Kızılcahamam kampı sona erdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ne destek isteyerek,

 

Başbakan Erdoğan, Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri'nde gerçekleştirilen AK Parti 14. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında bir konuşma yaptı. Erdoğan, konuşmasına dün Rize'de yaşanan çığ felaketi ve mahsur kalan midibüsteki 18 kişiye geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.

 

Başbakan Erdoğan, Sosyal Dayanıma ve Yardımlaşma Vakfı'nın geliri olmayan vatandaşlara yönelik yaptığı yardımlara değindi. Erdoğan, bunu bir sadaka kültürü olarak niteleme gayreti içinde olanlara seslendiğini belirterek, anayasanın değiştirilemez maddelerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, sosyal bir hukuk devleti olduğunun belirtildiğini söyledi. Erdoğan, muhalefete seslenerek, "Sürekli anayasamızın değiştirilemez maddeleri içindeki ifadeyi hatırlatıyorsunuz, Önce kendiniz hatırlayın. Bu sadaka kültürünün değil, sosyal devlet olmanın gereğidir, bunu yapıyoruz" diye konuştu.

 

Başbakan Erdoğan, 7 yıldır her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının parası, bayrağı, milli marşı, vatanı ve ülkesiyle gurur duymasını sağladıklarını belirterek "Daha fazlasını yapmamamız için önümüzde hiçbir engel yok. AK parti bu özgüvene sahiptir, Millet olarak bu potansiyele bu güce sahibiz bundan kimsenin endişesi olmasın" dedi.

 

Korkularla hareket etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Biz korkularla, vehimlerle hareket etmiyoruz. Hiçbir tehdit, hiçbir kirli senaryo, hiçbir hukuk dışı örgütlenme bu ülkenin kutlu yürüyüşünü durduramaz, durduramayacak. Bu millet, ilerleme azmini kırmak isteyenlere, büyüme heyecanını kırmak isteyenlere, kendini dar kalıplara sokmaya çalışanlara, ufkunu karartmak isteyenlere, kendisini kafeslere hapsetmek isteyenlere her zaman yanıtını vermiştir; bundan sonra da hiç şüpheniz olmasın, yine verecektir. Hep birlikte başaracağız. Zira biz birlikte Türkiye'yiz, birlikte güçlüyüz, büyük bir ülkenin mensuplarıyız" ifadelerini kullandı. Erdoğan, her türlü etnik kökenin, mezhebin, aynı sınırlar içinde, aynı bayrak, aynı devlet altında, aynı ideallerle kenetlendiğini ve tek bir millet olunduğunu belirterek, kimsenin bir diğerine üstünlüğünün olmadığını söyledi. Erdoğan, "Devlet nezdinde, hukuk karşısında kimsenin ayrıcalığını yoktur, olamaz. Doğunun kaderi batıdan, kuzeyin umudu güneyden bağımsız değildir" dedi.

 

MUHALEFETE ÇAĞRI

Başbakan Erdoğan, konuşmasında muhalefete de çağrıda bulundu. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ne omuz verilmesinin isteyen Erdoğan, "Muhalif partilerin yönetici kadrolarında da, içi bizimle olup bunu dışa vuramayanların olduğunu biliyorum. Diyorum ki; gelin siz de bu taşın altına elinizi koyun. 'Bu iş parti meselesi değil, bu devlet projesidir' diyoruz, 'bunun muhatabı millettir' diyoruz. Bunu mevzi bir proje olarak görmeyin. Gelin, siz de taşın altına elinizi sokun. Bunu başardığımız gün Türkiye,

milletimiz çok şey kazanacak. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Buna adım gibi inanıyorum" diye konuştu.

 

"Kimse bizi bayrak konusunda test etme cüretine girmesin"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu ülkede bayrak kavramı deyince AK Parti ile kimse bunun tartışmasına giremez. Kimse de bizi asla bayrak konusunda test etme cüretine, yanlışına girmesin. Resmi dil ne olacak? Ya kaç kere söylendi bu. Ama kulağı var, duymuyor, ne yapayım. Bizim tek resmi dilimiz var, o da Türkçe'dir" diye konuştu.

Erdoğan, ülkenin derdiyle dertlendiklerini belirterek, "Ülkeyi sevmek milliyetçilikse, gerçek milliyetçi biziz. Eğer bu vatan topraklarına hizmet etmek milliyetçilikse, gerçek milliyetçi biziz. Halkını sevmek milliyetçilikse, gerçek milliyetçi biziz. Çünkü biz ayrım yapmıyoruz. Topraklarımızda ayrım yapmıyoruz, her yere aynı hizmeti götürüyoruz. Niye? Çünkü biz 780 bin kilometre vatan topraklarının aynı şekilde kalkınmasını istiyoruz. Batıda fabrika bacaları tüterken, eğer doğu ağlarsa bizim gözümüz yaşlı olur. Onun için Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile demokratik açılım süreci diyoruz. Terörü minimize etmedikçe girişimci gelip de Güneydoğu'da, Doğu'da yatırım yapmaz" dedi.

 

"YOL YAKINKEN NE OLUR DÖNÜN"

 

"Demokratik açılım" konusundaki çalışmaların süreceğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çünkü bu ülkede bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız; hiç kimsenin bundan endişesi olmasın. Birleştirici bir üslup yerine bölücü, ayrıştırıcı, tahrik edici üslup kullananlara, yapıcı bir üslup yerine yıkıcı, hoşgörülü bir üslup yerine öfke ve nefret dolu kelimeler kullananlara, 'yol yakınken ne olur dönün' diyorum. Başta size, AK Parti camiası olmak üzere, aziz milletime ve hassasiyetleri istismar edeceklere karşı azami dikkatli olma ricasında bulunuyorum. Çatışmalardan, ayrılıklardan, ölümlerden,

kan ve gözyaşından beslenenler süreci yavaşlatmak ve engellemek için her yola başvuruyorlar, her yola da başvuracaklar. Milletimizin en hassas değerlerini siyaset malzemesi yapanlar, ortak değerlerimizi, kutsal değerlerlerimizi istismar edenler bu çirkin oyunlarına devam edecekler. Ama bu millet ağırbaşlılıkla, soğukkanlılıkla, sabırla bu terör tacirlerine ölüm lobilerine gereken cevabı da gerekli olan zamanda verecekler."

 

"KİMSE BİZİ BAYRAKLA TEST EDEMEZ"

Milletin hassas değerlerini istismar ederek, yalanla, iftira ile alttan alta kin ve nefret duygusu pompalamak isteyenlerin büyük bir yanlış yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "İnternette, televizyonlarda, gazete sayfalarında inceden inceye bayrağımızı İstiklal Marşı'mızı, anayasamızın değişmez hükümlerini, sınırlarımızı, bağımsızlığımızı tartışma konusu yapanların, bu kavramlar üzerinden yalan yanlış iddialar ortaya atanların yaptıkları açık bir tahrikten başka bir şey değildir. Bu ülkede bayrak kavramı deyince AK Parti ile kimse bunun tartışmasına giremez. Kimse de bizi asla bayrak konusunda test etme cüretine, yanlışına girmesin. Vatan noktasında giremez, millet noktasında giremez. Resmi dil ne olacak? Ya kaç kere söylendi bu. Ama kulağı var, duymuyor ne yapayım. Bizim tek resmi dilimiz var o da Türkçe'dir" şeklinde konuştu.

Anadil konusunda yapılacakları yaptıklarını ancak önce açılan kurslara başta heyecanla gidildiğini, daha sonra ise pek giden olmadığını anlatan Erdoğan, "Ama kalkıp da resmi dille ilgili bize tehdit sallamaya kalkıyorsan, kusura bakma. Bunu kaç kez söyledim. Ama duymuyorsun kardeşim ne yapayım" dedi.

 

"ÜLKEMDE AMELİYATA, OPERASYONA İZİN VERMEYİZ"

 

"Ülkemin üzerinde bir operasyona, ameliyata, bu coğrafya üzerinde asla müsaade etmeyiz" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Madem ki 72 milyonun kardeşliğini düşünüyoruz; o zaman bu coğrafya üzerinde ameliyatı kim, niçin, niye düşünebilir? Böyle bir şeyi aklından geçirebilir ama AK Parti iktidarı buna asla müsaade etmez. Milletimiz bu oyunlara gelmez, bu tahriklere de alet olmaz. Şehitlerimizin acı hatırasını, gazilerimizi, şehit ve gazi ailelerini kendi çirkin siyasetlerine malzeme olarak kullanmak gibi bir gaflete, bir dalalete düşenler de ayrı bir yanlış içinde olurlar. Bu millete daha büyük zarar verirler."

 

"TERÖRİSTLERE PARA YARDIMI YALAN"

 

Başbakan Erdoğan, ülkeye dönen teslim olan teröristlere para yardımı yapılacağı haberlerine de sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Geri dönen teröristlere ev verilecekmiş, şu kadar maaş verilecekmiş. Aslı astarı olmayan, tamamen yalan ve iftiraya dayanan haberleri kasıtlı olarak veriyorlar. Kim söylemiş bunu, başbakan mı söylemiş? Koordinasyondan sorumlu bakan mı söylemiş? Bu yolla vatandaşlarımızın hissiyatını galeyana getirmek isteyenlere ne olur kimse itibar etmesin" diye konuştu.

 

"Ey MHP, sen iktidardayken kriz senden kaynaklandı"

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan ekonomik krizin küresel bir kriz olduğunu belirterek, "Ey MHP, sen iktidardayken dünyadaki krizden mi kaynaklandı Türkiye'deki kriz? Senden kaynaklandı senden. Başarısızlığından, beceriksizliğinden kaynaklandı. O zaman dünyada kriz, mıriz yoktu ama ülkemizde ne yazık ki, böyle bir kriz çıkardınız ve bu milletin anasını ağlattınız" diye konuştu.

 

Erdoğan, "demokratik açılım" konusunu 72 milyon vatandaşın tamamına tek tek ulaşarak, bıkmadan usanmadan anlatacaklarını belirterek, "Kimsenin kafasında Allah'ın izniyle şüphe kalmayacak. Kimsenin kafasında tereddüt kalmayacak. Kimsenin kaygısı, korkusu olmayacak" dedi.

 

Demokratik açılımın bir süreç olduğunu, 7 yıl önce AK Parti iktidarı ile başladığını, gelişerek olgunlaşarak bugünlere ulaştığını, bu konuda kararlı ve cesur bir şekilde ilerlediklerini millete anlatacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Bu sürecin 72 milyon vatandaşımızın devletine, ülkesine, milli değerlerimize aidiyetini daha da artıracağını anlatacağız. Başta ekonomi olmak üzere her alanda Türkiye'nin çok daha farklı, çok daha müreffeh, kalkınmış, ilerlemiş bir ülke konumuna yükseleceğini hep beraber anlatacağız, aktaracağız. İtibarımızın daha da artacağını, ülkemizin daha da güçleneceğini, demokrasimizin yüceleceğini, huzurun, istikrarın, refahın hızla tavan yapacağını milletimizle paylaşacağız. Bu süreçten herkesin kazançlı çıkacağını özellikle vurgulayacağız."

 

"İLLERİ TARAYACAĞIZ"

Sürekli il ziyaretleri gerçekleştirdiğini, bugüne kadar bir ile en az üç kez gittiğini, bunu dörde çıkaracağını belirten Erdoğan, demokratik açılım sürecinde de 'illeri taramaya' başlayacaklarını söyledi. Erdoğan, "Siyaset böyle yapılır. Ankara'dan siyaset yapılmaz" dedi.

