Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bayramın ikinci günü sınırda görev yapan askerlerle bayramlaştı. Önemli mesajlar veren Orgeneral Başbuğ, terör sorununun tek çözümünün PKK'nın silah bırakması olduğunu vurguladı.
Genelkurmay Başkanlığı, sınır karakoluna yapılan geziyi düzenlerken oldukça titiz davrandı. Ziyaretin planlaması cuma günü yapılırken gazete ve televizyonların temsilcileri daha sonra bilgilendirildi ancak yine nereye gidileceği tam olarak açıklanmadı.
Temsilciler uçağa binmelerinin ardından Mardin Nusaybin Sınırtepe Karakoluna gittiklerini öğrendiler. Geziye 8 gazete, 6 televizyon kanalının temsilcisi katıldı. Askeri CASA uçakları ile iki saatlik yolculuğun ardından temsilcileri Mardin Havaalanında 7'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Salih Zeki Çolak karşıladı. Buradan 3 tane sikorky helikopter ile 25 dakikalık yolculuk yapıldı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ da beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner ve Jandarma Genel Komutanı
Atilla Işık da eşlik etti. Mardin Sınırtepe Karakolu 40 kişilik takımdan oluşmuş karakol. Sınır güvenliği sağlıyor. Genelkurmay Başkanı Bölük komutanı ile bayramlaşıp ona Türk bayrağı hediye etti. Daha sonra karakoldaki tüm personele karakol köpeği Hami de dahil olmak üzere herkese hediye verildi.
SIFIR NOKTASINDA TEK TEK BAYRAMLAŞMA
Mardin'in Nusaybin ilçesindeki Sınırtepe Karakoluna helikopter ile gelen Orgeneral Başbuğ, sınırın sıfır noktasında yer alan bu karakolda görev yapan askerlerle tek tek bayramlaştı. Bayramlaşma sırasında askerlerle kısa bir süre sohbet eden Orgeneral Başbuğ askerlere, nereli olduğunu, evli olup olmadığını, çocuklarının olup olmadığını sordu. Terhisine ne kadar kaldığını da soran Orgeneral Başbuğ, "Hudutta görev yapmak farklı değil mi?" diye sordu. Orgeneral Başbuğ diğer bir askere de, " Geceleri nöbette olağandışı bir durumla karşılaştın mı" sorusunu yöneltti. Asker de Orgeneral Başbuğ'a olağan dışı bir durumla karşılaşmadıklarını söyledi.
KARAVANADAN YEDİ
Daha sonra karakoldaki askerlerle birlikte bayram yemeği yiyen Orgeneral Başbuğ, masasında oturan askerlerle sohbetini burada da sürdürdü. Sınır karakolundaki bayram menüsü ise oldukça zengindi. Menüde mercimek çorbası, nohutlu pilav, fırında köfte, salata, şekerpare, meyve ayrandan oluştu. Orgeneral Başbuğ bayram yemeğini çok beğendi. Aşçıyı çağırtarak özellikle İzmir Köfteyi çok beğendiğini söyledi.
HERKESİN BAYRAMINI KUTLADI
Askerlerle bayramlaşması sonrasında bir konuşma yapan Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi: "Bugün Ramazan Bayramının ikinci günü içinde bulunmaktayız. Bayramlar birlik ve bütünleşmemizi pekiştirdiğimiz günlerdendir. Bayramlar bizlere bir daha düşünme fırsatı verir. Kırgınlıklarımızı unutturur barışmamıza neden olur. Evlatlarını, eşini, babasını bu vatan savunmasında kaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci buruktur, oralarda bayram günleri buruk yaşanır. Vatanı uğruna şehit ve gazi olmak
ulaşılacak mertebelerin en yükseğidir bir asker için. Şehitlerimizi rahmetle anıyor gazilerimize minnet duygularımızı iletiyoruz".
ŞEHİT ANALARI DA BİZİM ANAMIZ
Birbirinden önemli mesajlar veren Orgeneral Başbuğ, şehit annelerinin ellerini öptüğünü söyledi. "Şehitlerimizin anneleri bizlerin de anasıdır. Bütün şehit analarının öpülesi ellerini saygıyla ve şükranla bu bayram günü öperim" diyen Orgeneral Başbuğ, bayramı askerlerin nasıl geçirdiğini anlattı. Bayramların askerler için ayrı bir yeri olduğuna işaret eden Orgeneral Başbuğ, duygularını şöyle dile getirdi: "Çoğu zaman ana babalarımızdan uzak oluruz. Bu Mehmetçikler ki bunlar analarının ve babalarının
bize birer emanetidir bu bayramlarda. Mehmetçikler bizim ailemizin bir parçası olur, evladımız olur. Bugün öğle yemeğinde beraber olduk ben de kendi evladımla olmuş gibi hissettim. Mehmetçiklerle birlikte bulunmaktan bayramlarını kutlamaktan sevinç duyuyoruz. Bu vesile ile bütün Mehmetçiklerimizin ta Edirne'den Hakkari'ye kadar görev yapmakta olan bütün Mehmetçiklerimizin ailelerinin de bayramını kutluyor kendilerine selam ve sevgilerimizi gönderiyorum." Orgeneral Başbuğ ailelere de seslenerek "Biliniz ki
burada olduğu gibi hiçbir yerde evlatlarınız yalnız değillerdir onlar her zaman komutanları ve arkadaşları ile beraberdirler" dedi.
TSK AKAN KANIN DURMASINI İSTEYENLERİN BAŞINDA
Terörle mücadeleye ilişkin görüşlerini açıklayan Başbuğ, şöyle devam ettirdi: "Türkiye neredeyse çeyrek asırdır terör ile yaşıyor. Bu bayram günü geçen çeyrek asra baktığınız zaman sürece baktığınız zaman özellikle insanı açıdan baktığınız zaman elbette üzüntü duymamak mümkün değil. Akan kanın durmasını herkes gibi TSK'da ister hatta isteyenlerin en başındadır. Bundan herkes emin olsun. Ancak bu kanı kim, neden ve niçin akıtıyor. Bu soruyu sormak lazım.Akan kan dursun peki bu akan kanı kim niçin akıtıyor
bu sorunun cevabını aramak lazım.Sorunun cevabı açık; bölücü terör örgütü. Teröristler dünyanın her yerindeki teröristler gündemin kan gözyaşı kin ve nefret üzerinde oluşmasını isterler. Teröristler toplumda düşmanlığı artırmak iletişimi kopartmak ve toplum içinde farklı kimlikler yaratmak sureti ile kamplaşmalara yol açmak isterler. Şimdi bazıları diyorlar ki efendim şu tarihe kadar insanların ölümüne neden olmayacağız ancak şu tarihten sonra tekrar masum insanları görevini yapmakta olan asker ve polisleri
öldürmeye başlayacağız. Şimdi bu düşünce nasıl açıklanabilir. Bu tehdit teröriste insanlık dışı bu düşünceye nasıl ılımlı bakılabilir. Hatta bu çeşit düşünceler nasıl desteklenebilir! Bunun da herhalde sorulması lazım"
TSK GÖREV VE SORUMLULUKLARININ BİLİNCİNDE
Orgeneral Başbuğ konuşmasında asker için görev ve vazifenin herşeyin üzerinde olduğunu ifade etti. "Daha evvel de ifade ettiğim gibi ülke ve millet bütünlüğünün korunmasının bir bedeli vardır. Bedelsiz hiçbir şey olmaz" diyen Başbuğ, TSK'nın iç güvenlik harekatındaki görev ve sorumluluklarını madde madde şöyle hatırlattı:
"Bölgedeki halkımızın güvenliğinin sağlanması ve tercdn a kaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci da kaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci öristlerin baskısından korunması birinvi asli görevimiz. Bu görevin yerine getirilmesi için ilk kez söylüyorum bölgede 683 jandarma karakolumuz var. Bu 683 karakolunun asli vazifesi bölgesindeki yaşayan insanlarımızı kırsal alan burası güvenliğini sağlamaktır. Millet olarak bazı şeyleri çok çabuk unutuyoruz. Geriye gittiğimiz zaman
bölücü terör örgütü bugüne kadar 5 bin 669 sivil vatandaşımızın ölümüne neden olmuş bir örgüttür. Katliamlar, bakın işlediği katliamların sayısı 386'dır. Kimi katlediyor? Aslında kendi insanını bölgedeki insanı katlediyor. Bu katliamlar sonucunda 392'si çocuk, 371 kadın olmak üzere tam 2 bin 434 insanımız katledildi. Yine çok çabuk unutuyoruz. Bu terör eylemleri Eruh-Şemdinli olayları ile başlıyor. Burada tekrar hatırlatayım 15 Ağustos 1984 daha iki üç ay geçmeden 8 Kasım 1984'te örgütün ilk katliamı gerçekleşti. Nerede Eruh Karageçit. 35 ilde katliamlar gerçekleştirildi örgüt tarafından. En yoğun olduğu il ise Mardin. Mardin ilimizde tam 56 katliam gerçekleştirildi. Temel görevimiz bölgedeki insanımızın güvenliğinin sağlanması. Birinci görevimiz bölgedeki insanımızın güvenliğini sağlamak"
258 SINIR KARAKOLUMUZ VAR
TSK'nın iç güvenlik harekatı çerçevesinde ikinci görevinin sınır bölgelerinden geçişleri kontrol altında tutmak olduğunun altını çizen Orgeneral Başbuğ, şunları kaydetti:
"Sınır bölgelerinden giriş-çıkışların etkin şekilde kontrol altına tutulması ikinci görevimiz. . Bu amaçla 258 sınır karakolumuz var. Şimdi 258 sınır karakolundan bir tanesindeyiz. Bunun gibi Suriye-Irak-İran sınırımız boyunca çok karakolumuz var. Bu karakola baktığımızda binası, olanaklarıyla görev yapan Mehmetçiklere sağlanan imkanları ile gurur duyuyoruz. Milletimize devletimize bu anlamda şükran borçluyuz. Devletimizin milletimizin bu imkanları sağlaması karşısında şükran duyuyoruz. Diğer karakollarımız da farklı değil. Irak sınırında karakol inşaatlarımız sürüyor"
TERÖRİSTLERİN AMAÇLARINA ULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİL
Orgeneral Başbuğ üçüncü olarak da görevlerinin 'kırsal kesimde alan hakimiyetinin sağlanması, teröristlerin aranıp bulunup etkisiz hale getirilmesi' olduğunun altını çizdi. Orgeneral Başbuğ şöyle devam etti:
"Şunu bir defa daha ifade etmek isterim devlet ülkede meşru güç kullanma hakkına sahip tek otoritedir. Terör örgütleri de her fırsatta o otoritenin sarsılmasını ister. Bölgede özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde teröristler bulunduğu sürece bu görevlerin yerine getirilmesi devletin dolayısıyla güvenlik güçlerinin vazifesidir. Devletimizin, milletimizin ve güvenlik kuvvetlerinin kararlığı karşısında bölücü terör örgütünün amaçlarına ulaşması mümkün değildir. Bugüne kadar örgüt kandırdığı, kullandığı 40 bine yakın insanın ölümüne neden olmuştur".
ÇOCUKLARI KANDIRILAN ANNEYİ DE ANLAMAK ZORUNDAYIZ
TSK'nın her şeye rağmen insan odaklı terörle mücadele verdiklerine işaret ederek, "İnsan odaklı yürütmek çok önemli bir şeydir. Terör örgütüne kandırılarak katılanların çoğu 26 yaşına ulaşmadan hayatını kaybediyor. Bu k a kaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci apsamda özellikle terör örgütüne karşı çkaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci ıkmalarına rağmen evlatlarını terör örgütüne kaptıran ve bu acıları yaşayan o anne ve babaların da acılarını anlamak zorundayız.
