Eğitim Bir Sen Başkanı Adnan Alagöz, Öğretmen Evinde düzenlediği basın toplantısında okulların tatil olmasına dikkat çekildi, eğitim sorunlarının çözümünde ellerini taşın altına koymaya devam edeceklerini: “Genel Liseler Anadolu liselerine dönüştürülürken çok iyi planlanmasını, Şehrimizde mesleki eğitim veren kurumlardaki alan çeşitliliği çevre ve ülke şartlarına göre artırılmalı ve öğrenciler ilköğretimde planlı bir şekilde mesleki eğitime yönlendirilmelidir” dedi.
Alagöz yeni hükümetin önceliğinin eğitim olması gerektiğini belirterek şunları söyledi, Yaklaşık 16 milyon 800 bin öğrenci ve 750 bini aşkın eğitim çalışanı için 2010-2011 eğitim-öğretim yılının sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Yeni bir eğitim dönemi daha, temel sorunların çözümüne yönelik kalıcı bir yaklaşım ortaya konulmadan ve eğitim çalışanlarının mesleki performansını artıracak, onları, verdikleri hizmetin önemine uygun bir hayat düzeyine taşıyacak adımlar atılamadan tamamlanmıştır.
Eğitimciler olarak, yeni Meclis’ten, başta sivil anayasa olmak üzere, eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmesini bekliyoruz.
YETKİLİ SENDİKA OLDUK
Algöz açıklamasını şöyle sürdürdü; “ 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda 137 bin 464 üyeyle “Yetkili” olan sendikamız, bu yıl 195.670 üyeyle “Genel Yetkili” sendika unvanını almış ve kamu çalışanlarının en büyük sendikası olmuştur. Büyük bir aile olmanın, genel yetkili olmanın; eğitim çalışanlarını, ilk defa yapılacak olan ‘Toplu Sözleşme Masası’nda temsil edecek olmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Alagöz, sendikal kazanımlara yönelik ise şu değerlendirmeyi yaptı; Eğitim Çalışanlarının En Önemli Kazanımı Sözleşmeli Öğretmenlerin Kadroya Geçirilmesidir. Yıllardır sorun olarak devam eden sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının doğru olmadığına dair kurduğumuz cümlelerin anlaşılmış olması ve kadro talebimizin başarıyla sonuçlanmasında göstermiş olduğu duyarlılık dolayısıyla Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi yolundaki mücadelemiz amaçladığımız şekilde sonuçlanmıştır. 2011 yılında eğitim çalışanları açısından en önemli kazanımlardan birisi, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya şartsız geçmiş olmasıdır. Ancak kadroya geçişi sağlayan 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’den önce sözleşmeli olup kadroya geçen sözleşmeli öğretmenler de kararnamenin verdiği mali, sosyal ve özlük haklardan yararlanmalıdır.
EĞİTİM ANA GÜNDEM OLMALI
Eğitim Bir Sen Başkanı basın açıklamasında eğitimin ana gündem maddesi olması gerektiğini savunarak konuşmasını şöyle sürdürdü, “ Eğitim sistemi çocuklarımızı eğitiyor mu yoksa öğütüyor mu diye sorulan sorular ile eğitimcilerin müfredatın içeriğine yönelik eleştirileri hep anlaşılmayı beklemiştir. Eğitim sistemimizin değerlerden, karakter eğitiminden ziyade test çözmedeki başarıyı kıstas alması hep tartışma konusu olmuştur. Eğitim müfredatının içeriğine mercek tutulmalı, eğitim sistemimiz karakter, ahlak ve değer kazandıran bir formata çekilmelidir.
