Eğitimci ve şimdilerde Ak Parti milletvekili aday adayı olan Mini Kılıç, ülkemizde gençlerin % 40’ının hiç kütüphaneyi görmemiş olmasına dikkat çekerek, yetişmiş insan gücümüzle kitapları tanıştırmamız için gerekenin yapılması gerektiğini söyledi.
Kılıç şunları söyledi; Genç nüfusun oldukça yoğun olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Güçlü bir ülke ancak sağlam temeller üzerinde, nitelikli insan gücüyle var olabilir. Maalesef ülkemizde her 1.000 kişiye 7 kitap düşüyor; yine maalesef, ülkemizde gençlerin % 40’ı hiç kütüphaneye gitmemiş. Demek ki tohum toprakla henüz buluşamamış.
Yetişen her insana kitabın iyi bir dost olduğu öğretilmelidir. Bunun için çok erken yola çıkmak gerekiyor. Görselliğin hızla arttığı bu günün iletişim dünyasında çocuklarımızı ve gençlerimizi kitapla buluşturmak çok kolay değil. Bu konuda büyüklere, daha büyük görevler düşüyor; çünkü “Oku!” demek yetmiyor, okumak, örnek olmak gerekiyor.
Kitap medeniyetin ölçüsüdür ve bizim tarihimiz bu açıdan bakıldığında altın sayfalarla doludur. İşte bir altın sayfa Fatih Sultan Mehmet. Daha çocukken hocaları, II. Murat’a Şehzade Mehmet’e kitap yetiştiremediklerini söylerlermiş.
Bir başkası, Yavuz Sultan Selim sabahlara kadar okur gözleri kan çanağına dönermiş. Mısır seferine giderken yanında üç katır yükü kitap götürdüğü anlatılır.
İşte orta çağın karanlığını delen, üç kıtaya hükmeden bir imparatorluk böyle insanların ellerinde şekillendi.
Türkiye cumhuriyetinin kurucusu Kemal Atatürk’ün kitapları Anıtkabir’de sergileniyor. Her satırın altı çizilmiş, her sayfanın bir köşesine bir not ilave edilmiş. Bu belki onun ne kadar okuduğunu göstermez; ama okurken gösterdiği dikkati çok iyi sergiler.
Dünyada güç artık ne toprakla ne de nüfusla mümkün. Güç artık sadece düşünen, öğrenen, öğrendikçe daha derin bilgi sahibi olan insanların kafalarında.
Hiç kimse sorumluluğu bir başkasının üzerinde görmesin. Sorumluluk hepimizin. Okuduğunuz bir sayfadan akılda kalan bir cümleyi bir dostunuza aktardınızsa artık siz de bu ülkenin geleceği için bir taşı yerine koydunuz demektir.
“İkra” diyor yüce yaradan; çünkü o bütün bir kâinatı okunacak bir kitap gibi yaratmış. Okuduğunuz her satır ufkunuzu açıyor, hoşgörünüzü artırıyor. Tıpkı olgun başaklar gibi başınızı eğiyor, size mütevazı; ama karalı bir yol çiziyor.
Bu güne kadar az okumuş olabiliriz; ama zararın neresinden dönülse kârdır. Geleceğe uzanan başarı köprüleri ellerimizin altında, öyleyse bize tek bir görev kalıyor: Alışmak, alıştırmak. Geçmişte var olan bir sevgiyi, bir saygıyı yeniden alevlendirmek.
Bu anlamda kitap sadece “Kütüphanecilik Haftası”nın değil gündemin en önemli konusu olmalıdır. İlimizde bu anlamda gerçekten güzel çalışmalar var gerek il milli eğitim müdürlüğümüz gerek belediyemiz gerekse valiliğimiz hep bir elden okuma kültürünü yaygınlaştırmak için çalışıyorlar. İlimizdeki kütüphane, okuma salonu, kıraathane sayısı hızla artıyor. Kitap okuma yarışmalarına gösterilen ilgi gençlerimizin, çocuklarımızın farklı alanlardaki başarısını da mutlak artıracaktır.
Bu günlerde kitaba ve okuma kültürüne gösterilen duyarlılığın her daim sürmesi en büyük temennimiz; herkese bir kitabın, herkese bin kitaba dönüşmesi dileğiyle.