanak sağlayınız. 
  • Ev ortamında çocuğunuzla iletişimde, kardeşler arasında sorun olduğunda nasıl davrandığınızı gözden geçiriniz. Bu süreç içerisinde hoşgörüsüzlük sayılabilecek davranışlarda bulunup bulunmadığınızı kontrol ediniz. 
  • Çocuğunuzu saldırgan ve aşırı rekabetçi davranışlar yerine sizinle ve arkadaşlarıyla işbirliği yapabileceği işlere özendiriniz. 
  • Çocuğunuza, akademik başarı kadar hoşgörü, sorumluluk, saygı gibi değerleri kazanmanın da önemli olduğunu hissettiriniz. 
  • Aile ortamında tartışırken çocuğunuza görüşlerini ortaya koyabilme fırsatı veriniz. Konulara eleştirel bakabileceği ve başka görüşler üzerinde düşünebileceği ortamı sağlayınız. Hoşgörüsüzlüğün en önemli nedeni kendi düşüncesinin tek doğru olduğunu zannetmesidir. 
  • Farklı din, dil ve kültürleri onlara öğretmek ama farklıklar üzerinde konuşurken benzerliklere de değinebilirsiniz
  • Çevre, fakirlik, sağlık, insan hakları, demokrasi, eğitim vb. tüm dünyayı ilgilendiren global konularda farklı din, kültür ve inançlarla işbirliği yapılması gerektiğini fark etmelerini sağlayabilirsiniz.
  • Çocuklarınızda empati yeteneğini geliştirmek yardım kuruluşları ile işbirliği, yaşlılar veya çocuk evlerini ziyaret, engellilere yardım gibi ailece bazı etkinliklere katılabilirsiniz.
  • Hoşgörü, hoşgörüsüz ortamda öğrenilmez. Bu nedenle ev ortamının baskı, eleştiri, korku, tehdit ve bencil yaklaşımlardan uzak olması gerekmektedir. Çocuklara hata yapmanın doğal olduğu mesajını vermeye çalışın. Hatalarından öğrenmelerine de izin verin.
  • Çocuğunuza emrederek, azarlayarak, öğüt vererek, rekabet duygusunu aşılayarak hoşgörüyü öğretemezsiniz. Onunla iletişim dilinize dikkat etmeniz gerekmektedir. Konuşmalarınızda kınama dolu sözler veya alaycı ifadelerde onların bakış açısını olumsuz yönde etkileyecek ve önyargı oluşturmalarına neden olabilecektir. Unutmayın ki, çocuklar çok iyi bir gözlemci ve dinleyicidir.

Evde, okulda, işyerinde, trafikte kısacası insanın olduğu her yerde her dönemde hoşgörü olması gerekiyor. Dünyada sevgi arttıkça hoşgörü, hoşgörü arttıkça sevgi artacağı gerçeğini unutmamalıyız. Barış dolu bir dünyada yaşamak istiyorsak doğruların tek olmayabileceğini ve tek olduğunda bile ortak yaşamın ancak uzlaşmayla mümkün olabileceğini çocuklarımıza yaşam içerisinde göstermemiz gerekiyor.

Bizler de okulumuzda konu ile bağlantılı çalışmalar, etkinlikler yaparak; öğrencilerimize "Hoşgörü" konusunda mesajlar veren filmler izleterek, tüm öğrencilerin hatta siz anne-babaların katılabileceği etkinlikler düzenleyerek en önemli değerlerden biri olan "Hoşgörü"yü çocuklarımıza kazandırmaya çalışacağız. Hepinize saygı, sevgi ve hoşgörü ile kuşatılmış günler diliyoruz.

MEM Basın

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Magazin Haberleri