Yapılan açıklamada, sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla süreci suistimal ettiği tespit edilen binlerce kişinin vatandaşlık kararlarının iptal edildiği veya geri alındığı bildirildi.
Usulsüz Ekspertiz Raporlarına Geçit Verilmedi
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ortak incelemeler sonucunda çarpıcı veriler paylaşıldı. Sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık elde etmeye çalışan 1.150 yatırımcının uygunluk belgesinin iptal edildiği, aile fertleriyle birlikte toplam 5.391 kişinin vatandaşlık kararının geçersiz kılındığı belirtildi.
Ayrıca vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı olduğu belirlenen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 743 kişinin vatandaşlık kararı da geri alındı. Böylelikle toplamda 1.413 yatırımcı ve aile bireyleri dahil olmak üzere 6.134 kişinin vatandaşlık hakkı iptal edilmiş oldu.
11 Şubat 2026 Sonrası Denetimler Sıklaştırıldı
11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yürütülen işlemlere de değinilen açıklamada; yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1.393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle de 7 kişinin vatandaşlığının geri alındığı ifade edildi.
İstanbul’daki Soruşturmada Muvazaalı Satışlar Tespit Edildi
21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz vatandaşlık kazandığı belirlenen aile fertleriyle birlikte 1.070 kişi ile süreci devam eden 11 kişi tespit edildi. Yapılan incelemelerde bu kişilerin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin ise aile ferdi olduğu anlaşıldı.
Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1'i hakkında geri alma, 3'ü hakkında ret işlemi uygulandığı, 7 kişinin ise henüz resmi başvuruda bulunmadığı aktarıldı.
"Bakanlık Personelinde Zafiyet Yok, Belgelerde Sahtecilik Yapılmış"
Açıklamanın sonunda, soruşturmaya konu olan hususların başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimlerinden ibaret olduğu vurgulandı. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmalinin bulunmadığını altını çizen İçişleri Bakanlığı, suç teşkil eden tüm usulsüzlüklerin adli makamlara intikal ettirildiğini bildirdi.