Meliha Küçükönder’in konuğu olarak katıldığı programda Kahramanmaraş’ın aile yapısına ilişkin gözlemlerini ve mahkemelerde meydana gelen boşanma davlarını değerlendiren Kahramanmaraş Baro Üyesi Avukat Ahmet Kahraman son bir yılda bin kişinin boşandığını ifade etti. Evliklerde yaşanan sıkıntıları masaya yatıran Kahraman, boşanmalardan önce çiftlerin tekrar tekrar düşünmesi gerektiğini vurguladı. Birçok nedenden dolayı geçinemeyen çiftlerin mahkemeye başvurduğunu ve bu nedenlerin en başında ekonomik sıkıntıların olduğunu ifade eden Kahraman, ayrılıklarda şiddetli geçimsizliğin ikinci sırada yer aldığını vurguladı. “Eşimdir döverde, severde, nasıl olsa kocam hep dövmez,” tarzındaki düşüncelere sahip olan kadınların kentimizde çoğunlukta olduğunu anlatan Kahraman, “bazen öyle boşanma sebepleri oluyor ki insanlar şaşırabiliyor. Mesela kadın balkonu yıka demiş kocasına; erkekte gurur ettiği için yıkamamış ve boşanıyorlar.” diyen Kahraman, boşanmadan önce çiftlerin çocuklarını düşünmesi gerektiğini anlattı.
Anne veya baba kötülenmemeli
Boşanmalar sonrası çiftlerden çok ailelerin birbirini kötülediğini, ağır ifadelerde bulunduğunu söyleyen Avukat Kahraman, “çiftler boşanabilir; ama boşandıktan sonrada çocuğa ‘senin baban şöyle, senin annen şöyle’ gibi ifadeler çocuklara empoze edilmemeli. Çünkü evli yaşayan çiftler boşandıklarında ve özellikle yanlarında babalarını göremeyince bir boşluğa düşmekteler. Böylesi bir davranış çocuğu ruhsal çöküntüden başka bir şeye yaramaz.” diyerek boşanmalar sonrasında görülen davranışlara dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Boşanmalar sonrası görülen ayrılıkların çocuklara da yaşatılmaması gerektiğini anlatan Avukat Kahraman, çiftlerin ayrılıklarından itibaren yine çocukları ile vakit geçirmesi gerektiğini anlattı.
“Kadın trilyon kazansa da yine eştir”
Boşanma nedenlerinin sıralayan Avukat Kahraman bu etkenlerden birinin de rol değişikliği olduğunu belirtti. Günümüz şartlarında değişen rollerin evlilikleri olumsuz etkilediğini anlatan Kahraman, “artık erkeklerden çok sosyal hayatta kadın daha etkin. Kadın çalışıyorsa ve erkekten daha çok para kazanıyorsa, erke kendisini zayıflamış, küçümsemiş görmekte. ‘bu kadın nasıl olsa ayakları üzerinde durabiliyor.’ düşüncesine kapılan birçok erkek olumsuz bir komplekse kapılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Kahraman’ın sözlerinden sonra, “kadın trilyon kazansa da yine eştir” sözüyle kadının yine evinin kadını olacağını vurgulayan Küçükönder, “çiftler lisede tanışıyor, birbirlerini seviyor ve hayatlarını birleştiriyor; ama sonucunca boşanacaklarını düşünmüyor. Zaten kimse de, ‘boşanabilirim’ ihtimaliyle evlenmiyorlar. Sonra bir bakıyorsunuz ihtişamla yapılan düğünler, partiler büyülerini koruyamıyor.” şeklinde konuşarak sonlanan evliliklerin değerlendirmesini yaptı.
Evlilik insan doğasına aykırı
Bağımsız yaşayan iki insanın ömürlerini birleşmesini aykırı bulan Avukat Kahraman, “hani ‘nikâhta keramet vardır.’ derler ya, hakikaten öyle. İnsanlar bağımsızlığa alışmışlardır, insan doğasına evlilik aykırı.” dedi.
Eşler sınanmamalı
Güvenin evliklerde temel olduğunu anlatan Kahraman, “’Mehmet, hayatım beni aldatıyor musun?’ gibi sözler evliliklerde sıkıntılı durumlara neden olabilir. Yani erkek aldatmaya meyilli hale gelir. Zaten aldatan bir insan da ‘hayatım ben seni aldatıyorum.’ demez.” diyerek evliliklerin bu şekillerde sınanmasının yanlış olduğunu belirtti. Evliliklerde sorumlulukların karşılıklı yerine getirilmesi halinde hiçbir sıkıntının yaşanmayacağını vurgulayan Kahraman şu tavsiyelerle konuşmasını noktaladı:
“-Yerli yersiz zamanlı zamansız birbirinize sıralın
-Birbirinize incitici ve gereksiz sorular sorup köşeye sıkıştırmaya çalışmayın
-Birbirinize güven duyun ve birbirinizin sadakatini test etmeyin
-Ev işlerini dönüşümlü olarak yapın, balkon yıkamak boşanma sebebi olmasın
-Hafta sonu birbirinize ve çocuğunuza zaman ayırın
-Sadece size ait faaliyetleriniz olsun
-Manevi bir kurum olan aile birliğini maddi kriterlerle bozmayın.” Elif Çayır