(Maraşgündem Özel Haber-Ömer Kebeli) Türkiye genelinde diri fay sayısının 485’ten 700’e yükseltilmesinin ardından açıklama yapan Demirtaş, özellikle Kahramanmaraş’taki bazı fay tanımlamalarının bilimsel verilerle örtüşmediğini savundu.
“Kahramanmaraş Kent Merkezindeki Kırmızı Çizgiler Fay Değil”
Demirtaş, Güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası-2026’da Kahramanmaraş kent merkezinden geçen ve “Holosen Fayı” olarak gösterilen kırmızı renkli yapıların fay hattı olmadığını öne sürdü. Bu yapıların gerçekte akarsu sekileri (taraça diklikleri) olduğunu belirten Demirtaş, söz konusu alanlarda Holosen döneme ait tek bir büyük deprem kaydının bulunmadığını ifade etti.
“Ahırdağı Eteğindeki Yapı Deprem Üretmiyor”
Açıklamada, Ahırdağı eteğinden geçen ve haritada mor renkle gösterilen yapının ise Kuvaterner öncesi oluşmuş bir bindirme fayı olduğu, günümüzde deprem üretme özelliği taşımadığı belirtildi.
Aktif Olmayan Fayların Haritalarda Yer Aldığını Savundu
Ramazan Demirtaş, güncellenen haritada Kahramanmaraş Fay Zonu benzeri bazı yapıların aktif fay olarak gösterildiğini ancak bunların gerçekte aktif olmadığını ileri sürdü. Demirtaş’a göre, Türkiye’de bazı bölgelerde deprem üretmeyen veya varlığı tartışmalı yapıların diri fay olarak değerlendirilmesi, deprem tehlikesinin doğru analiz edilmesini zorlaştırıyor.
Malatya-Ovacık ve Orta Anadolu Fay Zonları İçin Dikkat Çeken İddia
Demirtaş’ın değerlendirmelerine göre, Malatya-Ovacık Fay Zonu yaklaşık 3,5 milyon yıl önce aktivitesini kaybetti. Benzer şekilde Orta Anadolu Fay Zonu içerisinde yer alan Ecemiş, Erciyes, Erkilet ve Deliler faylarının da 2,6 milyon ila 700 bin yıl öncesine kadar deprem ürettiği, ancak son 700 bin yıldır büyük deprem oluşturmadığı ifade edildi.
“Savrun Fayı Yok”
Demirtaş, açıklamasında kamuoyunda sıkça gündeme gelen Savrun Fayı’nın da gerçekte bulunmadığını savundu. Ayrıca Büyük Menderes Sıyrılma Fay Zonu, Gediz Sıyrılma Fay Zonu ve Edremit Kenar Fay Zonu’nun da deprem üreten aktif faylar olmadığını belirtti.
Balıkesir Fay Zonu Tartışması
Balıkesir Fay Zonu’nun aktif olduğuna dair büyük bir deprem kaydının bulunmadığını ifade eden Demirtaş, bu tür bölgelerin aktif fay olarak değerlendirilmesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Yanlış Kaynak Zonları Risk Hesaplarını Etkiler”
Deprem tehlikesi ve risk analizlerinin doğru yapılabilmesi için kaynak zonlarının bilimsel verilerle belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, “Kaynak zonları doğru değilse deprem tehlikesi ve riski de doğru belirlenemez. Yanlışta ısrar etmek fayların gerçek deprem tehlikesini değiştirmez” değerlendirmesinde bulundu.
Kahramanmaraş Fay Zonu İçin Paleosismolojik Çalışma
Demirtaş, kendisi ve Ocakoğlu tarafından 2024 yılında yürütülen paleosismolojik çalışmalara da dikkat çekerek, Kahramanmaraş kent merkezinden geçen ve Holosen fayı olarak haritalanan yapının aslında fay değil, akarsu taraçalarından oluştuğunun bilimsel olarak belgelendiğini ileri sürdü.
Deprem bilim dünyasında tartışma yaratması beklenen bu değerlendirmeler, güncellenen diri fay haritası ve deprem tehlike analizleri konusundaki bilimsel tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.