Polis noktasında alkol üflemesinde gargara şurubu kullanan vatandaş 203 promil alkol aldığını makine gösterdi. Şimdi ne olacak? Buna bir önlem alınamaz mı?
Kahramanmaraş 12 Şubat ilçesi Aliya İzzet Begoviç parkı civarı Ağcalı yolu kavşağındaki sürücülerin alkol kontrolünde ilginç ve bir o kadarda sürücüsünün mağdur olduğu bir olay yaşandı.
Mehmet Yaşar adlı vatandaş rahatsızlığı sebebiyle doktor tarafından verilen ağrılı boğaz ağrısı için gargara şurubunu içtikten hemen sonra aracıyla alkol kontrolü yapılan kavşakta alkol kontrolüne tabi tutuldu. Ölçüm sonucu Cihan 203 promil alkollü olduğunu gösterdi. Trafik polisleri ilgili vatandaşın ehliyetine el koydular. Sürücü Mehmet Yaşar’ı düz çizgi üzerinde yürüttüler ve alkollü bir emare ve davranış olmadığını anladılar. Fakat cihaz ölçümünde dolayı karakola ve sonra kan testi için hastaneye götürdüler. Kan testi temiz, yâni (O) sıfır alkolsüz çıkmıştır. Görevliler hayretler içindedir. Fakat cihaz ölçümü rapor edildiği için adliye sevk edileceğini ve ehliyetini mahkeme sonrası alabileceğini söylüyorlar.
KAN TESTİNDE ALKOLSÜZ, CİHAZDA 203 PROMİL ALKOLLÜ GÖRÜNÜYOR
Vatandaş Mehmet Yaşar ifadesinde “Ben hayatımda hiç alkol kullanmadım, evden çıkarken boğaz ağrım dolayısıyla doktorun reçete ile bir gargara yapılan sıvı bir ilacI kullanmak gerektiğini söyledi. Eczanelerde satılan izinli bir ilaç bu….” şeklinde ifadesine ve Yörükselim Devlet Hastanesi Acil doktorlarının kan testindeki sıfır alkolsüz raporuna rağmen Kahramanmaraş Adliyesine sevk ediliyor. Adliye görevlileri belirlenecek bir günde mahkeme edileceksin, ehliyetini ancak o zaman alabilirsiniz” demişler. Bu olayın beşinci gününde mağdur vatandaş Mehmet Yaşar ehliyeti olmayınca “her gün hastasını ve anaokuluna götürdüğü küçücük çocuğunu taşıyamadığını ve ağır bir hukuk mağduru olduğunu, görevlilerin görevini yaptığını, fakat ilaç olarak içtiğim boğaz tedavi edici gargara şurubunun kokusunun cihaza alkol olarak yansıması büyük bir kusurdur.” Diye ifade vermeme rağmen adliye sürecine tabi tutuldum. Kahramanmaraş adliyesine ne zaman çağrılacağım belli değil. Kimse net bir şey söylemiyor. Bu nasıl hukuk devleti? Ehliyetime el konunca çocuğum ve hastamı ilgili yerlere götüremiyorum. Resmi makamlar bu mağduriyetime çözüm bulsunlar.”