Orçan, hazırlık çalışmaları devam eden paketin yargı sistemini hızlandırmayı, dijital dönüşümü güçlendirmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı hedeflediğini söyledi.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen 12. Yargı Paketi'nin; boşanma davalarından tapu işlemlerine, nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleden noterlik sistemine kadar birçok alanda önemli değişiklikler içermesi bekleniyor.
Avukat Orçan, paketin özellikle aile hukuku, miras hukuku, komşuluk uyuşmazlıkları, elektronik yargılama uygulamaları ve dolandırıcılık suçlarıyla mücadele konularında dikkat çekici düzenlemeler barındırdığını ifade etti.
Orçan şunları kaydetti;
Yargı reformları, hukuk devletinin gelişimi açısından her zaman yakından takip edilen düzenlemeler olmuştur. Son dönemde kamuoyunun gündeminde yer alan 12. Yargı Paketi de bu açıdan önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir. Peki, bu paket gerçekten yargının sorunlarına çözüm üretebilecek mi?
ÖNCELİKLE 12. YARGI PAKETİ NEDİR ? İÇERİĞİ NELERDİR ? KISACA ANLATALIM
Adalet Bakanlığı, hukuk sisteminin değişen ihtiyaçlarına ve uygulamada ortaya çıkan sorunlara cevap verebilmek amacıyla çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışmaktadır. Henüz yasa tasarısının nihai şekli kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da yapılan açıklamalar, reform hazırlıklarının belirli alanlarda yoğunlaştığını göstermektedir. Mevcut değerlendirmeler ışığında, değişiklik yapılması beklenen başlıca konular şu şekilde sıralanmaktadır:
- İBAN Mağdurları
- Nitelikli Dolandırıcılık Davaları
- Tahkim Süreçleri
- Boşanma Davaları
- Miras ve Komşuluk Hukuku
- Tapu İşlemleri
- Noterlik
- İstinaf ve Temyiz
- Belirsiz Alacak Davaları
- Ortaklığın Giderilmesi Davası
- Suça Sürüklenen Çocuklar
- Covid-19 İnfaz Eşitsizliği
- Kutlamalarda Silah kullanımı
- Avukat Hakları
- E-Duruşma ve Elektronik Tebligat
- Hâkim-Savcı Terfi Sistemi
PEKİ DÜZENLEMELER NASIL OLACAK VE NELERİ KAPSAYACAK ?
Öncelikle boşanma, miras ve komşuluk hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözüm süreçlerinde kapsamlı bir yeniden yapılandırma öngörülmektedir. Aile bağlarını ve mülkiyet haklarını doğrudan etkileyen bu alanlarda, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların daha etkin, hızlı ve hakkaniyetli bir şekilde çözüme kavuşturulması hedeflenmektedir. Böylece hem bireylerin hak arama süreçlerinin kolaylaştırılması hem de toplumsal huzuru yakından ilgilendiren hukuki ihtilafların daha sağlıklı bir zeminde sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.
Öte yandan, dijitalleşmenin beraberinde getirdiği yeni suç türlerine karşı daha etkin bir mücadele yürütülmesi amacıyla IBAN üzerinden gerçekleştirilen usulsüz işlemler ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik yeni tedbirlerin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Teknolojinin sunduğu imkânların kötüye kullanılması sonucu artış gösteren mağduriyetlerin önüne geçilmesi, suçluların tespit edilmesinin kolaylaştırılması ve vatandaşların maddi kayıplara karşı daha güçlü bir şekilde korunması hedeflenmektedir.
Yargı hizmetlerinin çağın gereklerine uygun şekilde modernize edilmesi amacıyla dijital dönüşüm çalışmalarına da hız verilmektedir. E-duruşma, e-tebligat ve elektronik yargılama uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla birlikte, adalet hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve yargısal işlemlerin daha hızlı yürütülmesi hedeflenmektedir. Böylece teknoloji ile hukukun kesiştiği noktada daha etkin, şeffaf ve erişilebilir bir yargı sisteminin inşa edilmesi amaçlanmaktadır.
Mülkiyet hukukunu yakından ilgilendiren tapu işlemleri ile ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda da yeni bir dönemin kapıları aralanmaktadır. Yapılması planlanan düzenlemelerle, uzun ve karmaşık süreçlerin sadeleştirilmesi, işlemlerin daha hızlı sonuçlandırılması ve uygulamada karşılaşılan bürokratik engellerin azaltılması hedeflenmektedir. Böylece hem vatandaşların mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerini daha kolay yürütebilmesi hem de ortaklığın giderilmesi davalarının daha etkin ve pratik bir şekilde sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.
Avukat hakları ve terfi sisteminde de değişiklilkler yapılarak iyileştirilmeler yapılması bekleniyor.
PEKİ 12. YARGI PAKETİNİN OLASI MADDELERİ NELERDİR ?
Nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılama süreçlerinde de önemli bir değişiklik öngörülmektedir. Yapılması planlanan düzenlemeyle, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi kapsamında değerlendirilen nitelikli dolandırıcılık davalarının, mevcut uygulamada görevli olan Ağır Ceza Mahkemelerinden alınarak Asliye Ceza Mahkemelerine devredilmesi amaçlanmaktadır. Bu değişiklikle yargılama süreçlerinin daha etkin yürütülmesi ve mahkemelerin iş yükünün dengelenmesi hedeflenirken, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve görülmekte olan davaların ise mevcut görevli mahkemelerde görülmeye devam etmesi öngörülmektedir.
- Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözüme kavuşturulabilmesi amacıyla çekişmeli boşanma davalarında “iki aşamalı yargılama” modelinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda, evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin boşanma kararı ile çocuğun üstün yararını ilgilendiren velayet hususunun davanın ilk aşamasında değerlendirilerek mümkün olan en kısa sürede karara bağlanması ve kesinleştirilmesi öngörülmektedir. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımına ilişkin uyuşmazlıklar ise ayrı bir yargılama sürecinde ele alınmaya devam edecektir. Böylece tarafların yıllarca süren davalar nedeniyle hukuki belirsizlik içinde kalmasının önüne geçilmesi ve aile hukukundaki yargı süreçlerinin daha etkin işlemesi amaçlanmaktadır.
- Yüksek ekonomik değere sahip taşınmaz devirlerinde ortaya çıkabilecek hukuki risklerin ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçilmesi amacıyla tapu işlemlerine yönelik yeni bir güvence mekanizması öngörülmektedir. Buna göre, değeri 30 milyon TL’yi aşan taşınmaz alım satım işlemlerinde hem alıcı hem de satıcının bir avukat aracılığıyla temsil edilmesi veya işlem sırasında avukat bulundurulması zorunlu hale getirilecektir. Bu düzenleme ile tarafların hak ve yükümlülükleri konusunda daha bilinçli hareket etmelerinin sağlanması, olası mağduriyetlerin azaltılması ve yüksek meblağlı tapu işlemlerinde hukuki güvenliğin güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Yargı sisteminin iş yükünü azaltmaya ve daha hızlı işleyen bir adalet mekanizması oluşturmaya yönelik bir diğer önemli düzenleme ise noterlik kurumunun güçlendirilmesine ilişkindir. Bu kapsamda, ihtilaf barındırmayan ve çekişmesiz yargı niteliği taşıyan bazı işlemlerin yargı organlarının görev alanından çıkarılarak noterliklere devredilmesi öngörülmektedir. Böylece mahkemelerin yalnızca uyuşmazlık içeren davalara yoğunlaşması hedeflenmektedir.
Ayrıca “Noter Yardımcılığı” adıyla yeni bir kurumsal yapı oluşturulması planlanmaktadır. Bu sistem sayesinde noterlikler, belirli işlemleri daha etkin biçimde yürütecek; mahkemeler ve savcılıklar ise ihtiyaç duydukları belgeleri doğrudan noterliklerden temin edebilecektir. Söz konusu düzenlemeyle hem yargı süreçlerinin hızlandırılması hem de kamu kurumları arasında daha güçlü bir iş birliği mekanizmasının kurulması amaçlanmaktadır.
Yargılamaların daha kısa sürede kesinleşmesini sağlamak amacıyla “atlamalı temyiz” modelinin hayata geçirilmesi de gündeme alınmaktadır. Bu modele göre, hukuki ihtilafın sınırlı olduğu ve niteliği gereği doğrudan yüksek yargı denetimine uygun görülen bazı dosya türlerinde istinaf aşaması devre dışı bırakılarak doğrudan temyiz yoluna başvurulabilecektir. Böylece belirli uyuşmazlıklarda yargı sürecinin daha hızlı sonuçlanması ve Yargıtay tarafından doğrudan hukuki denetim yapılması mümkün hale gelecektir. Bu düzenleme ile hem yargılamaların gereksiz şekilde uzamasının önüne geçilmesi hem de içtihat birliğinin daha etkin biçimde sağlanması hedeflenmektedir.
Usul hukukuna ilişkin düzenlemeler kapsamında, dava süreçlerini daha sade ve öngörülebilir hale getirmeye yönelik önemli değişiklikler de planlanmaktadır. Bu çerçevede, mevcut uygulamada yer alan belirsiz alacak davası kurumunun kaldırılarak, yerine kısmi davalarda zamanaşımının kesilmesine imkân tanıyan yeni bir sistemin getirilmesi öngörülmektedir. Böylece tarafların hak kaybına uğramadan taleplerini daha esnek bir şekilde ileri sürebilmeleri hedeflenmektedir.
Öte yandan, bekletici mesele kararı verilen dosyalarda yargılamanın usul ekonomisi gözetilerek daha farklı bir yöntem benimsenmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu dosyalarda duruşma yapılmasına son verilerek sürecin daha çok yazılı yargılama üzerinden yürütülmesi amaçlanmaktadır. Bu düzenlemelerle birlikte yargılamaların hızlandırılması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması hedeflenmektedir.
Mülkiyet uyuşmazlıklarının önemli başlıklarından biri olan ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) süreçlerinde de yeni bir düzenleme öngörülmektedir. Bu kapsamda, ortaklığın sona erdirilmesine yönelik satış işlemlerinde ilk aşamada taşınmazın rayiç bedeli esas alınarak satışın yalnızca hissedarlar arasında gerçekleştirilmesi kuralının getirilmesi planlanmaktadır. Böylece, ortak mülkiyete konu taşınmazların öncelikle paydaşlar arasında değerlendirilmesi sağlanarak dış alıcılara geçişin ikinci aşamaya bırakılması hedeflenmektedir. Bu düzenlemeyle hem mülkiyet hakkının korunması hem de satış sürecinde daha adil ve dengeli bir uygulamanın tesis edilmesi amaçlanmaktadır.
Çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde de uluslararası standartlarla uyumun güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda, “suça sürüklenen çocuk” tanımının Avrupa standartları dikkate alınarak yeniden ele alınması planlanmaktadır. Yapılması öngörülen değişikliklerle birlikte, hem çocuğun korunması hem de toplum güvenliğinin sağlanması arasında daha dengeli bir yaklaşım benimsenmesi amaçlanmaktadır.
Öte yandan, suça sürüklenen çocukların işledikleri bazı ağır suçlar bakımından yaptırım politikalarının da gözden geçirilmesi gündemdedir. Bu doğrultuda, belirli suç tiplerinde ceza oranlarının artırılmasına yönelik değerlendirmeler yapılmaktadır. Söz konusu düzenlemelerle birlikte, çocukların yeniden topluma kazandırılması hedefi korunurken, ağır suçların önlenmesine yönelik caydırıcılığın da güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
COVID-19 sürecinde infaz rejiminde yapılan düzenlemelerin yol açtığı eşitsizliklerin giderilmesine yönelik yeni bir adım atılması planlanmaktadır. Bu kapsamda, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ancak yargılamalarının henüz kesinleşmemesi nedeniyle erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma imkânından yararlanamayan hükümlüler bakımından ortaya çıkan farklı uygulamaların düzeltilmesi hedeflenmektedir.
Söz konusu düzenleme ile benzer hukuki durumda bulunan kişiler arasında oluşan eşitsizliğin ortadan kaldırılması, infaz sisteminde adalet ve ölçülülük ilkesinin daha tutarlı bir şekilde uygulanması amaçlanmaktadır. Böylece hem infaz hukukunda yeknesaklığın sağlanması hem de uygulamada doğan adaletsizlik algısının giderilmesi hedeflenmektedir.
Avukatların mesleki faaliyetlerini daha etkin ve hızlı bir şekilde yürütebilmeleri amacıyla, bilgi ve belgelere erişim süreçlerinin dijital altyapı üzerinden güçlendirilmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda, avukatların dava dosyalarına ve ilgili resmi belgelere elektronik ortamdan daha kolay, hızlı ve güvenli şekilde ulaşabilmelerini sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilecektir.
Söz konusu adımlarla birlikte, yargı süreçlerinde zaman kaybının azaltılması, bürokratik işlemlerin hafifletilmesi ve savunma hakkının daha etkin kullanılmasının sağlanması hedeflenmektedir. Böylece avukatların adalet sistemindeki rolünün güçlendirilmesi ve yargısal süreçlerin daha erişilebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanmaktadır.
Yargı süreçlerinin daha hızlı, güvenilir ve erişilebilir hale getirilmesi amacıyla dijital yargılama araçlarının kapsamının genişletilmesi planlanmaktadır. Bu çerçevede, usulsüz tebligatların önüne geçilmesini sağlamak ve bildirim süreçlerini daha şeffaf bir yapıya kavuşturmak için elektronik tebligat sisteminin daha yaygın ve etkin kullanılması hedeflenmektedir.
Öte yandan, yargılamalara katılımın fizikî sınırlara bağlı kalmaksızın sürdürülebilmesi amacıyla e-duruşma uygulamasının da kapsamının genişletilmesi öngörülmektedir. Bu sistem sayesinde taraflar ve tanıkların ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara uzaktan katılımı mümkün olacak, böylece hem zaman kaybının azaltılması hem de yargılamaların daha verimli yürütülmesi sağlanacaktır. Tüm bu düzenlemelerle birlikte adalet hizmetlerinde hız, güvenlik ve erişilebilirlik dengesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Yargı teşkilatının işleyişine ve meslek içi değerlendirme sistemine ilişkin yeni düzenlemeler de gündeme alınmaktadır. Bu kapsamda, hâkim ve savcıların mesleki terfi süreçlerinde daha objektif ve ölçülebilir kriterlerin esas alınması hedeflenmektedir. Yapılması planlanan düzenlemeyle, Yargıtay tarafından verilen onama kararlarının, terfi değerlendirmelerinde dikkate alınan önemli bir objektif ölçüt haline getirilmesi öngörülmektedir. Böylece mesleki performansın daha somut verilere dayandırılması amaçlanmaktadır.
Öte yandan, ekonomik ve ticari uyuşmazlıkların çözümünde daha etkin bir yapı oluşturmak amacıyla iflas dairelerinin yetki alanlarının yeniden düzenlenmesi de planlanmaktadır. Bu doğrultuda, iş yükünün dengelenmesi ve iflas süreçlerinin daha hızlı, verimli ve tutarlı bir şekilde yürütülmesi hedeflenmektedir. Söz konusu değişikliklerle birlikte yargı sisteminde hem kurumsal verimliliğin artırılması hem de karar süreçlerinde yeknesaklığın güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
- Yargı Paketinde Af Var Mı?
Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen beklentilere rağmen, 12. Yargı Paketi kapsamında herhangi bir af düzenlemesinin yer almadığı açıkça belirtilmektedir. Adalet Bakanlığı kaynakları ve yapılan resmi açıklamalar doğrultusunda, söz konusu düzenlemelerin bir genel af ya da ceza indirimi niteliği taşımadığı vurgulanmaktadır.
Bu çerçevede paket, ceza infaz sisteminde yapısal iyileştirmeler ve yargı süreçlerinin etkinliğini artırmaya yönelik teknik düzenlemeler içermekte olup, affa ilişkin bir hüküm veya plan içermemektedir. Dolayısıyla beklentilerin aksine, düzenlemenin odağı ceza affı değil, yargı sisteminin işleyişini güçlendirmeye yönelik reform niteliğindeki değişikliklerdir.
12.YARGI PAKETİ NE ZAMAN ÇIKACAK ?
Çalışmaları devam eden Yargı Paketi’nin ne zaman çıkacağı henüz belirli değildir. Yasa taslağının teknik hazırlıkları tamamlandığında oylama için TBMM’ye sunulacaktır. Tasarının Haziran 2026 sonrası yürürlüğe girmesi beklenmektedir.
12. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelen düzenlemeler, yargı sisteminin daha hızlı, etkin, erişilebilir ve teknolojik gelişmelere uyumlu hale getirilmesini amaçlamaktadır. Boşanma davalarından tapu işlemlerine, nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleden dijital yargılama uygulamalarına kadar birçok farklı alanda öngörülen değişiklikler, hem vatandaşların hak arama süreçlerini kolaylaştırmayı hem de mahkemelerin iş yükünü azaltmayı hedeflemektedir.
Özellikle e-duruşma, elektronik tebligat, noterlik kurumunun güçlendirilmesi ve bazı yargısal süreçlerin sadeleştirilmesine yönelik düzenlemeler, adalet hizmetlerinin daha hızlı sunulmasına katkı sağlayabilecek niteliktedir. Bununla birlikte, çocuk adalet sistemi, infaz uygulamaları ve avukat haklarına ilişkin planlanan değişiklikler de hukuk sisteminin daha adil ve dengeli işlemesine yönelik önemli adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Ancak paketin nihai içeriği ve düzenlemelerin uygulamadaki etkileri, yasa teklifinin TBMM’de görüşülmesi ve yürürlüğe girmesinin ardından daha net ortaya çıkacaktır. Bu nedenle 12. Yargı Paketi, yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretme potansiyeli açısından değil, aynı zamanda Türk yargı sisteminin gelecekteki yönünü belirlemesi bakımından da yakından takip edilmesi gereken önemli bir reform çalışması olarak karşımıza çıkmaktadır.