Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü Basın-Yayın Koordinatörü Oğuz Karakoç, Gönül Köprüsü Kapsamında Kahramanmaraş'tan Giresun iline yapılan geziyle ilgili anılarını yazdı. Beşinci bölümü yayımlıyoruz.
Tirebolu ve Espiye derken Giresun şehir merkezine geldik. Gönül Köprüsü misafirleri olarak bu akşamki yemeğimizi Giresun Valisi Sayın Dursun Ali Şahin verecek. Öğrencilerimiz Vali Dursun Ali Şahin’le birlikte yemek yemenin heyecanını daha otobüste iken yaşamaya başlamışlardı bile. Ramazan Avcı beyle ben Sayın Vali Dursun Ali Şahini makamında ziyaret etmiştik oradaki babacan tavırları ve şair ruhlu hitabet tarzıyla bizi etkilemişti onunla birlikte yemekte birlikte aslında bizim içinde önemliydi. Ticaret Turizm Otelcilik Okulunun yemekhanesi yöresel yemeklerle donatılmıştı. O yemekler tadımlıktı. Ağırlıklı yemekte peşinden gelmiş hazır bir şekilde bekliyorduk.
Giresun Valisi Sayın Dursun Ali Şahin’i okulun girişinde İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Albayrak, yardımcısı İbrahim Korkmaz, Ramazan Avcı Bey, ben ve çok sayıda eğitim yöneticisi ile karşıladık ve hoş geldiniz diyerek hep birlikte yemekhaneye geçtik. Vali Şahin öğrencilerimize yemek öncesi hitap etti ve şöyle seslendi:
“Sevgili öğrenciler, Sizin gelişiniz soğuk bir havaya denk geldi ama, sizlerin birbirinize olan o samimiyetinizi görünce soğuğu unutup artık o sıcaklık bizi sarmış durumda.
Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirinde şöyle diyor.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Şimdi aklıma geldi sizdeki bu samimi havayı görünce. Han Duvarları şiirini bilen var mı ?”
Vali Dursun Ali Şahin bu sorusuna evet cevabı alamayınca konuşmasına şu şekilde devam etti;
“ Yooo bileceksiniz, bileceksiniz bak ben 50 yaşında bu şiirin tamamını ezberledim. Ben sadece sizlere o şiirin bir beytini okudum.
Evet değerli arkadaşlarım o orada kalsın. Sizi üç gündür misafir ediyoruz. Herhalde misafirperverliğimizden memnumsunuz?”
Bu soru karşısında öğrencilerden topluca bir alkış koptu.
Vali Dursun Ali Şahin alkış sonrası konuşmasına şöyle devam etti,
“Tabi ki memnun olacaksınız ekmek elden, su gölden. Hele de güzel bir yatacak yer olursa gezmekte varsa neden memnun olmayasınız. Sizin yaşadığınız bizde yaşadık. O günlerde sizin gibi imkânlarımız olmasa da aynı duyguları bizde yaşadık.
Evet, çocuklar, Sizlere hoş geldiniz diyorum. Kahramanmaraş’tan Maraş’ın kahramanından, Giresun’un yeşil ve mavinin buluştuğu, denizle ormanın buluştuğu güzel kentimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Sevgili öğrenciler, Kahramanmaraş nere, Giresun nere? 800 km. var mı?”
Öğrenciler 640 km. diye cevap verince Vali Şahin konuşmasında şu ifadeler yer verdi.
“640 km. nerden bakarsanız 8 saatlik bir yolculuk demektir” deyince. Öğrencilerde 12 saat diye cevap verdiler. Bunun üstüne Vali Dursun Ali Şahin şöyle devam etti.
“12 saat bir günün gecesi veya gündüzü demektir. Bu kadar zamanınızı harcayarak buraya kadar geldiniz. Niçin geldiniz? Sizin yaşıtlarınızla bir araya gelerek, çocukluktan başlayarak kalıcı güzel dostluklar kurmak için bir araya geldiniz. Öyle değil mi?
Bu soru üzerine öğrencilerimiz hep bir ağızdan “evet” cevabını verdiler. Vali şahin konuşmasına şöyle devam etti;
“Evet, arkadaşlar buraya geliş nedeniniz yeni arkadaşlar edinmeniz. İnsanların çocukken edindiği arkadaşlarını unutması hiç mümkün değil.