Silahla kanla bir yere varılamaz. Tek çıkar yol bölücü terör örgütünün silahlarını bırakmasıdır" dedi.
BÜYÜK DEVLETLER ADİLDİR ŞEFKATLİDİR
Orgeneral Başbuğ, büyük devletlerin güçlü uluslar adil ve şefkatli olduğunu söyledi. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2005-2008 yılları arasında bölücü terör örgütünden 221'inci maddeden faydalanmak üzere başvuran kişi sayısının 870 olduğunu anımsatan Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü;
"NEYİ PAYLAŞAMIYORUZ"
"Bu 870 kişiden 637'sine ceza verilmemiştir. Gerekli işlemler yapıldıktan sonra serbest bırakılmıştır. Neredeyse teslim olanların dörtte üçüne karşılık geliyor. Silahla kanla bir yere varılmaz tek çıkar yol silahlarınızı bırakmaktır. Bu ülke çok büyük bir ülke.Bu ülke bütün vatandaşlarına yeter. Görüyorsunuz Mardin ovasındayız Mardin ovasını gördükten sonra neyi paylaşamıyoruz? Bu ülkenin geleceği güzel. Düşünün şu ovada bu şartlarda bile yılda iki kez ürün alınıyor, buğday şimdi mısır. 2012 yılına kadar GAP sulama projeleri ile su buralara da gelecek. Sadece Mardin ovası mı biraz doğuya gidin Harran ovasında aynısını göreceksiniz. Tarihi bir geçmiş var bugün burada bulunduğumuz yer tarihi Mezopotamya'nın kuzeyindeyiz. Dünyanın en güzel en verimli yeri. Bütün insanlarımıza yeter. Bütün insanlarımıza refah getirir peki nedir o zaman?" Başbuğ, terörden en çok bölge insanının çektiğini ve çekmeye devam ettiğini belirterek, "O zaman herkesin üzerinde düşünmesi gereken soru şudur. Bölge insanımızın ihtiyaçları nedir bunları doğru tespit etmek ve bunu karşılamak devletin asli görevidir" dedi.
SORUN İŞSİZLİK VE EĞİTİMSİZLİK
Bu konuda pek çok araştırmanın olduğunu anımsatan Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
"Son iki ayda yapılanların büyük bölümünü inceledim. Bölge halkının öncelikli iki temel ihtiyacı nedir diye sorsanız. Birincisi işsizlik, geçim sıkıntısı ekonomik sıkıntı. Bölgede halkımız bunu istiyor. İkinci ihtiyaç eğitim sisteminden eksikliği. Eğitim sistemimiz yetersiz. Türkiye'nin genel sorunları bu ikisi. Geçim sıkıntısı sadece buranın mı hayır Türkiye'nin eğitim de buranın sıkıntısı mı hayır değil. Ama buradaki problemlerin kapsamı çok büyük.Diğer bölgelerde yüzde 10 olurken burada 20-30'lara çıkıyor. Bu bölgedeki eksiklikler diğer bölgelere mukayese ettiğinizde biraz daha fazla. Bu bölgede halen Türkçe okuma-yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 20'lerde. Türkiye ortalaması yüzde 8. Okuma-yazma bilmeyenlerin oranın yüzde 20 olduğu bir yerde daha müreffeh fırsat eşitliğinin olduğu kendini her alanda geliştirme olanaklarının aynı olduğunu söyleyebilir miyiz?"
"İNSANIMIZ BİRLİKTE YAŞAMAK İSTİYOR"
Genelkurmay Başkanı Başbuğ, Türkçe'nin resmi dil olduğunu ve aynı zamanda ortak iletişim dili ve ekonominin dili olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdk a kaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci ü:
"Daha refah daha mutlu hayat elbette ilk önce Türkçe'den geçiyor. Bölge insanımızın refakaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci hını mutluluğun isteyen herkesin esas üzerinde durması gereken noktalar bunlar değil mi? Ana noktaları bırakıyoruz bu insanımızın derdi ne sıkıntısı ne? Birlikte yaşamaya karar verenler için bunda en ufak bir bugüne kadar Türkiye Cumhuriyetinin ezici çoğunluğu birlikte yaşama kararlılığındadır farklı marjinal grupları bir kenara bırakırsanız. Birlikte yaşamaya karar verenler için Türkiye'de her yer her makam herkesindir bunun altını çiziyorum. Aksini söyleyen varsa çıksın. Herhangi bir vatandaşımızın nerde olursa olsun kendini ezik hissetmesi bizim sorunumuzdur. Bu konuda üzerimize düşenleri yapmamız lazım"
Orgeneral Başbuğ, bölge insanının geçmişte ağalardan çektiğini şimdi siyaset ve terör ağalarından muzdarip olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi;
"Temel sorunlardan bir tanesi de halkımızın siyaset ağalarından terör ağalarından kurtarılması. Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür. Geçenlerde bir dokümanı okurken rahmetli Kinyas Kartal'ın Van milletvekiliydi sözlerini çok önemli buldum. 'Ayrılık tohumu giren tarladan nifak ve nefret çıkar'. Evvela bu milletin evlatları kaderlerinin ortak olduğunu öğrenmelidir. 'Birbirimizi yeteri kadar seversek başka sevgiye muhtaç olmayız' Bu bayram gününde bütün bölge insanımızın bütün ülkemizin insanlarına milletimizin her
ferdine söyleyeceğimiz söz şu olmalı. Birbirimizi yeteri kadar seversek başka sevgiye muhtaç olmayız"
TEDİRGİNLİK DUYANLARA GARANTİ VERDİ
Orgeneral Başbuğ isim vermeden demokratik açılımla ilgili tedirginlik duyanlara da seslendi.
"Buradan onlara sesleniyorum tedirginlik duyanlar merak etmesin. TSK milletimizden aldığı güç ve azimle görevinin başındadır." Diyen Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu ordu millidir hakli işte milletimiz milletimizin temsilini görüyorsunuz. Bizim için Karslı Erzurum Ağrı Bursa Ankaralı da aynıdır hepsi bizim Mehmetçiğimiz. Bu orduyu karıştırıyorlar bu ordu hiçbir grubun ordusu değildir. Bu ordu hiçbir milletin ordusudur. Bizim gücümüz bu zaten. Bunu bozdurmayız bizim gücümüz bu. Onun için TSK milletinden aldığı güç ve azimle görevinin başındadır. Türk ordusunun arkasında Türk milleti vardır. Kuruluşundan bu yana milletin ordusu. Güçlü ordu sloganını eleştirenlere de cevap veren Orgeneral Başbuğ, "Güçlüyüz çünkü tarihsel geçmişimiz, tecrübemiz aklımız var.Güçlüyüz özgüvenimiz tam. Güçlüyüz ki en büyük gücümüzdür milletimizin sağduyusuna fedakarlığına kahramanlığına aklına ve vicdanına güveniyoruz" dedi.
HALKA DAVUL ZURNA İLE KARŞILADI
Orgeneral Başbuğ daha sonra Sınırtepe köyüne geçti. Genelkurmay Başkanı Başbuğ ve kuvvet komutanlarını halk ve çocuklar davul zurna ile coşkuyla karşıladı.Genelkurmay Başkanı Başbuğ bütün çocuklarla halkla tek tek bayramlaştı. Çocuklara harçlık ve hediye de dağıtan Başbuğ, bir köylünün evinde oturarak köylülerin sorunlarını dinledi. Mardin Valisinin de katıldığı bayramlaşma törenine kadınların büyük ilgi gösterdi. Başbuğ onlarla da tek tek bayramlaştı. Köylüleri dinleyen B a kaybeden ocaklarda bu mübarek
bayram günlerini sevinci aşbuğ "Burada da gördüğünüz gibi temel problem işsizlik ve geçim sıkıntısı ama bu bugünün sorunu değil yıllara dayanan sorun" dedi. refakaybeden ocaklarda bu mübarek bayram günlerini sevinci
(İHA)