Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

Yer Sarsıntısı Her Yerde

Yıl 1999…

Aylardan Ağustos…

Manisa Kırkağaç’ta oymakbaşı kursundayım. Türkiye’nin dört bir yanından gelen izci liderleri ile birlikte uygulamalı izci liderliği yapıyoruz.Kalabalığız.Yemekleri birgün bir liderler grubu diğer gün başka bir liderler grubu yapıyor.

Bizi çalıştıran tahtalı liderler uyumlu ve sevecen.Kurs güzel geçiyor.

Kursun bitmesine iki gün var…

Her akşam gibi yoklamalar alındı ve yatış için herkes çadırına çekildi.Gecenin bir vakti yattığım yerden  sıçratan sarsıntıyla uyandım.Çadırın tepesinde bulunan fener sallanıyor.Çadırın fermuarını açıp dışarı çıktım ki, diğer liderlerde uyanmış şaşkın birbirlerine bakıyorlardı.Deprem olduğunu duydum.Yer neresi İstanbul !!!

Aman Tanrım ! Oğlum,eşim,annem,babam ve kardeşlerim geldi hemen aklıma.Aklıma hiç iyi senaryolar gelmedi.İstanbul grubunu çağırdılar.Yemekhanede toplandık.Televizyonda İstanbul’un  muhtelif yerlerini gösteriyordu.Evler,dükkanlar yıkılmış,insanlar az sayıda görünüyordu.En hasarlı yaerleri gösterirken Avcılar’ın yerle bir olduğunu söylüyordu.Bizimki de komşu ilçeydi.

Ağlamaya başladım.Hatırlıyorum.Eşyalarımızı toplayıp gidebileceğimiz söylendi.Çadırlara dönüp,eşyalarımızı topladık.Sırt çantalrımız sırtımızda garaja gittik.Ben hayatımda böyle tenha gar görmedim hiç.Hiç otobüs yoktu.Sorduğumuz her İstanbul otobüsü kalmış ve yeni seferde yoktu.Üç  kız bir erkek dört kişiydik.İstanbul daki yakınlarına ulaşamayan bir tek bendim.yolun kıyısına oturmuş bekliyorduk.Neyi bekliyorduk ?Çaresizce yoldan bir otobüsün geçmesini bekliyor bizi İstanbul’a götürmesini istiyorduk.

Nihayet ben kilitlenen hatlardan bir fırsat buluptelefonla  aileme ulaştım.İyi oldukları haberini aldım.Bu beni bir nebzede olsa rahatlatmıştı.Nasıl olduysa bir kız arkadaşım babasının iş için İzmir de olduğunu gelip bizi Yalova’ya kadar bırakabileceğini söyledi.Aradı babasını ve umutla beklemeye başladık.Onlar Yalova’ya gidecekti.Biz de karşıya Eskihisar’a geçip ailemize doğru hareket edecektik.

Filiz’in babası geldi.Yol boyu konuştuğumuz birkaç kelimeyi geçmedi.Edremit öğretmenevinde saatlerce bekledik.Karşıya geçmek isteyen o kadar çoktu ki.Herkes yakınına ve sevdiklerine ulaşmaya çalışıyordu.Bu arada televizyondan sürekli yıkılan binaları,göçükleri gösteriyordu.Gözyaşlarımız dinmiyordu.Ne yemek ne çay bir an önce oğluma kavuşmak istiyordum.

Akşamın dokuzunda yer bulabildik.bindik.Bu arada eşime saati bildirme şansımda oldu ve beni karşılayacaktı.Onları görünce ne yapacağımı bilemedim.Oğluma sımsıkı sarıldım.Etrafıma baktım.İstanbul yıkılmamıştı ki.Evler duruyordu.haberlerde öyle gösteriyordu ki her yer yıkılmış.Sevindim.

Ailem ormana gidip sığınmışlar benim büyük izci çadırımı kurmuşlar içinde yatıyorlarmış.Ben de onlara dahil oldum.Yaklaşık olarak dört ay eve giremedim.Depremi yaşadığımdan değil,anlatılanlar beni çok korkutmuştu.Çadırda ormanda kaldık.Eve giremedik.

***

İzci olduğumuz için depremzedelere yardıma çağırdılar.Gittim.eldivenimi,sırt çantamı ve kağıt kalemimi aldım.Depremzedelerin olduğu sitelere gidip onlarla sohbet ettim.Allahım neleri vardı.Kendi evinin salonundayken komşunun mutfağından çıkarılan,yakınını kaybeden,anlatırken ağlama nöbeti geçiren…Dinliyordum.Dilim döndüğünce ve toplantıda anlatılanlara göre hareket ediyordum.Dinleyip,konuşturup onları rahatlatmaya çalışıyordum.

İhtiyaçlarını yazdım ve en kısa zamanda getireceğimi söyledim ve ayrılıp depoya gittim.Yurtiçi ve yurtdışından gelen malzemelerden ihtiyacım olanları giyip eldivenleri arayıp buldum.Bulduğumu çantama dolduruyordum.depo çok büyüktü.İnsa lisesinin spor salonuydu.Kolileri açıyorduk.Japonya,Yunanistan,rusya,Almanya…

Aldığımız malzemeleri tekrar ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya başladım.güle güle kullanın diyor,yanlarından ayrılıyordum.Ama hepsinin gözlerinde ışığı sönmüş ,parçalanmış umutları vardı.Ne olacaktı bundan sonra.Ne yapacaklardı.Muamma.

***

Deprem olacak İstanbul da olursa sanırım bize kimse yardım edemez.Ve kimse bizi kurtarmaya gelmez.Çünkü onüç milyonun hangisini kurtaracaksın.Salgın hastalıklar artar, gasp çoğalır,yağmalar artar,çaresizlik basar her yerimizi yaramızı…Türkiye’nin beyni diyoruz ama hiçbir koruma ve korunma yok.Korku içinde bekleşiyoruz.

Deprem anında evin neresindeysek güvenli köşeleri gözlerimizle seçiyoruz.Deprem çantası hazırlayıp koymakta elzem.

Birkaç günden beri Manisa sallanıyor.

Sadece Manisa mı ?

Memleket beşik gibi…

Kahramanmaraş’ta da deprem olacağı söyleniyor.Çok dikkatli olup gerekli tedbirleri almak gerekir.Elimizden geleni yapıp tevekkül etmeliyiz.Yaradan neylerse güzel eyler.

Umut ediyorum inşallah hiçbirimiz için felaket bir tablo olmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar