Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Patoloji Uzmanı Rana Çitil,2010 yılında hastane laboratuarımıza gönderilen 5293 materyal içerisinden tümör tanısı konan olgulara dikkatli bakıldığında ilimizde cilt, tiroid, prostat, meme ve mide kanserlerinin ilk sırayı aldığını görüldüğünü belirterek tümörlerdin biri olan meme kanserinin patolojik yaklaşım ilgi şunları söyledi; “ Memede süt bezleri ile burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Dünyada kadınlarda en çok görülen kanser türüdür.Kansere bağlı ölümlerde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır ve kadınlarda kansere bağlı ölümlerin % 17’sinden sorumludur.Çocukluk dönemi hariç herhangi bir yaş döneminde görülse de, bazı ailesel olgular dışında 25 yaşın altında nadiren görülür.Görülme oranı yaş ile birlikte artış gösterir.Sol memede sağa göre biraz daha sık görülür.Kanserlerin % 50’si ise, meme başı merkezde olacak şekilde memeyi dört kadrana bölecek olursak, koltuk altına yakın olan üst dış kadran dediğimiz alanda görülmektedir. % 20’si ise meme başına yakın alanlarda izlenmektedir.Günümüzde meme kanseri oluşumu, tanı yöntemleri ve tedavi şekli açısından bir çok çalışma yapılmıştır.Tanıda klinik, görüntüleme yöntemleri ve patolojik yaklaşımların birlikte değerlendirilmesi gerekir.Burada patolojik olarak meme kanseri tanısında izlediğimiz yolları kısaca anlatmak istiyorum.
BİYAPSİ YAPILMASI GEREK
Çitil açıklamasını şöyle sürdürdü; “ Olgunun değerlendirilmesinde fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve arkasından biyopsi yapılması esastır.Herhangi bir yolla tümörlü dokudan alınan örneğe ‘biyopsi’ denir.Biyopsi 3 yolla elde edilir:
1.İnce iğne aspirasyon sitolojisi
2.Kor iğne biyopsisi
3. İnsizyonel yada eksizyonel açık biyopsi
İnce iğne aspirasyon sitolojisi: Tümörlü alandan iğne yardımı alınan sıvı örneğinin mikroskopta incelenmesine dayanan ve oldukça etkili bir yöntemdir.Bu sıvı ‘lam’ adını verdiğimiz küçük camlar üzerine yayılarak çeşitli boyalarla boyanmaktadır.Bu boyalar lam üzerine düşen hücrelerin detayını daha iyi anlamamızı sağlayarak tanıya yardımcı olmaktadır.
2.Kor iğne biyopsisi:Daha çok true-cutt biyopsi kullanılmaktadır.Bu yöntemle dokudan bir iğne yardımı ile küçük bir örnek alınmaktadır.Alınan örnek mikroskopta incelenerek tümörün tipi hakkında bilgi edinmemizi sağlamaktadır.
3.İnsizyonel yada eksizyonel açık biyopsi:Histolojik inceleme için kitlenin bir kısmı (insizyonel biyopsi) veya tamamının (eksizyonel biyopsi) çıkarılmasıdır.Diğer iki yönteme göre daha doğru sonuç vermektedir.Burada tanı, tedavi ve tümörün gidişatını yönlendirmeye yönelik bir çok faktörü değerlendirmeye yarayan özellikler de incelenir. Aynı zamanda çeşitli özel boyamalar da uygulanabilir.
Asıl detaylı incelemeyi tedavi amacıyla memenin ve koltuk altı lenf nodlarının çıkarıldığı ameliyat materyalinde yapmaktayız. Burada ameliyat sonrasındaki radyoterapi ve kemoterapiyi yönlendirecek, aynı zamanda tümörün gidişatı ile ilgili fikir edinmemizi sağlayacak bulguları inceler ve patoloji raporumuzda belirtiriz.Bu özelliklerden kısaca bahsedecek olursak:
-Tümörün sayısı
-Tümörün tipi
-Tümörün çapı
-Tümörün derecesi
-Koltuk altındaki tutulan lenf bezi sayısı ve çevre yumuşak dokuya yayılımı
-Tutulan damar sayısı
- Meme başına ve meme cildine yayılımı
-Memenin göğüs duvarı cerrahi sınırına yayılımı
-Memenin diğer alanlarına yayılımı
-Tümör içerisindeki çoğalan hücrelerin oranı
-Tümör hücrelerinin hormonal reseptörlerinin oranı gibi birçok kriteri sayabiliriz.Bu kriterlerden başka patolojik olarak birçok özelliği daha inceleyerek raporumuzda belirtiriz.
Tümörün memedeki yerleşim yeri tümörün lenf damarları ile yayılma alanları ile ilgili , kan damarını tutması ise kan damarı ile yayılabileceği ile ilgili bilgi vermektedir.” Dedi.
Uzm.Dr.Rana İSAK ÇİTİL son olarak şunları söyledi; Patolojik incelemelerle ilgili bu kısa bilgilerden sonra meme kanseri tanı ve tedavisini birlikte yürüten genel cerrahi, radyoloji, patoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi ve medikal onkoloji gibi bölümlerin yanı sıra hastanemizde hizmet veren KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) merkezinden bahsetmek istiyorum.Bu merkezde meme kanseri taraması için 50 - 69 yaş aralığındaki kadınlar iki yılda bir mamografi filmi çekilerek ve hekim tarafından muayene edilerek taranmaktadır.Aynı zamanda memede herhangi bir şikayeti bulunan hastalara da yardımcı olunmaktadır.Tarama kapsamında yürütülen hizmetlerin tamamı ücretsizdir.
Unutmayalım ki; kendi kendine muayene ve tarama programları ile meme kanserini erkenden yakalamak mümkündür.
KADINLARDA % 99 ORANINDA GÖRÜLÜYOR
%99 oranında kadınlarda %1 oranında ise erkeklerde görülen bir hastalık türü olan meme kanseri oldukça yaygın bir hastalıktır. Öyle ki günümüzde her on kadından bir tanesi meme kanseri olmaktadır. Meme kanseri hastalığının erken teşhis edilmesi hastalığı yenmek adına büyük önem taşır. Meme Kanserinin Nedenleri ni bir önceki yazımızda anlatmıştık. Meme kanseri belirtilerini ise şu şekilde sıralamak mümkün; Göğüs bölgesinde ele gelecek kadar hissedilebilen kitleler oluşması. (bazen ağrı veren cinsten olurken bazen zararsız gibi görünebilir) – Koltuk altı bölgesinde yağlı bezeler oluşması, – Meme uçlarının çatlaması, yaralı bir görünüm alması, – Göğüs uçlarından kan yada renkli akıntı gelmesi, – Göğüs bölgesinin portakal kabuğu rengine bürünmesi ve cildin diğer bölgelerden farklı bir renk alması, Memelerde çukurlaşma veya şişkinlik oluşması, – Göğsün üst kısımlarında yaralar meydana gelmesi Yukarıda saydığımız durumlar meme kanserinin belirtileri olup, görülmesi dahilinde doktor muayenesinden geçmek son derece önemlidir.