TARİHİN TAVAN ARASINDAN TOPLADIĞIM KIRINTILARDAN BİR DEMET

 

 

 

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden, son padişah Vahdettin dönemine kadar basılan tüm madeni paraların üzerinde, basıldığı yer olarak Konstantiniye yazar..Fotoğrafta gördüğünüz gümüş para sultan Vahdettin döneminde basılmıştır. İşaretli yerde paranın basıldığı yer olarak eski Türkçe ile KONSTANTİNİYE yazılıdır.. Gerek saray, gerek ulema gerekse de münevver kesim asla ve asla İSTANBUL ya da İSLAMBOL adını kullanmamışlardır. Kullandıkları isimler KONSTANTİNİYE, DERSAADET vb. gibi isimlerdir. İstanbul ya da İSLAMBOL adı sadece halk arasında kullanılmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bir süre sonra Atatürk’ün emriyle İstanbul’un adı resmen İSTANBUL olmuş, KONSTANTİNİYE KONSTANTİNOPOLİS vb isimlerin kullanılması yasaklanmıştır.  Yine ATATÜRK’ün emriyle 3 Ocak 1929 da Türkiye Posta Telgraf ve Telefon Genel Müdürlüğü, merkezi İsviçre’nin Bern şehrinde bulunan Uluslararası Posta Telgraf ve Telefon Teşkilatına bir mektup yazarak “Bundan sonra Constantinople yerine İSTANBUL adının kullanılması gerektiğini aksi takdirde gelen postaların iade edileceğini resmen bildirmiştir.

Yani İstanbul’u İstanbul yapan  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’tür ...

 

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA İNTİHAR PİLOTU OLAN JAPONLARA NEDEN “KAMİKAZE” DENİRDİ?

1274’de Kubilay Han, Japonya’ya bir ordu gönderir. Japonlar gerekli hazırlığı yapmış, istihkâmlarını sağlamlaştırmışlardı. Saldırıyı püskürtürler. Yine de Kubilay Han elçilerini göndererek kendisine vergi vermelerini ister ancak Japonya bunu reddeder. 1281’de Kubilay Han, Japonya üstüne tekrar bir ordu gönderir. Bu sefer Japonya için çok daha şiddetli ve zorlu geçecektir. Haftalar süren savaş sonunda Japonya tam yenilginin eşiğine geldiğinde aniden büyük bir fırtına kopar ve Moğol ordusu darmadağın olur. Japonları kurtaran bu İlahi rüzgar ”kamikaze” dir. JAPONCA ’DA KAMİ- TANRI, KAZE- RÜZGAR anlamına gelir. Kelime II. Dünya Savaşı’nda özellikle müttefik gemilerine ve çeşitli yer hedeflerine intihar saldırısı düzenleyen Japon pilotlar için de kullanılmıştır.

RUM NE DEMEKTİR? NEREYE VE KİMLERE DENİR?

 Yunanca “Romios”(Rhomai) Doğu Romalı demekti. Bu sözcük 615 veya 616’da Rum suresiyle İslam kültürüne girdi. Sonra ki Arap fetihlerinde halkı Roma – Bizans uyruklu ve Hristiyan olan Anadolu’ya “RUMİYE”, halkına da “RUM” denildi. Bu sözcükleri sonra ki yüzyıllarda bölgeye egemen olan Türkler de benimsediler. Örneğin Selçuklara Rum Selçukileri denildiği gibi Anadolu’da ünlenen Türklere de “RUMİ” deniliyordu. Bu mahlas o kimsenin Rum kökenli değil, Anadolu’dan yetişme olduğuna işaret ediyordu. Mevlana Celaleddin-i Rumî, buna bir örnektir. Daha sonraları “Rumiye” diye bir tarikat, Rumi sene takvimi, Rumeli eyaleti, Rumeli Kazaskeri, Ortodokslar için Rum milleti, Ortodoks Patriği için Rum Patriği, Sivas merkezli orta Anadolu yönetim bölgesi için Vilayet-i Rum veya Rumiye –i Suğra, Anadolu için Diyar-ı Rum gibi pek çok deyim ve terim Türkçe de yer buldu. Halk dilinde ve günlük konuşmada ise bu tabir “urum” ve “urumca” olarak kullanılagelmiştir.

15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalıların “Kapadokya TURCİCA” dedikleri Orta Anadolu ‘ya Araplarda DİYÂR-I RUM veya EYÂLET-İ RUM demekteydiler.   

 

TÜRK PARALARININ ÜSTÜNDE BİR DÖNEM İNÖNÜ’NÜN RESMİ NİÇİN VARDI?

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarında Osmanlı döneminde basılmış kağıt ve madeni paralar kullanılıyordu. Osmanlı paralarından Cumhuriyet paralarına geçiş ise 16 Mart 1926 tarih ve 3322 sayılı kararname ile onaylandı. “1, 5 ve 10 liralık banknotların ön yüzlerinde, Cumhuriyetin resmedilecek bir simgesi olacaktır. 50, 100, 500 ile 1000 liralık banknotların ön yüzlerinde ise Reis-i Cumhur Hazretleri’nin resmi bulunacaktır. “

  Cumhuriyet döneminin ilk paralarını teşkil eden 1.Emisyon(sürüm) paralar, ilgili bu kararname ile Reisicumhur Atatürk portreli olarak 5 Aralık 1927 tarihinde dolaşıma sürülmüştü. İngiltere’de bastırılan bu banknotları, 1937’de Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca yeni alfabe ile basılan ve üzeri yine Atatürk portreli olan 2. Emisyon gurubu banknotlar takip etmişti.

Atatürk’ün vefatını takiben İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçilince “ Türk paralarının üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı resmi olur” 16 Mart 1926 tarih ve 3322 sayılı kararname gereği, önce 19 Kasım 1940 tarihinde, üzeri yeni Cumhurbaşkanı İnönü portreli olarak 500 ve 100 lirayı, sonra da 15 Ocak 1942 tarihinden itibaren 2,5-10-50 ve 100 liralık 3. emisyon gurubu banknotları piyasaya sürülmüştü. 1941’de basılan gümüş 1 liralıkların üzerinde yine İnönü portreleri yer almaktaydı.

Üzerinde Cumhuriyet yazan bu paraların bir diğer özelliği ise, o güne kadar sadece İngiltere matbaalarında bastırılan paraların ”Milli Şef” döneminde Berlin’de basılmasıydı.

1950’de çok partili siyasal hayata dönüldükten sonra, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve iktidar partisi DP’nin 31.Temmuz 1951 tarihinde yürürlüğe soktuğu “Atatürk’ü Koruma Kanunu” ile Türkiye Cumhuriyeti paralarının ön yüzlerinde sadece Atatürk portresinin yer alması yasallaştı.

Böylece 1951’de piyasaya sürülen 5 emisyon(sürüm) paralarının üzerlerinde yine Atatürk portresine dönüldü. Eski kanun devam ettirilseydi, paralarının üzerinde önce Cumhurbaşkanı Celal Bayar, sonrada sırası ile diğer Cumhurbaşkanları yer alacaktı.  

Önceki ve Sonraki Yazılar