OKULLARIN BÜTÇELERİ OLMALI
Kamuoyunda velilerden para toplanması tartışılırken, Alagöz, okulların bütçeleri olması gerektiğini savundu ve bu konuda ise şunları söyledi; Eğitim kurumlarına bütçe ayrılmaması nedeniyle Okul Aile Birlikleri vasıtasıyla velilerden aidat ve zorunlu bağış alınmasına çözüm bulunamamıştır. Okul yönetimi, öğrenci, öğretmen ve veli arasına zorunlu bağış ve tahsildarlığın girmiş olması eğitimi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Birçok ilde eğitimde hizmet satın alınarak okullara yardımcı hizmetli personel takviyesi yapılmış olması okul idarelerini biraz rahatlatmış ama bu uygulama ilimizde hayata geçirilememiştir. Bu geçici çözüm, diğer kurumlarda olduğu gibi temizlik işlerinin özelleştirilerek kökten çözüme kavuşturulmalıdır. Okullara bütçe ayrılmalı, eğitim çalışanları tahsildarlıktan kurtarılmalıdır.
ÜST YÖNETİCİLERE DE ROTASYON UYGULANSIN
Alagöz, okul müdürlerine uygulanan rotasyonun, üst düzey yöneticiler içinde geçerli olması gerektiğini belirti ve şu bilgiler verdi; “ Aynı kurumda 5 yılını dolduran okul müdürlerine uygulanan rotasyonun İl Milli Eğitim Müdürlerine, İl Müdür Yardımcılarına, İlçe Milli Eğitim Müdürlerine, Şube Müdürlerine, Eğitim Müfettişlerine Bakanlık merkez teşkilatında uygulanmamış olması bir handikaptır. Okul Müdürlerine uygulanan rotasyon üst yöneticilere de uygulanmalıdır.Kariyer Basamakları Sınavı Biran Önce Yapılmasını da istiyoruz. 2005 ve 2006 yıllarında yapılan Kariyer Basamaklarında Yükselme sınavlarında başarılı olup ancak kontenjan sınırlamasından dolayı değerlendirme sonucunda uzman öğretmenlik sertifikası alamayan öğretmenler sendikal mücadelemiz sonucunda bu haklarına kavuşmuşlardır.Ayrıca beş yıldan beri yapılması beklenen Kariyer Basamakları Sınavı biran önce yapılmalıdır.
4/C’Lİ PERSONEL KADROYA ALINSIN
Bir yılda 11 ay çalıştırılan ve ücret alan, aile yardımı alamayan, iş güvenceleri olmayan, aldıkları yetersiz ücret ile ayakta durmaya çalışan 4/C’li personelde, 4/B sözleşmeli personelin kadroya geçişi ile birlikte haklı beklenti oluşmuştur. Kamuda farklı istihdam şekillerinden vazgeçilerek kurum içerisinde aynı işi yapan personel arasındaki ayrımcılık kaldırılmalıdır. 4/C’li personele de kadro verilmelidir.
PERSONEL YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ YÜRÜRLÜĞÜ GİRSİN
MEB Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği Bir An Önce Yürürlüğe Girmelidir diyen Alagöz; Genel idare hizmetleri, yardımcı hizmetler ve teknik hizmetler sınıfı çalışanlarının atama ve yer değiştirmelerine ilişkin yönetmelik daha fazla geciktirilmemelidir. Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının görev tanımları bir an önce yapılarak personelin atama ve yer değiştirme işlemleri amirlerin keyfi uygulamalarından arındırılmalıdır.
İLİMİZ EĞİTİMİ DE YORUMLANDI
Adnan Alagöz açıklamasının sonunda, ilimiz eğitimine de yorumladı ve şunları söyledi; “ Şehrimizin sanayi alanındaki gelişmişliği ile mesleki kurumlarındaki gelişmişliği maalesef paralel değildir. Halen şehir merkezinde mesleki eğitimin bütün yükünü üzerinde taşıyan okullarımızdan Kız Teknik ve Meslek Lisesi 1944, Teknik ve Endüstri Meslek lisesi 1945 ve Ticaret Meslek Lisesi 1965 yılında eğitim öğretime başlamış ve halen eski binalarında gençlerimize eğitim verilmeye çalışılmaktadır. Şehrimizin bu okulların eğitim öğretime başladığı yıllardaki nüfus ve sosyo ekonomik durumu ile günümüz sosyo ekonomik durumu kıyaslanamayacak kadar farklıdır. 1965 nüfus sayımına göre ilimizin merkez nüfusu 63.284 iken bugün 400.000’i aşmıştır. Bu da gösteriyor ki mesleki eğitimdeki gelişme, ekonomik ve nüfus artışına paralel olmamıştır.
