Bilindiği gibi; Kahramanmaraş Toprak Koruma Kurulu’nun (TKK) 2 Aralık’taki toplantısında KİPAŞ Holding Yönetim Kurulu Başkanı işadamı M. Hanefi Öksüz’ün Kılılı Belediyesi’ne yaptığı ve Osmaniye karayolunun iki tarafında yer alan toplam 800 dönümlük birinci sınıf tarım arazisinin vasfının değiştirilerek ticari alan şeklinde imara açılması yönündeki talebini 3’e karşı 6 oyla ‘red’ etmesinin yankıları devam ediyor.
Kurul’un bu önemli kararı hakkındaki haber ve yazıların basın-yayın organlarında yayımlanması ile Kahramanmaraş kamuoyu da konudan haberdar oldu. Kamuoyunun bir bölümü alınan kararı Kahramanmaraş ve geleceğin ‘stratejik sektörü’ olarak nitelendirilen tarım açısından ‘olumlu’ bulurken, işadamı Öksüz kanadı ile iş dünyası temsilcileri ise doğal olarak karara büyük tepki göstermeyi sürdürüyor.
KASİAD Başkanı Kurtul, derneğin resmi internet sitesinde yayımlanan makalesinde aynen şunları kaydetti:
Bir Kez Daha Göz Atalım
Kahramanmaraş’taki ve ülkemizdeki insanlara baktığımız zaman; hepsinin kıpır kıpır, yerinde devinen, kabuğunu kırmış insanlar olarak gözlüyoruz. Rutin, monoton genç işadamlarımıza rastlamak, hazır lopçu kişiler görmek mümkün değil… Bundan 30-40 yıl öncesinin iş adamlarını göremezsiniz. Gelenekçi, yerinde sayan insana artık rastlamak mümkün değil. İnsanımız ufkunu aşmıştır. “Türke müsbet bir şey veriniz. Reddetmesine imkan yoktur.” sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir. Belli bir deneyimden, birikimden sonra söylenmiştir.
Eğitim düzeyi yücelen, sosyoekonomik durumu iyileşen, dünya ile entekre olan işadamlarımız yeni ufuklara yelken açmak durumundalar. “İnsanlar beslenmek ve örtünmek zorundadır.” İngiliz atasözünde olduğu gibi insanımız giyinmek değil, örtünmek gerçeğinden hareketle tekstile yöneldi. Bunda da oldukça başarılı oldu. Spesiyal mallar üretmeye başladı. Bunda da başarılı oldu. Globalleşen dünyamızda; ucuz emek, ucuz enerjiyle karşımıza dev gibi Çin ve Hindistan gibi muarızlar çıktı. Günümüz koşullarında ucuz emek, ucuz enerji temin etmek hayli zorlaştı. O nedenle de Türk miletinin yaratıcı muhayyilesi kendini ortaya koydu. Yeni iş kolları yeni yatırımlar gündeme gelmeye başladı. Bu yeni iş kolları; katma değer, istihdam demekti. Yaratılan ekonomik döngü; iyi eğitim, iyi sağlık, iyi ulaşım, hakça paylaşım, sosyoekonomik kalkınma demekti. İnsanımızın standartları iyileşiyordu. Ancak bir handikapımız vardı.
Devletçi ekonominin geleneklerinden bir türlü kurtulamıyoruz. Birçok konuda brokrasiyi aşamıyoruz. Özal’la başlayan serbest piyasa ekonomisi hâlâ evrimini tamamlayıp bütün gerekleriyle çalıştırılamıyor. Mevzuat, kurallar müteşebbisimizin elini kolunu bağlıyor. Brokratlarımız dünyayı algılamada zorlanıyor. Söylemeye dilim varmıyor. Ama, devletçi zihniyetle büyüyen ekonomilere kıskançlıkla bakıyor. Oysa bütün iyileşmeler, büyümeler bu ülkenin müreffeh yaşamasına yöneliktir.
Şu an Kahramanmaraş, yatırım alanları darboğazında yaşamaktadır. Başka iller 2., 3. organize alanlarını inşa ederken biz hala arayış içindeyiz. Tomsuklu mu, Türkoğlu mu olsun? Sorununu aşamadık. Tomsuklu’yu İşadamlarımız güvenlik açısından onaylamıyor. Türkoğlu ise bu işte çok hevesli gözüküyor. Zamanla yarışan işadamlarımızın beklemeye tahammülleri yok.
Yapılan bir dizi yatırımlarla Kılılı beldemiz zaten organize sanayi bölgesi görünümüne kavuşmuş. Kendi içinde organize olan bir gurup işadamımız kendi mülkleri, verimsiz, cimiz 900 dönüm alanda yatırım yapmak düşüncesi ile harekete geçmiş bulunuyor. Takriben bu yatırımla 1000 kişiye istihdam alanı yaratılacak ve 400 milyon dolarlık yatırım söz konusu.
İnsan düşündükçe ikinci bir kağıt fabrikası kurmayı düşünen Hanefi Öksüz’e, Mem Tekstil yönetim kurulu başkanı Kemal Karaküçük’e saygı duyuyor. Kemal Karaküçük beyin kuracağı denim tesisi proje olarak emsallerinin üstünde olacak. Ülke ekonomisine katkı düşündükçe bu insanlar birer olay kahramanları olarak gözümüzde büyüyor.
Ancak bu devasa yatırımların gözden kaçan bir nedenle akim kalmış olması insanın içini burkuyor. Dededen, babadan, tarımla uğraşan, sadık yarimiz, toprağı ve tarım toprağının az-çok özelliklerini bildiğimi sanıyorum. Mümbit, bitek, verimli arazi tabii ki önemli. Bu topraklar jeolojik olarak milyonlarca yıllarda oluşmakta. Bir hiç uğruna onu heba etmeye kimsenin gönlü razı olmaz. Toprak Kurulumuzun birbirinden seçkin üyeleri bu söz konusu mekanda bu yatırımların olamayacağı kararını vermişler. Mutlaka kendilerince bilimsel gerçeklere dayanarak bu yargıya varmışlardır. Sonsuz saygı duyuyoruz. Tarımla da uğraşan kişi olarak; dönüm başına 300 kg geçmeyecek buğday alacağınız tarım alanının rantabıl olmayacağı gerçeği de ortadadır. KASİAD olarak, basın yoluyla, ilgililerin bu konuya dikkatini bir kez daha çekmek istedim. Haddimi aşmak istemem. Toprak Kurulumuz konuyu bir kez daha gündemine taşırda incelemede bulunursa müteşekkir kalacağım.
Kazanan ülkemizin ekonomisi, insanı olacaktır. Yöre insanı kalkınacak yaşam standartları yükselecektir. Eğer sahip çıkılmazsa bu yatırımlar yana yakıla davetiyeler çıkaran diğer illere kayacaktır. Bölgecilik olarak algılanmasın, o yöre insanının bu yatırımlara istihdam açısından çok ihtiyacı var. KASİAD olarak dileğimiz Toprak Kurulumuzun bu konuyu bir kez daha gündemine almasıdır” diye görüşlerini yansıttı.