Siyasi Zombiler

‘’Seçim Zaman’’ı yaklaşınca ortaya çıkarlar, bir anda muhabbetin merkezi haline gelirler. İşte o zaman hayat çekilmez bir vaziyetten ileri gitmiyor. Muhabbete siyaset girince, ne konuştuğunuz insanların nede zamanın anlamı kalmıyor. Bir artıdan ziyade hayatımdan çalınan saatler gibi düşünüyorum.

Siyaset konuşacaksak eğer ben gelmiyorum yada siyasetten bahseden ortamlara rast geldiğim zaman selam verip başka bir köşeye çekiliyorum. Çayın tadı da kaçıyor siyasette, çay değil de sıcak su ile içindeki harareti bastırmaya çalışıyorsun. Çay önemlidir benim için. Eşrafımıza sorsanız, çay denince akla beni gösterirler o dereceyimdir.

Bir görünüp bir kaybolan insanlar anlatıyor.

Etraflarında bir grup, gündemin ve partilerin değerlendirmesini yapıyorlar. Bende üzerine denk geldim, buyur ettiler nazikçe teşekkür ederek bir köşeye oturdum. Başladılar konuşmaya. Ne konuştuklarını önce çözmeye çalışmış olsam da sonrasında vazgeçtim. Ne konuştuklarını kendileri dahi bilmiyorlar desem hak etmiş olurlar.

Bir başkasının diliyle konuşmak kimseye artı bir değer sağlamaz. Kendi fikir ve düşüncelerinizi ortaya koymuyorsanız haliyle her seçim olduğu gibi bu seçimde yine listelerin içinde ‘’YİNE Mİ BUNLAR’’ diye sadece isimlerinizden bahsedilir. Şahsen ve bizzat ben ve çevremdeki insanların düşüncesi budur.

Gel görelim ki, ne hikmetse bu aday adayları hiç üstülerine alınmazlar. Hatta adaylık yarışında tanıdık tanımadık herkes ile görüşüp bu defa kesin derler.

Konuşmaya gelelim.

Toplam 7-8 kişiyle sohbet var. Bir aday adayı anlatıyor;

‘’Kahramanmaraş için sevdalı olmak gerek, bu zamana kadar hep büyüklerimize saygı duyduk siyasette bir adım öne çıkmadık. Tercih edilen olmak zordur. Bu seçim başka arkadaşlar, önce ki seçimlerde de biliyorsunuz aday adayı oldum ama bu zamana kadar hiç kimseyle illa ki aday olayım diye Ankara-İstanbul yolları aşındırmadım. Sizde biliyorsunuz. Bu seçim başka, bu seçim adaylığımız kesin inşallah. Zaten Aday adayı listesine baktığımız zaman da bizden daha iyisi mi var. Gittik, görüştük, konuştuk ve aday adayı olmak istemediğimi dile getirdim bu dönem ama çevre köyler ve ilçelerden çok isteyenimiz var.

Hepsini bir köşeye koydum, tartıp düşündük karar verdik aday adayı olduk. Hem ismimiz olsun orada yeter…

Bizde ki aday adayı süreci böyle ne diyelim. Telefon çalıyor ve ‘’Alo Başkanım’’ çalışmalara devam ediyoruz… (Bu başkanlar da hiç bitmiyor)

Kimdir onlar diye aklınızdan geçirdiniz değil mi?

Aday Listeleri açıklandığı zaman bunların hepsini bir köşeye çekilmiş olarak görebilirsiniz. Yine ortadan kaybolup bir sonra ki seçimde yine bizlerle birlikte olacaklar.  Merak ediyorsanız eğer, bir önce ki aday adayı listesiyle karşılaştırmanız yeterli olacak.

Listeler havada uçuşuyor, herkes kendi listesini yapıyor. Bir aday adayı, bana bu seçim aday adayı listesini değerlendirir misin dediğinde kendisine şans vermediğimde kükremişti. Ve dedim ki, bir önce ki seçimde de size şans vermemiştim, ama aday oldunuz. Bu seçimde de şans vermek istemiyorum, çünkü Maraş için bir artı değeriniz olmayacak.

Siyaseti konuşmak isteyenler konuşsun. Birbirlerinin yüzüne gülüp arkadan olmadık laflar da söylemeye devam etsin.

Serdar Erdoğanyılmaz Ağabeyimizin bu seçimde ki üslubuna hayran kaldım. Bir önce ki seçimde aday gösterilenlere büyük bir teveccüh gösterdi, her dönem aday adayı olanlara da büyük bir ders vermiş oldu.

Siyaset gündemi vesilesiyle bir süre arkadaşlıklarımızı askıya mı alsak? Kimse kimseye bir şeyleri kanıtlamak zorunda değil. Herkesin kendine yakışır tavrı ortada. Ve herkes düşünce özgürlüğüne sahip. 

Yemek masalarında fısıldayan sözcükler, orada kalsın…

Önceki ve Sonraki Yazılar