Ben Üniversiteyi bitirinceye kadar beklide yüz öğretmende okudum. Ama bir ilkokul öğretmenimi unutmam mümkün değil.
Sizlerde burada hiç unutmamak üzere kendinize arkadaş, kardeş seçtiniz. Bir kardeş, bir gönül birliği. Yunus Ermenin sözünü hatırladınız değil mi?
Gelin kardeş olalım,
İşi kolay kılalım,
Sevelim sevilelim
Bu dünya kimseye kalmaz
Bu güzel şiirden yola çıkarak ben de dedim ki. Çiçeği burnunda 120 tane güzel öğrenci benim ilime gelecek, işim olsa da ben onlara bir hoş geldin demem gerekir dedim ve kendime bir görev addederek buraya geldim.
Yeşille mavinin hâkim olduğu, yeşilin her tonunun bulunduğu İlimize keşke bir ay sonra gelmiş olsaydınız, burasını daha farklı bulacaktınız. Ama bu tarihi seçenler seçmişler yapabilecek bir şey yok.
Ben diyorum ki Giresun sizin emrinizde ve gönlünüzde. Buradan ayrılırken asla burayı unutmamak üzere gideceksiniz. Bundan 10 yıl, 15 yıl sonra bir tarihte bizi Giresun’a götürmüşlerdi, gezdirmişlerdi diyeceksiniz.
Değerli arkadaşlarım zaman insanoğlu için su gibi akıyor. Bir yunan filozofu ‘akan bir suda, aynı suda iki kez yıkanamazsın’ diyor. Neden, çünkü su birbirini kovalıyor yıkandıkça uzaklaşıp gidiyor. Hayatta böyledir değerli arkadaşlarım. Hayata küskün olmayın. Hayatı sevin, yaşamak gerçekten güzel. Ne lazım? O güzelliği de yakalamak lazım. Bunun için ne lazım? Aşk lazım, sevmek lazım arkadaşlarım.
Vatan aşkı, millet aşkı, bayrak aşkı, istiklal aşkı, Ezan aşkı, ağaç aşkı. Ne diyor Âşık Veysel?
Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
İşte bizi hayata tutan, işte bizi hayata bağlayan değerli arkadaşlarım içimizdeki sevgidir.
Sevgili arkadaşlar 15 yaşından küçük olanlar benim konuşmamı farklı olarak algılayabilirler ama o farkı ve farklılığı vatana millete hizmet ederek ödemek lazım. Bazılarına bakıyorsunuz adam doktor olmuş, mühendis olmuş, hakim olmuş öyle işler yapıyor ki vatanına, milletine hiç sadakati yok. O vatanına hizmet etmenin ötesinde ne kadar çarparım, ne kadar çırparım onun hesabını yapıyor.
Sizler böyle düşünmeyeceksiniz değerli arkadaşlarım. Sizler, vatanıma, milletime neler kazandırabilirimi düşüneceksiniz. Nasıl Hizmet edebilirim bunu düşünmek lazım.
Atatürk öyle demiyor mu? Milletin efendisi yoktur, ancak hizmetin efendisi vardır. İşte hizmet ederek, kendinizi kanıtlayarak o devletinize bu yapmış olduğuz uğraşıların sonucunu hizmet ederek vermeniz lazım. O zaman millet efendisi değil hizmet efendisi olursunuz, kalem efendisi değil hizmet efendisi olursunuz.
Ben sözü fazla uzatmayayım. Bu uzar gider, şiirlerle, mısralarla uzun uzadıya gider. Ama önde yemek varken altın söylesem önem arz etmez. Hepinize afiyet olsun.
Topluca yemek yemeğe başladık. Yemekten sonra Kahramanmaraş Endüstri Teknik Lise öğrencisi Yusuf İslam Bilir mikrofonu alarak uzunca ve güzel bir şiir okuyarak maharetini gösterdi. Sayın Valinin gönlüne girmesini bildi. O gece unutamayacağımız, ders çıkaracağımız bir gece oldu.
Yarın: Yayla gezimiz