İktidara geldiklerinde devletin yüzde 63 oranında borçlanma faizi ödediğini, bugün nereden nereye gelindiğinin rakamlara bakıldığında daha iyi anlaşılacağını belirten Erdoğan, bu faiz oranının yüzde 7-8'lere düştüğünü, bunu millete anlatmak gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kimin faiziydi bunlar? Bizden önceki yönetimlerin. Şu anda bağırıp duran MHP'nin, DSP'nin, geçmişte CHP'nin. Bütün bunların borçları. Biz bunları ödüyoruz ve böyle borçlanmışlar, 3 haneli rakamlara çıkmışlar. Şimdi yüzde 7-8'lere düştü. Buralara geldik. Bu bir yönetim başarısı değil de nedir? Dünyanın en yüksek oranlı faiz ödeyen ülkeleri arasındaydık. Bu yüksek faiz oranı birçok farklı sebebin yanında terörden, istikrarsızlıktan, huzursuzluktan, gelecek kaygısından, umutsuzluktan kaynaklanıyordu. Benim işçi kardeşim, memur kardeşim bunu sen ödüyordun sen ama şu anda bunu anlatıyorlar mı? Yok. İşte enflasyon yüzde 30, nereye düştü şu anda yüzde 5, yüzde 25 düşük faiz. Bu kimin cebinden çıkıyordu, bu senin elindeki paranın satın alma gücünün erimesi demekti. Kartopu gibi güneş karşısında eriyordu. Şimdi bu düştü ama muhalefet bunu hiç konuşabiliyor mu? Konuşamaz. Geçen dönemde hep cari açığı konuştular. Bakalım şimdi neyi konuşacaklar. Bakalım bu bütçede şimdi ne konuşacaklar. Şimdi cari açık iyice minimize oldu. Şimdi ellerinde tek şey var. 'Bütçe açığı, işsizlik' diyecekler. Kendilerine dünyayı örnek vereceğiz o kadar. Bugün bütçe açığı denildiğinde dünyadaki bir numaralı ülke ABD. İşsizlik. Avrupa Birliği üyesi ülkeler ortada. Japonya da nereden nereye geldi."

"MİLLETİN ANASINI AĞLATTINIZ"

Başbakan Erdoğan, ekonomik krizin Türkiye'den kaynaklanmadığını, küresel bir kriz yaşandığını belirterek, "Ey MHP, sen iktidardayken dünyadaki krizden mi kaynaklandı Türkiye'deki kriz? Senden kaynaklandı senden. Başarısızlığından, beceriksizliğinden kaynaklandı. O zaman dünyada kriz, mıriz yoktu ama ülkemizde ne yazık ki, böyle bir kriz çıkardınız ve bu milletin anasını ağlattınız" diye konuştu.

 

Terör gündemden çıkınca, ülkeye huzur tamamen hakim olunca, kalkınma ülkenin 81 ilini kuşatınca, istikrar kalıcı hale gelince vatandaşın emeğinin, alın terinin faiz olup uçmayacağını ve cebinde kalacağını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

 

"Bunları herkese anlatacağız. Hiçbir şey kaybetmeyeceğimizi, ülkemizin, vatanımızın bizi biz yapan hiçbir değerimizin yıpratılmayacağını, tam tersine kazanacağımızı, hep birlikte kazanacağımızı anlatacağız. Ne yapıyorsak bu ülke için. Şu ay yıldızlı bayrak için. Bu vatan ve millet için yapıyoruz. Onlardan aldığımız yetkiyle, onlardan aldığımız güçle, destekle yapıyoruz. Bir kez daha söylüyorum; AK Parti olarak bizim en büyük sermayemiz dürüstlüğümüz, en büyük sermayemiz demokrasiye olan inancımız, bizim en büyük sermayemiz bu milleti yüceltme hedefindeki aşkımız ve sevdamız. Bu hükümetin başbakanı, bakanları hizmet noktasında bir şeyi vaat ediyorsa mutlaka ama mutlaka bunun arkasında dururlar."

Türkiye'de iktidarlarından önce 79 senede 6 bin kilometre yol yapıldığını, hükümetleri döneminde ise 7 yılda 11 bin kilometrenin üzerinde duble yol yaptığını ifade eden Erdoğan, "Yol medeniyettir. Bir ülkenin yolu yoksa yordamı da yoktur. Bu iş bu şekilde yürüyor ve yürüyecek" dedi.

Konuşmasının sonunda, vatandaşların Kurban Bayramı'nı kutlayan Erdoğan, bayramın Türk milletine, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, kardeşlik getirmesini temenni etti.

 

Başbakan Erdoğan, otelden ayrılırken milletvekillerinin çocuklarını sevdi, kendilerine oyuncak dağıttı ve partililerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

(İHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri