YERELDEN ULUSAL'A / İKİ FESTİVAL-İKİ BAŞKAN

Yazılarımı takip edenler genelde hangi çerçevede yazılar kaleme aldığım hususuna vakıftır. Yerelden ziyade Ulusal mevzularda, tarih yahut fikir yazıları kaleme almayı tercih ediyorum. Kişi ve olaylardan ziyade olgular üzerine zihin yoruyorum. Ya tarihsel bir konuya eğilip ya fikri meselelere zaman ayırıyorum.

Bu yazımda ise yine aynı çerçevede yerel gibi görünen ama ulusal bir gayeye hizmet eden iki etkinlik üzerine değinmek istiyorum. Bilindiği üzere Kahramanmaraş 22-24 Eylül 2017 tarihleri arasında "çok geç kalınmış" bir festival olan "1. Uluslararası Dondurma ve Kültür/Sanat Festivali"ni icra etti. Etkinlik kapsamında Murat Boz ve Ferhat Göçer başta olmak üzere birçok ulusal ve yerel sanatçılar davet edildi. Çeşitli sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikler gerçekleştirildi. İlk olması hasebiyle eksikliklerinin yanı sıra Kahramanmaraş adına güzel bir tanıtım olarak tarih sayfasındaki yerini aldı.

Eksiklikleri hususunda etkinliği başından sonuna dek takip eden başta Mehmet Taş, Mustafa Alyaz olmak üzere yerel basın ve önde gelen fikir insanlarının eleştirileri dikkate alınmalıdır. Gaye tanıtımsa basın göz ardı edilerek bunun yapılamayacağı aşikar.

Malum, turizm sadece "turizm bacasız sanayidir" gibi anlamsız, tarihe karışmış sloganvari söylemlerden ziyade bu tür geniş kapsamlı kültürel etkinlikler sayesinde hak ettiği değeri kazanıyor. Bu sebeple bu festivalin gerçekleşmesinde maddi/manevi/fikri, işçisinden başkanına her kimin katkısı varsa kim elini taşın altına koymuşsa sonsuz şükranlar.

Artık geleneksel hale gelen kitap fuarlarının devamının geleceği bilgisi ise Şairler ve Yazarlar kenti olan Kahramanmaraş adına harika bir haber. Kentimiz tarihi ve kültürel açıdan muazzam bir zenginliğe sahip. Önemli olan; bu zenginliğe gölge düşürmeyen, kapsayıcı, ideolojik/siyasal kısırdöngülerden uzak etkinliklerin organize edilmesi ve kentin zihinsel dönüşümünün hak ettiği evreye evrilmesidir.

Yine bu çerçevede 30 Eylül-1 Ekim 2017 tarihinde ise Kahramanmaraş'ın kendi kabuğunda gelişmeye çalışan, şahsına münhasır ilçesi Çağlayancerit'te ise "Ceviz ve Kültür Festivali" icra edilecek. Coğrafi olarak şehir merkezlerine olan uzaklığı hasebiyle ilçe ekonomik bağlamda adeta kendi yağında kavrulmaktadır. Dışardan para girişinin kısıtlılığı hasebiyle ilçe ekonomik olarak ciddi bir atılım gösteremektedir. Yoksul halkın büyük bir bölümü ise geçimini kendi emekleriyle ürettiği ürünleri ilçe dışına ihraç ederek sağlamaya çalışmaktadır.

Bu ürünler arasında ceviz ilk sırada olmakla birlikte adeta ilçenin temel geçim kaynaklarından birisidir. Bu hakikat dikkate alındığında bu festivalin yapılması, ilçe adına "yerelden ulusala" açılma bağlamında en önemli etkinlik olarak değerlendirilmelidir. Etkinlik kapsamında davet edilen sanatçılara verilen ücretin, farklı alanlarda değerlendirilmesi hususunda eleştiriler getirildiğine şahit oluyorum.

Böylesi etkinliklerde temel amaç tanıtım ve reklamdır. Reklam ise bu tür etkinliklerin olmazsa olmazıdır. Olayları dar çerçeveden ziyade geniş perspektifle değerlendirmek elzemdir. Reklam değeri yüksek sanatçıların çağrılması, tanıtımın ulusal mecraya taşınması bağlamında önemli ve ciddi bir adımdır. Hele hele ilçenin durumu göz önüne alındığında radikal bir adımdır. Bu tür etkinliklere yapılan yatırımlar, ziyadesiyle ilçe halkına geri dönecektir.

Bir başka önemi ise sosyal ve kültürel açıdan yılda bir defa da olsa ilçe halkının bir nebze nefes almasına imkan tanımasıdır. İlçenin problemleri bağlamında en önemli üç eksiği ulaşım/sağlık ve tanıtım olarak görüyorum. Ulaşım hususunda atılan adımlar aşikar, yapılacak olan bu etkinlik ise ilçenin ürünlerini tanıtım bağlamında mihenk taşlarından birisi olacaktır.

Bu vesile ile bu vizyonu önceleyen başta Çağlayancerit Belediye Başkanı Üzeyir Kızılseki olmak üzere bu etkinlikte emeği olan/olacak olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Gerek çevre illerden gerek ilçemizden imkanı olan herkesi etkinliğe davet ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar