Gül Ayşe Yetmez

Gül Ayşe Yetmez

Varlık ve Ahlak

Bugünlerde duyduğum en anlamlı söz. “Ahlak, varlığın karşısındaki duruşumuzdur”

Daha ilk kavramları almaya başladığımızda gelişen bir olgudur. Anne baba, öğretmen, arkadaşlar, komşular tüm iletişim içerisinde bulunduğumuz çevre bütünü, çoğu zaman yazılı olmayan kurallar etrafında olgunlaşır. İnsanın değeri taşıdığı vasıflarla büyür. Bu vasıflar sıfatlarımızı çoğaltır. İyi, güzel, sağlam, boş, cimri, akıllı…….

            Biz bu vasıflara nasıl sahip oluruz. Yaşanmış tecrübelerimizle, eğitim durumumuzla, işimizdeki başarı kriterlerimizle, değerlerimizle. Peki her yaşanmışlık bize nasıl etki eder? Olumlu- olumsuz.

            Güzel ahlaklı olmak herkes için bir tercih sebebi midir. Kuşkusuz evet. Yani herkes güzel ahlaklı olabilmek için çalışır ve etrafındakilerin güzel ahlaklı olmasını ister. Peki ahlak güzelliğinin kriteri nedir?

            Bir iş yeri sahibi kasasında oturan işçisinin ahlakının güzelliğine nasıl karar verir? Çocuklarımızı evlendirirken adayın seçimindeki ilk tercihimiz nedir? Bir işe başlarken ortak olarak seçtiğimizde neye bakarız? Bizi temsil etmesi için demokratik yollardan  seçtiklerimizde ilk ne isteriz?  Örnekler oldukça çok. Evet ilk baktığımız ya da ilk beklentimiz bizi dolandırmamasıdır. Yani kendisine emanet ettiğimiz varlığın karşısındaki duruşudur.

            Varlık adı üstünde sahip olunan, teslim olunan. İster maddi bir kavram olarak bakın, ister maneviyatımızı dolduran ulvileştiren bizim sahibimiz olarak. İster inancınız olsun ister olmasın  eğer herkes ve her şeyden kopuk koma da değilseniz ya da öyle hissetmiyorsanız yaşama sebebimizdir.

            Her ibadetimizde yüce varlığın karşısında ki duruşumuz, samimiyetimizdir ahlakımızın ölçüsü. Yaptığımız her alış-verişte paranın karşısındaki duruşumuzdur ahlakımızın ölçüsü. Her ziyaretimizde içimizdeki asıl sebeptir ahlakımızın ölçüsü. Her seçimde kendimize olduğu kadar topluma karşı beklentilerimizdir ahlakımızın ölçüsü. Birbirlerini seven insanlar için verdiğin emektir, yıkmak değil yapabilmek için efor sarfetmektir ahlakımızın ölçüsü. Ayrım yapmadan tüm canlı ve cansız varlıkların haklarına saygı göstermektir en büyük ölçü.

            Varlık ve ahlak arasında ki ilişkiyi bilmem anlatabildim mi? Hatta durun az daha örnekleyeyim. Evli bir adamın genç bir hanıma zaafı nedendir. Ya da o genç hanımın beklide amin denilemeyecek bir dua etmesi sebebi sahip olunmayan varlık olabilir mi? Kabul ediyorum sıra dışı bir örnek ama net bir izah. Bu iki insanın birbirlerine karşı duruşlarıdır ahlakları. Bir muhasibin aldığı küçük maaşa karşılık yaptığı büyük hesaplardaki doğruluktur onun ahlakı.

            Ve en önemlisi yaptığı tüm ibadetinde uygulamalı ya da hissi hiç fark etmez yaradanı kandırabileceğini zannetmemektir. Allah korkusu taşıyabilmek, Allah rızası kavramını algılayabilmektir ahlaklı olmak için yapılması gereken.

            Eğer tercihimiz güzel ahlaklı olmak ise yapmamız gereken çok basit.

            Varlığın karşısında sağlam durmak.

            Varlıklarınızla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar