EY İNSANLIK NEREDESİN?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doha'da düzenlenen ABD-İslam Dünyası Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Dünya, kutuplarda nesli tükenen hayvanları önemsediği kadar, yağmur ormanlarını önemsediği kadar, buzulların erimesini önemsediği kadar, çocukların katledil

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doha'da düzenlenen ABD-İslam Dünyası Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Dünya, kutuplarda nesli tükenen hayvanları önemsediği kadar, yağmur ormanlarını önemsediği kadar, buzulların erimesini önemsediği kadar, çocukların katledilmesini de önemsemelidir" dedi.

Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen ABD-İslam Dünyası Forumu'na katılan Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlık, fosfor bombalarıyla öldürülen çocukları vicdanını rahatlatmak amacıyla terörle mücadelenin yan hasarı olarak görürse, bundan bir bütün insanlığın adalet duygusu telafisi son derece zor derecede hasar görür" diye konuştu.

İslam Dünyası ile ABD arasındaki diyalogun geliştirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında İslam Dünyası ile ABD arasındaki diyalogun geliştirilmesi ihtiyacı her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Sayın Obama'nın geçtiğimiz yıl Ankara ve Kahire'de yaptığı konuşmalarda ifade ettiği olumlu ve cesaret verici mesajlar bu diyalogun ilerletilmesine yönelik beklentileri kuvvetlendirmiştir. İlişkilerde yeni bir sayfa açılması, geçmişten çıkarılan dersler ışığında, karşılıklı saygı, anlayış, empati ve işbirliği ruhuna dayalı yeni söylemlerin geliştirilmesi esasen tüm ülke ve hakların ortak özlemidir. Ancak kanımca en önemlisi artık sorunların ötelenip halının altına süpürülmemesi ve anlamlı sonuç üretici bir işbirliği modelinin hayata geçirilmesidir. Zira çözümünü ertelediğimiz her sorun bir süre sonra adeta bir bumerang gibi bize geri dönmekte ve daha ağır maliyetleri de beraberinde getirmektedir. ABD'nin bu gittikçe tırmanan sorunlar karşısında diyalog, katılımcılık ve dayanışmayı öne çıkaran bir sorumluluk yüklenmesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle özgürlük-güvenlik dengesinin yeniden inşa edilmesi büyük aciliyet arz ediyor. Yaklaşık 1,6 milyar insanı, yani dünya nüfusunun neredeyse 4'te birini barındıran İslam coğrafyası da gerek siyasi bakımdan, gerek ekonomik potansiyeli itibariyle küresel denklemlerde hesaba katılması gereken başlı başına bir ağırlık merkezi haline gelmiştir. Bu toplantının temasını teşkil eden bir sonraki bölümün yazılmasına da başlanabilmesi noktasında ancak bu anlayışın samimiyetle benimsenmesiyle mümkün olabileceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.

"EY İNSANLIK NEREDESİN?"

"Ülkeler, toplumlar ve bireyler arasında adalet duygusunun zayıfladığı bir dünya geleceği tehlikede olan bir dünyadır" diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Adalet duygusunu muhafaza edebilmek için kısa vadeli çıkarlasın üzerine çıkabilen her türlü ayrımcılığı dışlayan etik bir politika yürütmek durumundayız. Terörün her türlüsü ve fark gözetmeksizin tüm terör örgütleri lanetlenmelidir. Diğer yandan terörü besleyen koşulların ortadan kaldırılması için de hep birlikte seferber olmalıyız. Her alanda adaleti, barışı, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi savunmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun, çocukların öldürülmesi, kadınların öldürülmesi, masum insanların katledilmesi, insan haklarının ihlal edilmesi ve insani değerlerin çiğnenmesi altını çizerek ifade ediyorum eşit derecede kötüdür. Aynı gelişmiş dünya kutuplarda nesli tükenen hayvanları önemsediği kadar, yağmur ormanlarını önemsediği kadar, buzulların erimesini önemsediği kadar, çocukların katledilmesini de önemsemelidir. Fok balıklarının avlanması karşısında ayağa kalkan insanlık, fosfor bombalarıyla öldürülen çocukları vicdanını rahatlatmak amacıyla terörle mücadelenin yan hasarı olarak görürse, bundan bir bütün insanlığın adalet duygusu telafisi son derece zor derecede hasar görür. İşte bunun örneğini Gazze'de yaşadık ve Gazze'de fosfor bombaları atıldı. Bin 500 insan orada öldürüldü, çocuk, kadın, yaşlı, bunlar savunmasız insanlar. 5 bin insan yaralandı. Şu anda 5 bin aile çadırlarda yaşıyor. Bir yıl önce donörler toplandı, kararlar alındı, peki hala altyapı, üstyapısıyla ilgili Gazze'de en ufak bir çalışma var mı? Yok. Ben şimdi sesleniyorum, ey insanlık neredesin? Ey yöneticiler neredesiniz? Buraya niçin inşaat malzemeleri giremez, niçin inşaatlar yapılamaz? Bunu nefsime de şahsıma da soruyorum, tüm insanlığa da soruyorum."

 (İHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri