Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Yargıtay Başkanı Afva Karşı İmiş

Yargıtay başkanı afva karşı imiş. Oysa Türk milleti kendisinden çok önceleri afva karşı idi, yetkili olarak kendisinin ve adalet mekanizması mensuplarının bundan haberi yokmuş. Devlet hantal yapısı ile her hususta, güya hizmet ettiği halkın gerisinden geliyor. Adalet ise en geriden geldiği ilk husus.

Sayın başkan öyle bir cümle kurun ki içimiz serinlesin, yanan yüreğimizin içine soğuk su serpilsin. Beylik sözlerinize, siyasiler kantarın dozunu kaçırdığından beri Türk milletinin ihtiyacı yok.Biz güya medenilik ölçüsü gibi gösterilen sahte idama karşıyız sözlerinden de, meclisten geçip önüme gelsin imzalarım , çünkü ben de idama taraftarım diyen cumhurbaşkanının yalanından da bıktık.

Her sene usulen yapılan ve siyasete karışmaması gereken yargının içine siyaset serpiştirilmiş, dinlemeye gelenlere hiçbir şey bilmezler edası ile hukuk dersi veren konuşmalardan birisini daha dinledik. Bu konuşma sırasında sayın başkan, ben afva karşıyım, fakat bunun yerine üstü örtülü afva taraftarım demiş oldu. Güya kendince afv karşıtı bir konuşma ve duruş sergilemiştir. Oysa sözleri suçluları teşvik edecek neticeler barındıran. Suç işlemeyi caydırmak bir yana daha da çoğaltacak olan, sıradan bir insanın dahi yahu bu nasıl bir hukukçudur ki bu kadar hadiseden sonra hala böyle bir teklif ile gelir dedirtecek bir konuşma yapmıştır.

Sayın başkan infaz yasasında yapılacak bir değişiklik ile daha az ceza yatacak hale getirmekten söz etti ve bunun daha adil olduğunu söyledi. Bu gün keyfi gibi insan öldüren caniler, mahkemede süt dökmüş kedi gibi kravat takarak pişmanlık numaraları ile hakimlerimizden iyi hal indirimi denen, aslında milletin sinirlerini zıplatan bir karar sayesinde yakayı kurtarmaktadırlar. Bu yetmezmiş gibi otuz yıl olan cezanın infaz ile nerede ise üçte ikisinin afvı söz konusudur ve bu katiller en fazla on yıl yatıp çıkacaklarını bildiklerinden futursuzca suç işlemektedirler. Bunun tek suçlusu ise bu saçma sapan infaz yasamızdır.

Sayın başkan sanki bunu bilmiyormuş, çok ağır cezalar veriliyormuş gibi bu adaletin içine eden infaz yasasının daha da sulandırılıp nerede ise, eğer bir cinayet işlenmiş te, cani maktülün derisini yüzmemiş ise ona verilen müebbed cezanın infaz ile indirilip nerede ise beş yıl gibi bir ceza verilmesinin daha adaletli olduğunu ifade etmiştir. Yanlış anlamış ise düzeltsinler.

Cezalar neden vardır, bunu bilmeyen hukukçularımız var. Bu hukukçular güya adalet dağıtacaklar devlet adına. Her kes suçlu, veya suçlu adayı, bir gün bize de lazım olur anlayışı ile cezalar azaltılarak bu güne gelinmiş, neticesinde bir hukukçu kadar kanunlara hakim suçlular zümresi oluşmuştur. Defalarca aynı suçtan ceza almadan kurtulan bu insanlar devleti sorgulatır hale getirmişlerdir.

Oysa cezalar,muhakkak insanlar ağır cezalar alsınlar, yatsınlar bir daha gün yüzü görmesinler, derisini yüzelim, kafasını keselim diye çıkarılmaz. Cezalar bütün milletlerde, insanlar bir suç işler iken nasıl bir cezaya müstehak olacaklarını önceden bilsinler, ona göre bin düşünüp bir defa bir cürüm işlesinler, mümkünse cezadan korkarak bu cürümü de işlemesinler diye, önleme maksatlı çıkarılır. Ha bütün bunlara rağmen, kişi bu suçu her cezayı göze alarak işler ise de, kamu vicdanını tam tatmin edecek bir ceza ile cezalandırılmalı, mağdur ve mazlumlar ahımız yerde kalmadı , devlet öcümüzü aldı desinler.

Oysa bunlar olmuyor, kamu vicdanı zarar görüyor, insanların devlete güvenleri sarsılıyor, bütün bunlar olmuyormuş gibi üst üste afv lar çıkarılıyor, buna karşı olduğunu söyleyen yüksek yargı mensuplarının bulduğu şifa ise daha zehirli bir ilaç. Oysa kanayan yaramızın üç müsebbibinden birisi, denetimli serbestlik, bir diğeri adli kontrol ile serbestlik ve bir diğeri de insanları suç işlemeye teşvik edecek kadar hazin infaz yasamızdır. Müebbed kelimesinin manasını boşaltan bu infaz yasamız, yeteri kadar can yakar iken, koskoca yargıtayın başkanı, infaz yasamızın tanzim edilerek daha az süre ceza yatacak hale getirilmesini daha adil bulduğunu söylemiştir. Bu şuna benziyor. Sigaradan kurtulmak isteyen, zayıf iradeli birisinin sigarayı bırakmak yerine ona benzer, fakat kendince daha az zararlı bir başka uyuşturucuyu tercih etmesine benzer. Oysa neticede ne sigarayı bırakabilir nede yeni başladığı diğer uyuşturucuyu. Her ikisini birden kullanan kişi sonunda daha kısa bir zamanda daha büyük zararlara düçar olur.

Afva karşıyım diyen sayın Yargıtay başkanının bulduğu daha zehirli ilaç gibi. Rabbim adalet bakanlığına akıl ve izan versin, Türk milletine kime ne cezalar verilsin diye sorsunlar, inanın ömrü avrupanın uyduruk kanunlarını okumak ile geçen hukukçularımızdan daha adil uygulamaları Türk milleti idame ettirecek basirete ve bilgiye sahiptir. Neticesinde adalet gerçekten yerini bulur. Şimdi kocaman saraylarda saatlerce arasanız, her kesi ve her şeyi bulabiliyorsunuz, fakat o koca binada tek bulunmayan ise ADALET. Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar