Dr. Mustafa Coşkun Kale

Dr. Mustafa Coşkun Kale

Unutulmayacak bir değerimiz de, Bilim Şehidimiz rahmetli Hasan Karakuş

O sadece Göksun, Kahramanmaraş ve Türkiye için bir değer değil, aynı zamanda insanlığa, okuma azminin, bilim sevdasının ne olduğunu kısacık ömrüyle ispatlayan örnek şahsiyetlerinden biriydi...

Hasan Karakuş, 1943 Yılında Göksun İlçesi Kavşut Köyü'nde dünyaya geldi. Babası, Atatürk'ün O'na "İkiz Ali Çavuş" diye seslendiği, silah arkadaşı, Gazi Mizam Ali, Annesi ise Melek Hatundur.

Mizam Ali, Kavşut Köyünde de ilk hacca gidendir. Dolayısıyla bu rahmetliye; 'Hacı Gazi Mizam Çavuş' dersek yerindedir.

whatsapp-image-2021-10-19-at-22-14-16.jpeg

Hasan Karakuş, rahmeti Memili Kâye'nin kardeşi, Mehmet, Sabri ve Bahadır Karakuş'un amcaları, SSK İl  Müdürlüğünden Emekli Mehmet Aksoy ile Pastacı Fevzi Aksoy'un dayılarıdır.

Bir İstanbul Hanımefendisi olan Nehcef Hanımla evli olan Hasan Karakuş'un   Jülide adında bir de kız çocuğu vardır.

Rahmetli Hasan Abinin okuma azmi,  Kavşut Köyün de ilkokul olmadığından, çoğu kez dağları aşarak O'nu Yeniyapan Köyünde ki İlkokul da okumaya mecbur bırakır.

Karlı havalar da eş-dost evinde misafirliği hariç, O yağmurlu havalara da pek aldırış etmeden yoluna devam ederdi. Yağmur şiddetliyse kamalak ağacının şemsiyevâri dallarını korunak eder, dinlenir, yine "Devam! " derdi O.

Geleceğin Dünya'sının sayılı adamı olacak olan bu minnacık çocuk, okumak istiyordu ve kararlıydı.

Olağanüstü zekâsı Yeniyapan İlk Okulu öğretmenlerince fark edilen Hasan Abi, beş yıllık ilk okulunu sınıf atlayarak iki yılda bitirir. Göksun Orta Okulu'nu da iki yılda bitiren ilk ve tek öğrencisi de yine Hasan Abi olacaktı.

Eğitimde ki adını o zaman tüm Türkiye'ye duyuran, "Maraş Lisesi " nin öğrencisi olan Hasan Abi, okuduğu her sınıfın birincisi olarak adını buraya da nâkş edecekti.

Kompozisyon ödevi için huzuruna gelen, Hasan Abi'nin  yiğenleri, Mehmet Karakuş ve Mehmet Aksoy'a; O'nun yiğenleri olduğunu anlayınca Maraş Lisesi edebiyat öğretmeni Mustafa Ata Tanır  mendille göz yaşlarını silerek;

"Yavruma, Hasan'ıma İngilizler kıydı" diyecekti.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Bölümünü birincilikle kazanan Hasan Abi, yine aynı bölümü, alıştığımız üzere birincilikle bitirenlerden olacaktı.

O zaman yeni açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere, Devlet tarafından doktora programı için burslu olarak İngiltere’ye gönderilen Hasan Abi, bu programı da başarıyla tamamlayacak. Uluslararası bir proje yarışmasın da Hasan Abimiz Dünya birincisi olacaktı.

Geleceğini çok parlak gören İngiltere, yurda dönme kararlığında olan Hasan Abimize, İngiltere de kalması için çok çok cazip teklifler de bulunsalar da, O,

"Hayır ülkeme hizmet edeceğim! " diye onları ret edecekti.

Ne olduysa o tekliflerden 15 gün sonra, 12 Mayıs 1970 de ağır bir askeri araç, Hasan Abimize vurarak O'nu denizde boğdu...

Cenazesinin bir an önce Türkiye'ye getirilmesi için Ankara'ya giden Rahmetliler Memili Kâye ve Hıdır Kâye'ye (Köroğlu ) başbakan Demirel'in üzüntü içinde " İngiltere'ye gönderip de gelemeyen bu dokuzuncu bilim adamımız " sözü hafızalar da hep yer edindi.

Bu melun suikasta kurban edilen Hasan Abimizin acı haberinin alındığı gün, Göksun, acıdan köyüyle, şehriyle inim inim inledi.

13-14 yaşlarında çocuktum, aynı Kayabaşı Mahallesin de olduğumuz için feryatlar yükseldikçe "cenaze gelmiştir! " diye tüm mahalle  çocukları Memili Kâye'nin evine doğru koştururduk

Tâ ki, 1 Haziran 1970 tarihine kadar. ..

Cenazenin geldiği gün, yakın köylerle birlikte,  Kavşut, Kömür, Bozhüyük insanının ekseriyeti  acılarla yollara  dökülmüştü.

Rahmetli Hasan Abiyi hiç görmedim, ancak Hasan Karakuş denilince; bende ve Göksun çevresinde, O'nu tanıyan tüm Maraş'lı neznin de; okulsuz bir köy çocuğunun okuma azmi, azmin hiç engel tanımayacağını ve Hasan Karakuş'un kısacık ömrüne sığdırdığı uluslararası  başarısı gelir.

Malesef bir de, O'nun cenazesinde ki mahşeri kalabalık ve Göksun’lunun unutulmaz acısı...

O'nu Göksun'lu unutulsun istemiyor!

O'nun için bu bilim şehidimiz adına, Göksun veya Kahramanmaraş Merkez de O'nun adının verileceği bir Okulla,

O, hafızalarda hep yaşasın istiyor...

Çok mu bir şey istedik?

Önceki ve Sonraki Yazılar