Milli Eğitim Müdürlüğü ilimizdeki akademik başarıyı artırmak adına birbiri ardınca yeni projelere imza atıyor. Okullarda öğretmenler velilerle bir araya geliyor, çocukların gelişimi takip ediliyor. Öğretmenler, sınavlarla öğrencilerin sınav başarılarını artırmak için gayret ediyor. Bu arada dershanelerde boş durmuyor. Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) bilgiyi kullanma hızı ve yorum yapabilme kabiliyetini ölçtüğüne dikkat çeken Analitik Dershanesi Müdürü Kasap, öğrencilerin zamanı iyi kullanarak, hız ve doğru cevap arasında denge kurmaları gerektiğinin altını çizdi.
Artık SBS’ye da sayılı günler kaldı. Dershaneler konu eksiklerini gidermek için çaba sarf ediyorlar. Soru teknikleri konusunda görüşlerini aldığımız Analitik Dershanesi Müdürü Muhammed Kasap, 7 ve 8. sınıf soruların zorluk derecesine dikkat çekerek “Sınavdaki soruların yüzde 10’unun üst zekâ gurubuna yönelik olduğunu belirterek zor soruların yüzde 10’unu geçmeyeceğini ifade etti. Kasap genelde soruların % 50 si orta, yüzde 30’u zor ve geriye kalan ise kolay olduğuna hatırlatarak. Kentimizdeki öğrencilere seslenip, bilinmeyen soruların boş bırakılması gerektiğini söyledi.
BİLMEDİĞİMİZ SORU BOŞ BIRAKILMALI
Kasap, Milli Eğitim Müdürlüğünün bu konuda afişle öğrencileri uyardığını belirterek, sınavda kesin bildiğimiz sorular önce yapılmalı. Sonra sorular yeniden gözden geçirilip, iki şıkka indirgendikten sonra sonuca en yakın cevabın işaretlenmesini, bilinmeyen soruların kesinlikle boş bırakılmasının gerektiği üzerinde durdu.
ŞEKİLLİ SORULARA DİKKAT
Haziran ayında sınava girecek olan 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin SBS’de nelere dikkat etmesi ve derslere ne şekilde hazırlanması gerektiği konusunda ipuçları hazırlayan Pianalitik Dershanesi eğitimcileri, sınav hakkında yaptıkları değerlendirmede zor soruların öğrencileri korkutmaması gerektiğini belirterek, sınavda en çok krediye sahip olan Türkçe ve matematik testleriyle ilgili öğrencilere tavsiyelerde bulundu. 7. sınıflarda 18, 8. sınıflarda ise 20 soru gelecek olan matematik testinde, soruların şekil ağırlıklı olacağını belirten eğitimciler matematik testindeki en büyük sıkıntının bir soru üzerinde inatlaşarak uzun zaman harcanması olduğuna dikkat çekti. Uzmanlar “Matematik testinin en büyük handikapı, bir soru üzerinde inatlaşarak geçirilen uzun dakikalar. Öğrenciler bir soru için en fazla bir dakika ayırmalı, daha fazla inatlaşmamalı ve sınavları bittiğinde tekrar göz atmalı. Formül ezberlemek, temel bilgilere sahip olmak önemli ama bu sınav bu bilgilerin şekiller üzerinde test edildiği bir sınav. O yüzden şekillerdeki sayılar dikkatlice okunmalı ve farklı bakış açıları geliştirilmeli. Grafik yorumlama, problem çözme, sayılar ve şekiller arasında ilişki kurma, geometrik şekillerin özelliklerini yorumlayabilen öğrenci matematikte başarılı olacaklar” diye konuştu.
UZUN PRAGRAF SORULARI AĞIRLIKTA OLACAK
Kitap okumanın Türkçe Sınavlarında başarıya katkı sağladığını belirten Muhammed Kasap, “ Türkçe testinde öğrencilerin yorum ve algılama gücünü sorgulayan paragraf sorularının ağırlıkta olacağını söyleyerek, öğrencilerin yorum yapma kabiliyetlerinin burada ortaya çıkacağını vurguladılar. Türkçe öğretmenleri;, “Bu noktada öğrencilerin yorum kabiliyeti ön plana çıkıyor. Soru kökünü doğru okuyan, paragrafın içindeki anahtar kelimeleri iyi analiz eden öğrenciler buna yorum kabiliyetlerini de ekleyerek başarılı olacaklar. Burada düzenli biçimde kitap okuyan öğrencilerin daha başarılı olacağı da kesin. Öğrenciler sınava 1,5 ay kala konu eksiklerini kapatmaya çalışmalı” dedi.