Öğretim Görevlileri Üzerinde Baskı Ve Korku Var

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) rektör adayı Prof. Dr. Uğur Arifoğlu, rektörlük seçimlerinde oy kullanacak öğretim görevlilerin üzerlerinde baskı ve korku bulunduğunu söyledi.

21 Ekim Perşembe günü yapılacak olan Sakarya Üniversitesi Rektörlük seçimi öncesi adaylar arasında hummalı seçim yarışı tüm hızıyla sürüyor. Seçimlere 10 gün kala rektör adayları kendilerini seçimlerde oy kullanacak 700 öğretim görevlisine tanıtma ve özellikle kararsız seçmenlerin oylarını toplama peşinde koşuyorlar. Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne aday 10 profesör, seçimi yapacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e bildirilecek isimler arasında olmak için mücadele ediyorlar.

Rektör adayları arasında yer alan Prof. Dr. Uğur Arifoğlu, rektörlük seçimleri sırasında oy kullanacak öğretim görevlilerinin üzerlerinde baskı ve korku bulunduğunu ifade ederek bu durumun 21 Ekim'de yapılacak seçimleri olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

Oy kullanacak öğretim görevlilerinin rektör adaylarını ekibi ve projeleri ile değerlendirmesi gerektiğini belirten Arifoğlu, buna karşın halen seçmenlerin kafalarında “Acaba ekip ve projelerine inandığım bir adaya destek verirsem ve bu aday seçimi kazanamaz ise, seçim sonrası başıma bir şey gelir mi?” korkusunun bulunduğunu söyledi. 'Başıma bir şey gelir mi endişesinin'; atanma zamanı geldiğinde kadro verilmemesi, proje tekliflerinden olumlu cevap alamaması, çeşitli sebepler ile kurum içinde sahipsiz kalma gibi olayları kapsadığını ifade eden Arifoğlu, seçim ortamında “Kim haklı?” sorusu yerine akademik ortamda dahi “kim güçlü? “ sorusunun sorulmasının Sakarya Üniversitesi'nin geleceğini olumsuz yönde etkilediğini vurguladı.

Kendisini diğer adaylardan ayıran en önemli özelliğinin ekibinin akademik kalitesi olduğunu söyleyen Arifoğlu, mevcut adaylar arasında en genç, uluslararası yayın sayısı açısından en çok yayın üreten ve bilimsel ödülleri olan ekibin kendi ekibi olduğunu belirtti.

Arifoğlu, şunları söyledi; “Her türlü siyasi görüşün rahatlıkla ifade edilebildiği, hiçbir arkadaşımızın etik olmayan davranışı dışında kınanmadığı, iş ortamının ev ortamı kadar sıcak olarak algılandığı, tartışmaların akademik bazda ve bilimsel doğruların ortaya çıkması için yapıldığı, akademisyenlerin bürokratik yüklerinin ilgili personel tarafından azaltıldığı, tüm jüri ve komisyonların yalnızca ehliyet ve liyakat temeline göre oluşturulduğu, değerlendirmelerin de yalnızca bu temele göre yapıldığı bir üniversite arzu ediyoruz. İdare ağırlıklı bir yönetimden, akademisyenlere hak ettikleri değerin verildiği bir yönetime geçiş hepimizin ortak arzusudur.”

Akçalı işlerde şeffaflığı sağlayacak resmi bilgilerin, kurum personeli ile belirli aralıklarda paylaşılmasının önemine değinen Arifoğlu, rektörlüğe seçildiği taktirde hedefinin, kendisinden sonraki Rektöre kurumsallaşmış bir üniversite bırakmak olduğunu söyledi.

İHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Magazin Haberleri