TAş GIYME TÖRENINDEN

Kahramanmaraş"ta ki çeşitli kız kuran kurslarından mezun olan hafız kızlarımız, için önceki gün taç giyme töreni yapıldı.

 

Beşincisi yapılan bu törenlere ilk yıldan beri davetli olarak çagırılıyorum. Tabi bu törenleri iki yönden önemsiyorum. Birincisi kız çocuklarımızın sosyalleşmesi, ikincisi ise kurslara giden ögrencilerimizin vatandaşlar tarafından maddi ve manevi desteklenmesidir.

 

Il Müftümüz programda önemli mesajlar verdiler. Gülce, ? Insanlıgın eski cahiliye dönemini aratmayacak durumda oldugunu ve insanlıgın Kur"anın mesajlarını yeniden anlamak ve yaşamak zorunlulugunda oldugunu söyledi.

Ögrenciler, ilahiler okudu, gerçek özürlülerin düşünce özürlüleri olduguna dair tiyatro oyununu sergilediler.

 

Diyecegim şudur ki, biz kendi inancımıza ve kültürümüze yeniden sım sıkı sarılmadıktan sonra, dertlerimize derman bulma şansızım yok.

 

SADAKA VERMENIN ZARIF YÖNTEMI

 

Bir okuyucum, sadaka vermenin zarif yöntemi, sadaka taşları başlıklı bir yazı iletmiş. Okudum, bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum: ?Dedelerimiz onur ve vakarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için ince ve farklı bir yardım metodu geliştirmiş.

 

Türk Milleti, milli hasletlerindeki yüksek deger ölçüleriyle Islam Dini ni özümleyişi ve ulaştıgı sentezle insan, son derece önemli sevgi ve saygı odagı haline getirmiştir. Bunun olumlu tezahür ve tecellileri olarak da, kültür, tefekkür ve medeniyet tarihine yeni usul, vasıta, kurum ve kuruluşlar armagan etmiştir.

 

Osmanlı iffet ve hayâsından dolayı fakirligini gizleyenler; onur ve vakarından dolayı ihtiyaçlarını kimseye açamayanlar için, ince ve farklı yardım, destek ve himaye yol ve metotları bulunmuştur. Onlara "alan el" olmanın utanç ve ezikligini yaşatmamak için, gayet zarif yardım şekilleri geliştirmiştir. Böylece "alan el" hicaptan, "veren el" de gurur ve riyadan korunmuştur. Işte, her türlü tebrik ve takdire layık yardımlaşma vasıtalarından birisi, hatta bir bakıma birincisi, "Sadaka Taşları"dır.

 

Sadaka Taşları", Türk mahallelerinin birer centilmenlik anıtıdır. Olanca güzelliklerine ve zarafetine ragmen degişen şartlar sebebiyle giderek ihmal edilen, zamanla unutulup mukadderatına terk edilen bu fazilet abideleri konusunda bu güne kadar geniş çaplı bir araştırma yapılmamıştır? diyerek yazısını sürdürüyor.  

 

şIMDI SADAKA TAşLARI OLSUN

 

Hep düşünmüşümdür, şimdi cadde ve sokaklara sadaka taşları koysak ne olurdu. O dönemin insanı kendine yeteri kadar alırmış. şimdi ki insanlar acaba ne yaparlardı. Sorunun cevabını size bırakıyorum. Ama sonrası kendimize şöyle bir soru sormuk istiyorum. Peki bize ne oldu. Hangi degerlerimizi kaybettik. Inancımızı laçkalaştı mı da böyle olduk. Elimizden alının ne? Tekrar kaybettiklerimizi bulmamız mümkün mü?

 

KAYNAKLAR NE DIYOR?

 

?Yaşlıların anlattıklarına göre buradaki enteresanlık, fakir ve muhtaçların taşta birikenlerden sadece ihtiyacı olan şeyleri ve muhtaç oldugu miktar kadarını alarak, digerlerini başkalarına bırakmaya özen göstermeleridir. Bu kanaat ve diger-gamlık her türlü takdire layıktır. Burada dikkati çeken bir nokta da, bir semtin fakirlerinin başka bir semtin Sadaka Taşı na; başka semtin fakirlerinin ise bu semtinkine gelip, ihtiyaçlarını karşılayabilmeleridir.

 

Çeşitli vakıflarca yönetilen imâret, aşevi, hânigâh, zâviye, han, kervansaray gibi daha birçok yardımlaşma ve dayanışma müesseselerinin yanı sıra "Sadaka Taşları", yaygın uygulama alanı sayesinde farklı, renkli ve zengin bir el ele, gönül gönüle verişi sembolize ediyordu. Aziz Türk Milleti nin kültür ve medeniyet tarihinde övünecegi hiçbir şeyi olmasa bile, insanı onura etme konusunda gösterdigi, "sadaka Taşları"yla sembolleşen incelik ve zarafetinin, övünmeye yeterli olduguna inanıyoruz.? Evet bende inanıyorum. Ama o günün insani degerlerine ulaşma noktasında da ahlakı göz ardı eden sistemi yeniden gözden geçirmemiz gerektiginin altını çiziyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar