Sokağa Çağırma!

1960 öncesi, 1980 öncesi, 28 şubat öncesi, Cumhuriyet mitingi öncesi, 17-25 Aralık öncesi, Gezi Parki eylemleri öncesi biz halkı sokağa çağırmaları hep gördük ve yaşadık, sonu vahim bitti..

Akşam televizyon izliyorum: Saadet Partisi Genel Başkanı Temal Karamollaoğlu :” 28 Şubat paşalarına ceza verilmesini içime sindiremiyorum,” diyor ve 28 Şubat tank palet balans ayarına destek veriyor..
   

Bunu yapan bir yüz : sözde Müslüman..  Milyonlarca baş örtülü bacımızın göz yaşı üstüne başını açması zulmümün üstüne bunu söylüyor.. CHP, İP, HDP SP erken seçim mitingine hazırlanıyor..
   

Ak Parti iktidara geldiği günden bu yana : hiçbir dönem rahat bir dönemi olmadı.. Terörle mücadele, içerde hainlerle mücadele , bunu yaparken, Sağlık, Milli Savunma, Ekonomi, genel hizmetlerde kalkınma planına devam etti.
   

ABD 15 Temmuz da Ak Parti ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan deviremedi.. ancak ABD bugünkü başkanı Joe Biden, seçim süresince eyaletlerde yaptığı toplantılarda, televizyon konuşmalarında, iktidara geldiğinde Türkiye deki muhalefette maddi destek verek Erdoğan devireceğini yüzlerce kere söyledi.
     

Saklı değil, gizli değil açıktan söyledi.
     

Bugün bakıyorum, bir gazeteci olarak : Sosyal medya, internet, bazı televizyon kanalları, sözüm ona gazetecilere paralar akmaya başladı.. Erken Seçim mitingleri ile “ Tayyip sıkıştırıp”  , yok edeceğim söylemleri yükseldi.
     

Dün akşam televizyon kanallarında açık oturumu izledim..
   

 Oraya çıkan sözde : Gazeteci, Ekonomist, Araştırmacı ve eski paşa veya emekli askerlerin CHP miting destek verdiklerini gördüm..
     

Toplantı yaparsın, miting de yaparsın, hükümeti eleştirisin, destekleyecek halin yok ama , halkı ekonomi ve dolar kuru üzerinden sokağa çarır, marjinal gurup ve terör yandaşları işin içine girdiğinde, yakma yıkma , yağmalama olduğunda bunun hesabını kim verecek ?
   

 Demokrasi diyoruz, özgürlük diyoruz: Ak Partiye gönül veren bu iktidarı yüzde 51 +1 ile seçen halkın iradesine saygı göstermiyoruz..
   

 Ak Partiye oy verenlere hakaret ediyoruz..
     

Seçimlerin tarihi belli 2023 ama ben erken seçim istiyorum diyerek : kendi aklı ile ekonomi iyi değil, dolar yükseldi.. bizde bunu fırsata çevirelim, her şeye zam geliyor hükümet bunun karşısında duramaz ,” mantığı ile ülkeyi ateşe atmaya kimsenin hakkı yok..
   

 Biz bu film çok gördük: 27 Mayıs 1960 öncesi.. aynı oyunlar..
     

12 Eylül 1980 öncesi aynı oyunlar.. aynı film..
   

 5 Nisan kararları ve 5 Nisan 1994 unutmuş olamayız..
     

2002 den sonra Ak Parti hükümetine sürekli yapılan saldırıları ve ekonomik darbeleri unutmuş olamayız..
     

Bugün bir kriz var, marketler yangın yeri , aldığımız para yetmiyor , buna da evet diyoruz, ama bunun için ülkemizi yakıp yıkmaya değil el ele vererek kurtarmalıyız..
     

Yakıp yıkma yerine : Fedakarlık yapmalıyız, yimemiz , içmemiz, gezmemiz, giyinmemiz, her şeyimizden tasarruf yaparak ülke ekonomisini şaha kaldırmalıyız..
     

ABD den Joe Biden de getirseniz, ekonomik sıkıntıdan kurulamazsınız, kurtuluşun yolu çok çalışıp üretmek ihracat yapmak ve içerde ise tasarruf yaparak ekonomik dişlilerin düzgün çalışmasını sağlamaktır..
   

 Bu seninle , benimle olur, halkı sokağa çağırarak kesinlikle olmaz..
     

Biri çıkar : Kanun hükmünde kararname ile atılanların 5 yıllık maaşını vereceğim işlerine geri döndüreceğim derse, biri çıkıp 28 Şubat Paşalarına ceza verilmesini doğru bulmuyorum derse, bir çıkıp Başbakan ben olacağım derse, bu ülkede bir yere varamayız.. ülkemize yazık olur..
     

Seçilene saygı gösterip 2023 de seçime girersin, halk seni seçerse baş üstüne deriz, seçmez ise 10 defa seçim kayıp eden genel başkan olarak köşene oturursun..
     

Peki erken seçim yaptık, halk seni seçti, bu defa karşı gurup , erken seçim diyerek miting yapar halkı sokağa çağırsa sen buna razı olacak mısın ?  onu da bugünden söyle !
     

Sözün sonu : ABD düğmeye baştı bizi iyi günler beklemiyor, uyuyan halkımız uyanır mı bilemiyorum ?
   

 İyi günler

Önceki ve Sonraki Yazılar