Mesleki eğitim kurumları sayıca yetersizken genel liselerin bir bir Anadolu liselerine dönüştürülmesi ve dönüştürülen okullara gitmek isteyen öğrencilerin okul sorunu ortaya çıkmaktadır. İkili öğretim yaparak ihtiyacı karşılayan genel liseler, Anadolu lisesine dönüştürüldüğünde ancak dörtte bir oranında öğrenci alabilecektir. Geriye kalan dörtte üçlük bir öğrenci grubu ise okulsuz kalmakla karşı karşıyadır. Bu bağlamda ilimizde acilen:
Şehrimizdeki Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumu sayısı artırılmalı,Genel Liseler Anadolu liselerine dönüştürülürken çok iyi planlanmalı,Şehrimizde mesleki eğitim veren kurumlardaki alan çeşitliliği çevre ve ülke şartlarına göre artırılmalı, Öğrenciler ilköğretimde planlı bir şekilde mesleki eğitime yönlendirilmelidir.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
Alagöz açıklamasının sonunda okul öncesi eğitim sorunları üzerine de bir değerlendirme yaptı Alagöz; “ İlimizde okul öncesi eğitimde okullulaşma oranı istenilen seviyeye ulaşmamıştı. Bu sene sevindirici bir gelişme oldu ve bakanlık ilimizi 2011-2012 öğretim yılından itibaren okul öncesi eğitimi zorunlu iller kapsamına aldı. Ne var ki çoğu ikili öğretim yapan okullarımız bu duruma pek hazır görünmüyor. Yeni öğretim yılı başlamadan anasınıfı ihtiyacı belirlenerek planlama yapılmalıdır.
OKULLARIN BAKIM ONARIMI
2010-2011 öğretim yılında bakım onarım işleri yaz tatilinde bitirilemeyip ders yılına sarkmıştır. Bunun sonucu üç okul bir binada veya bir okulun öğrencileri başka üç okula dağıtılarak eğitim öğretim yapılmaya çalışılmıştır. Bu gibi aksaklıklar ilimizin genel başarısını olumsuz etkilemektedir.2011-2012 öğretim yılı için bakım ve onarımı yapılacak okulların ödenekleri zamanında gönderilerek tatilde bu işlerin bitirilmesi gerekir.
SINAV BAŞARISINDA HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI
İlimizin Türkiye başarı sıralamasındaki layık olduğu yeri alabilmesi için en üst il yöneticisinden en alt kademedeki çalışanına kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekir. Eğitim öğretim faaliyetlerini sadece işin mutfağında bulunan öğretmenlerin üzerine yüklemek pek mantıklı görünmüyor. Mutfak çalışanlarının ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalı; moral ve motivasyonlarının üst seviyede tutulması gerekir.
BAŞARISIZLIK ABARTILMAMALI
Velilerimiz tatile giren çocuklarının küçük de olsa başarılarını ödüllendirmeli, karnelerindeki muhtemel olumsuzlukları abartmamalı, çocukların ebeveynlerine saygısını yitirmesine neden olacak davranışlardan uzak durmalı, özgüvenlerinin törpülenmesine neden olmamalıdır. Ders kitabı dışındaki roman, hikâye, şiir, deneme, inceleme, araştırma eserleri gibi kültür kitaplarının eğitimi destekleyici rolü bilinenden çok daha büyüktür. Bu sebeple velilerimiz öğrencileri tatil döneminde kitap okumaya yönlendirmeli, teşvik etmelidirler. En güzel karne hediyesi, dünyaca ünlü seçkin yazar ve düşünürlerimizden seçilmiş bir kitap setidir. 100 Temel Eser, bu manada olumlu bir seçmedir.