Yanımızda ki Tehlike

İnsan bazen yanındaki tehlikeyi görmüyor, her şeyi yolunda sanıyoruz. Aile, iş, çevre derken hep bölünüyoruz. Planlarımız, hayallerimiz, ideallerimiz hep olmuştur. Hayatımızda ummadık iyi, kötü olaylarda yaşamışızdır.

Geçenlerde bir yakın arkadaşımın yetim yeğeniyle diyaloğum oldu. Görüşmeyeli 10 yıl olmuştu. Önceleri çocukken eğitimiyle ilgilenmiş ve yetimler yurdunda kalıp okumasına yardımcı olmuştuk. Zaman içerisinde memur olur, evlenir, çocukları artık üniversite okur.

Çocukluğu Kahramanmaraş’ta geçmiş, gençliği ise gurbette dindar kesim arasında geçmişti. Bir vesile yeniden diyalog kurduğum yetim meğer artık, ateist olmuş. Ne kadar üzüldüm, elimizle büyüttüğümüz kişi gözümüzün önünde kaymış gitmiş.

Dinlerin uydurma olduğunu, yazılı olmadığını, dinlerin kin ve nefretle insanları savaşa ittiğini, bütün savaşların Allah adına yapıldığını, İslâm dininin Arapların etkisi altında olduğunu, İslami kaynaklarının çelişkili olduğunu, Tevrat ve Zebur’u da okuduğunu vesselam kafasının daha çok karıştığını belirtti. Din ona göre afyon olmuş. Onca nasihatte bulundum ama nafile, o artık okumuş da zırcahil olmuş. Kendince okudukları onu tatmin etmiş, kimseden bilgi almaya da ihtiyacı kalmamış! Acaba FETÖ oyunu mu?

15 Ocak 2019 da değindiğim yazıda,  İnançsızlığın Evreleri; Deizm, Ateizm, Materyalizm, Panteizm - Ömer IŞIK detaylı bilgi vermiştim. Şimdi yakınımızdaki tehlikeyi daha iyi hissettim. Yakınımızdakilerin kimini okutarak saptırıyorlar, kimine yardım! ederek, kimini mankurtlaştırarak, kimini daha da özgürleştirerek  bizden uzaklaştırıyorlar.

Bu sosyal konu hakkında sosyolojileri araştırmaya davet ediyorum. Bir tehlikeli konu da uyuşturucu tuzağıdır. Nice masumlar farkında olmadan uyuşturucu müptelası oluyor. Devlet yetersiz kalıyor, aileler geç farkına varıyor. Aldığım bilgilere göre şehrimizde uyuşturucu partileri düzenlenmekteymiş. Aman herkes yakınına dikkat etsin, olmaz demeyelim. Düşman sinsi, oy hırsızları da iş başında!

Önceki ve Sonraki Yazılar