Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Peki Metin Akpınar – Duygu Nebioğlu Olayı Nedir? İşte tüm detaylar...
OLAYIN GEÇMİŞİ
Metin Akpınar’ın 1980’li yıllarda Suphiye Orancı ile yaşadığı evlilik dışı ilişkiden ikiz kız çocuklarının dünyaya geldiği ortaya çıkmıştı. Açılan babalık davası sonucunda mahkeme, Duygu Nebioğlu’nun Akpınar’ın biyolojik kızı olduğunu hükmen tescillemişti.
Babalık kararının kesinleşmesinin ardından Nebioğlu, bu kez “babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği” gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı.
6 MİLYON TL MANEVİ TAZMİNAT KARARI
Antalya Aile Mahkemesi’nde görülen davada karar çıktı. Mahkeme, Duygu Nebioğlu lehine 6 milyon TL manevi tazminata hükmetti. Kararın istinaf yolunun açık olduğu belirtildi.
Nebioğlu karar sonrası yaptığı açıklamada, çocukluk döneminde yaşadığı travmalar ve duygusal yıkım nedeniyle bu davayı açtığını belirterek, verilen kararın “emsal niteliğinde” olduğunu ifade etti.
AVUKATINDAN AÇIKLAMA
Nebioğlu’nun avukatı Ahmet Furkan Uludağ, daha önce babalık davasını kazandıklarını hatırlatarak, bu kez müvekkilinin yaşadığı manevi zararın karşılanması için dava açtıklarını söyledi. Mahkemenin talepleri doğrultusunda 6 milyon TL tazminata hükmettiğini belirtti.
UĞUR DÜNDAR İDDİASI VE DNA SÜRECİ
Dava sürecinde kamuoyuna yansıyan bir diğer konu ise Nebioğlu’nun ablasıyla ilgili iddialar oldu. Nebioğlu, ablasının babasının ünlü bir gazeteci olduğunu öne sürmüştü. Bunun üzerine açılan davada gazeteci Uğur Dündar hakkında DNA testi yapılmasına karar verildi.
Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda, Uğur Dündar’ın biyolojik baba olmadığı raporlandı. Dündar da yaptığı açıklamada, DNA sonucuyla birlikte konunun kendisi açısından kapandığını duyurdu.
SÜREÇ NASIL DEVAM EDECEK?
Antalya Aile Mahkemesi’nin verdiği 6 milyon TL’lik manevi tazminat kararına karşı itiraz yolu açık bulunuyor. Dosyanın üst mahkemeye taşınıp taşınmayacağı önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
Kamuoyunda “Metin Akpınar neden 6 milyon TL ödeyecek?” sorusunun yanıtı ise mahkemenin, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği ve bunun manevi zarara yol açtığı yönündeki değerlendirmesine dayanıyor.