Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 'Aydınlarla Yüz Yüze' söyleşine katılan Denktaş, KKTC'nin kuruluş sürecini ve verilen mücadeleleri anlattı. Rum kesimindeki vatandaşlardan yüzde 60'ının birleşmeyi istemediğini belirten Denktaş, buna rağmen Türk tarafının 'Aman birleşelim' diye canını yediğini iddia etti. Türkiye'nin elinde AB'ye verecek bir cevap olduğunu söyleyen Denktaş, "O da 60 antlaşmasıdır. AB, Türkiye'ye, 'Kıbrıs hükümetini tanı, limanlarını aç. Bunu yapmazsan AB'ye giremezsin' diyor.
Türkiye'nin vermesi gereken cevap ise 60 antlaşmasına göre, 'Benim garantilediğim hükümet, ortaklık hükümetidir. Bu hükümeti yıkan, insan haklarını çiğneyen, demokrasiyi ciddiye almayan, toplu mezarlara 16 günlük bebekleri bile sokan, 1 yaşından 14 yaşına kadar çocukları şehit eden, genç anaları ve nineleri ortadan kaldıran bu insanları bana tanıtmazsın. Bana baskı yapamazsın. Bu her türlü hak ve adalete aykırıdır' demelidir. Umut ederim bir de yolu olsun ki bu baskı devam ederse Türkiye, AB makamlarını Adalet Divanı'na götürebilsin ve 'Bu kabul edilemez durumdur' desin" dedi.
Çekler ve Slovakların bir millet gibi yaşarken daha sonra kendi istekleriyle ayrılmasını örnek veren Denktaş, "Aynı şekilde iki devlet olarak yan yana yaşayalım. İşbirliği yapalım, karşılıklı savunma anlaşmaları yapalım, saldırmama anlaşmaları yapalım. Ama evimizde rahat uyuyalım. Yeniden bize saldıracaklar diye 103 köyden kaçmayalım, çadırlarda yaşamayalım, yeniden analar ağlamasın. Rum, hakikaten bütün Kıbrıs'ı Yunan yapma emelinden vazgeçsin" diye konuştu.
Kıbrıs'ta iki devleti birleştirip Türkiye'den önce AB'ye sokacağını ileri süren Denktaş, bunun neticesinde Lozan dengesinin, Türk-Yunan dengesinin ortadan silineceğini ifade etti. O zaman Yunanistan'ın Ege meselesinde tamamen bastıracağını, Ermenilere hak, tazminat, toprak verilmesi konusunun gündeme getirileceğini belirten Denktaş, KKTC'de yapılacak olan seçimlere de değindi.
Seçimlere şimdiden karışmayanın kalmadığını açıklayan Denktaş, "BM temsilcisi bütün teşkilatları gezip 'Aman çok iyi fırsat, Talat'ı seçiniz ki bu iş barışla sonuçlansın' diyor. Eğer Talat yeniden seçilirse bizi götüreceği yol bellidir. Türkiye AB'ye girmeden Rumla birleşme olacaktır. Tüm ada AB zırhına sokulacaktır. Bu zırhın altında garanti anlaşması ve yabancı asker yok. AB üyesi olunca herkes istediği yere yerleşme ve mal mülk alma hakkına kavuşacak. Yunanistan'dan gelecek zenginleri de düşünün. Rumlar her yere yerleşecek ve iki kesimlilik havada kalacak. Yine AB normlarına göre içimize gelip yerleşen Rumlar, siyasi hak kazanacak. Seçimlerimizde müşterek liste yapma mecburiyeti meydana gelecek. Kardeşlerim iyiye gitmiyoruz" şeklinde konuştu.
(İHA)