FATİH DAĞISTANLI

FATİH DAĞISTANLI

TEKNOKENT

Dünyada ekonomik, sosyal ve politik alanda gelişme sağlanabilmesi teknolojik gelişmelerle mümkün olmaktadır. Teknolojik gelişmenin temelinde ise bilim ve teknoloji alanında yapılan buluşlar ve sağlanan  gelişmeler yatmaktadır.

Teknokent veya diğer adıyla teknopark , yeni fikir ve buluş sahiplerinin başarılı olabilmesi için uygun bir çalışma ortamı oluşturan veya alanında kendini ispatlamış şirketler ve yeni girişimcilerin bir yerleşim yerinde bir araya getirilmesi suretiyle  üniversite, sanayi ve kamu kuruluşları arasında işbirliği sağlayan yerler  olarak adlandırılmaktadır.

Etzkowitz’in “Üçlü Sarmal Modeli” ile kuramsal olarak ele alınan üniversite-sanayi-devlet iş birliği yapısı; araştırmalarla bilgiyi üreten üniversiteyi, bu bilgiyi uygulamaya aktaran sanayiyi, verimli iş birliği platformu oluşması için gerekli destekleri sağlayan ve önlemleri alan devleti kapsamaktadır. Teknokentlar ise, bu üçlü iş birliğini aynı çatı altında buluşturmaktadır.

Burada temel amaç, üniversiteler ve araştırma merkezlerindeki Ar-ge sonuçlarının sanayiye aktarılmasıdır. Genellikle yeni ve ileri teknolojiye mal üretmek isteyen girişimcilerin faaliyetlerini üniversitelerin yanında veya yakınında yürütebilmelerine ve bu üniversitelerden yararlanabilmelerine olanak sağlamak amacıyla kurulmaktadır.

1970’li yıllarda ABD ve Japonya gibi ülkelerde sanayi  yeni Ar-Ge faaliyetlerine girmek suretiyle, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla yakın bir işbirliğine başlamıştır. Sonraki yıllarda  Google, Yahoo, Microsoft ve Facebook gibi yüzlerce firmanın doğduğu Amerika’daki Silikon Vadisi teknokent alanında başarısı ile dünyada dikkat çekmiştir. Bu başarının ardından teknokentler diğer ülkelerde de kurulmaya başlanmıştır. ABD’yi Avrupa ülkeleri ve Japonya izlemiştir.

Ülkemizde 1989 yılında KOSGEB desteği ile ODTÜ ve İTÜ’de Teknoloji Geliştirme Merkezi kurulmak suretiyle  ilk teknokent ölçeğinde çalışmalar başlamıştır. Teknokentler kanunu 6.7.2001 tarihli Resmi Gazete mükerrer sayısında  4691 sayılı “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu” adı altında yayınlanarak  yasalaşmıştır. 19.06.2002’de ise yine aynı gazetede  ilgili kanunun Uygulama Yönetmeliği yayınlanmıştır.

Resmi gazetede yayınlanan 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’ndaki tanıma göre, TGB (Teknoloji Geliştirme Bölgesi) yani teknokent ; yüksek teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkezi veya enstitüsünün olanaklarından yararlanarak teknoloji veya yazılım geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü ya da Ar-Ge  merkez veya enstitüsü alanı içinde veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği site veya bu özelliklere sahip kampüs  olarak tanımlanmıştır. 

Teknokentlerin kuruluş amacı Üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörleri arasında işbirliği sağlamak olup, bunlar;

1- Ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması amacıyla teknolojik bilgi üretilmesi,

2- Üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirilmesi,

3- Ürün kalitesinin veya standardının yükseltilmesi,

4- Verimliliğin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi,

5- Teknolojik bilginin ticarileştirilmesi,

6- Teknoloji yoğun yatırım ve girişimciliği desteklenmesi,

7- Araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkanı yaratılması,

8- Teknoloji transferine katkıda bulunulması,

9- Üniversitelerdeki bilgi birikiminin sanayiye aktarılması,

10- Ar-ge firmalarına fon sağlaması,

Teknokentlerin firmalara sunduğu faydalar;

1- Kanunun uygun gördüğü faaliyetler, kanunun uygun gördüğü şekilde yapıldığında 2023 yılına kadar %20’lik gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti,

2- Ücretlere uygulanan gelir vergisi istisnası ,

3- Her bir personele 5 yıl süre ile SGK işveren hissesi desteği ,

4- KDV istisnası,

Bugün Türkiye’de kurulan 66 Teknokent ‘ın 54’ü faal olup, 182’si yabancı olmak üzere toplamda 4.217 firma faaliyet göstermektedir. 33.293’ü Ar-Ge'de  olmak üzere  toplamda 41.172 personel çalışmakta olup, yürüttüğü proje sayısı ise 30.000 ‘e ulaşmıştır.

Teknokentlerin 2016 yılında satışları 35 milyar TL'ye ulaşırken, teknokentlerden 2,4 milyar dolar da ihracat yapılmıştır. İTÜ Arı Teknokent 927 milyon dolar ihracat ile birinci , ODTÜ Teknokent 743 milyon dolar ile  ikinci , Ankara Teknoloji Geliştirme Merkezi ise   355  milyon dolar ile üçüncü olmuştur.

İlimizde 2012 yılında KSÜ Avşar kampüsünde Türkiye'nin 42. Teknokent'i olarak faaliyetine başlayan  Kahramanmaraş  Teknokent  ise   kurulduğu günden bu güne  sürekli gelişme göstererek ilimizin   ve ülkemizin   ekonomisine önemli katkılarda bulunmuştur. 

Kahramanmaraş Teknokent  28 firma ve 80 çalışan ile hizmet vermekte olup, 12 firma ise Teknokent’te yer almak için sıra beklemektedir. Kahramanmaraş Teknokent 2016’da 300 bin dolar ihracat yapmıştır. İhalesi yapılan yeni Teknokent binasının  hizmete girmesi ile Kahramanmaraş Teknokentte faaliyet gösteren firma sayısı ile  firmalara sağlanan  imkanlar arttırılmış olacaktır. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Türkiye’de kamu hibesi almış teknoloji girişimcilerinin ve teknokentlerde yer alan firmaların kendilerini ve projelerini uluslararası platformda tanıtabileceği TEKNOAĞ adı altında bir web portal kurmak suretiyle firmaların tanıtımına katkı vermeye başlamıştır (http://teknoag.sanayi.gov.tr )

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
FATİH DAĞISTANLI Arşivi