Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

YERLİ OTOMOBİL YAPIMINA MARAŞ’TA TALİB, BİZZAT BENDE

Gazetelerde yazımın başlığındaki gibi cümleleri sık sık okumaya başladık. Eskişehir ticaret ve sanayi odası, yok İstanbul da felanlar, arkasından Ankara ve Konya ve kayseri ve daha bir çok şehir, yerli otomobilin kendi şehirlerinde yapılmasını , bunun için alt yapılarının müsait olduğunu beyan ile yarışmaktadırlar.

Bu haberleri okuyanlarda zan edecekler ki uzaya gönderilecek bir araç yapılacak ve herkes bunun için elini taşın altına koyuyor. Elin adamının yüzeli yıl önce yapmış olduğu, bizim en dar imkanlarımızın olduğu 1940 larda yapmış olduğumuz bir makineden bahsediyoruz. Bu haberleri okuyunca kendimi geri zekalı gibi hissediyorum.

Bu kadar basit bir üretimi yapamayan, yaptırılmayan ülkemizin içine düştüğü, düşürüldüğü acı ve komik hal içimi acıtıyor ve asabımı bozuyor. Buna bir de motor meselesi ekleniyor, hem hükümetin ayakta uyumasına ve hem de bizim uyutulmamıza sebeb olanlara kızgınlığım daha da artıyor. Bu ihanet gibi hallerin içinde biz yerli araba yapamayız diyenler, yapmamıza ne gerek var deyip, güya bizi daha karmaşık üretimlere yöneltiyormuş gibi yapıp, otomobil ve benZeri araçların üretimini yabancılar adına engellemeye çalışanlar bizi daha da çok infiale sürüklüyor.

 Dünya gazetesinde bu konularda yazı yazıp sürekli yerli arabayı bırakın, başka ve daha üstün nitelikli ürünler üretelim, araba yedek parçası üretimi daha önemli diyerek bizi enayi yerine koyan bir yazar da Gültekin Kara bey. Bu arkadaş kendisini çok akıllı görüp, herkesin bize araba sattığı bu günlerde, elin arabalarının üretim rekorları kırdığı bu günlerde bize yerli araba yapmayalım, onların parçalarını üretelim diye tavsiyede bulunuyor.

Yerli silah üretiminde bir noktaya kadar geldiğimiz çalışmalarda, yerli motor da üretildiği halde, hala yerli otomobil için motor lazım diyerek aklımızla alay edenler kadar, yerli motor üretiminden habersiz hükümet yetkililerimiz ümidimizi tamamen kırmaktadır. Buna birde yerli otomobil diye, avrupadan isim hakkı alınarak, şekli değiştirilerek yerli diye yutturulmak istenen ve hiç bitmeyen bir otomobil maceramızda eklendi. Hükümet yerli otomobil yapıyoruz diyerek, kendisine oy verenleri aldatmıştır. Nükleer enerjide de aynı şekilde insanlar aldatılmıştır. Bir nükleer santral altı yedi yılda yapılıyor. Bizim on senenin üzerinde bir zaman zarfında, temeli atılan bir tane nükleer santral çalışmamız yok.

Bende nasıl olsa aslı astarı olmayan bir otomobil için, oradan buradan bizde talibiz diyen şehir temsilcilerinden geri kalmamak ve bu komediye iştirak ile bizde Maraş olarak talibiz diyorum. Nede olsa ortada ne otomobil yapan, işin en acısı nede böyle bir niyet var. Sadece ve sadece gazı alınan bir millet ve kocaman bir yalan var. Yalandan kim ölmüş ki derler. Aslında yalan en çabuk ve kesin öldüren bir olgudur. Hükümet yerli otomobil, nükleer enerji ve adalet mevzuunda sürekli olarak yalan söylemiştir.

 Chp nin uyduruk adalet yürüyüşüne gerek yok aslında.Onlar sadece Türkiye düşmanlarına adalet diye afv istiyorlar. Türkiyede adalet olup olmadığını televizyon haberlerini seyreden  herkes görebilir. Bu mevzuda adaletin katili ise denetimli serbestlik ve adli kontrol ile serbestlik denen, ahlaktan yoksun iki adet kanun başı çekmektedir. Suçluları salıveren, masumları ağlatan bu yasalar için hiçbir çalışma yapılmaması hükümetin, adalet anlayışına nasıl sığıyor çok merak ediyorum.

 Gelelim yalan üstüne bina edilen yerli otomobil ve nükleer santral iddialarına. Bırakın Maraş sanayisini, bizzat ben yerli otomobil üretimi ve nükleer enerji santralarını, yerli güneş ve yerli rüzgar tribün üretimine bizzat talibim. İnşallah en kısa zamanda, demirciden alacağım ince demir tel ile yerli arabamı üretip, satışa sunacağım.üstelik hiçbir enerji tüketimi olmayacağını da garanti ederek. Vesselam  26.08.2017  Abdulbaki Günışığı

Önceki ve Sonraki Yazılar