Dr. Mustafa Coşkun Kale

Dr. Mustafa Coşkun Kale

Şehrin Bir de Mustafa Çavuşlar'ı Vardı

Ağa'lar olarak bilinen Mustafa Çavuşlar (Yılmaz) Göksun'lunun sevgisine mazhar olmuş, iz bırakan bir ailedir.

Öyle ki, Çoğu Göksun'lunun hayatın da; ister dostluk, ister ticari, isterse de yardım  açısından bu aileyle kesiştiği noktaları hep olmuştur 
 
Mustafa Çavuşlar, Selahaddin Eyyübü'nün dedesi olan Şadi Bey torunlarıdır. Aşiretin adı Şadi Bey'den dolayı Şadili olarak bilinir.

Bu aşiret Göksun ve Sarız çevresin de  Ağa olarak bilinse de Mir yani Bey'dir. 

Kuzey Azerbaycan'dan gelerek, Sultan Alpaslan'a, Bizans'a karşı destek vermiş, sonra Elazığ Kığı da, Yoğunağaç Köyünü kurmuşlar.

Büyük dedeleri okumuş bir zât olan Molla Ahmed'lerle Erzincan'a, Sivas'a dağılırlar. Bir kısmı da Sarız-Göksun'a gelirler.

Eski adı Karakilise olan Altunoba'ya sonra da; Yılmaz'ların büyük dedesi Ali Bey (Mecüklü) oğlu Halil Ağa, Tuncer'lerin dedesi Yusuf Ağa ve Öner'lerin büyükleri Abbas Ağa'larla birlikte Göynük Köyü'müze yerleşirler. 

O zaman aşiretler arası seyrek olan kız alıp vermeleri, dayanışmayı güçlendirme amacıyla; Göynük Köyü'ne, Şadili aşiretine gelin gelen ilk Koçgiri'li, Sarız Ördekli Köyü Kozanoğulları'ndan özel seçilen Zeynep Hatun'dur. Niye Zeynep Hatun derseniz ?

Koçgiri'ler, uzun bir istişare sonucu "Koçgiri'yi en iyi Zeynep temsil eder !" demişlerde ondandır

Mir oğlu Abbas Ağa'nın gelini, Hasan Ağa'nın eşidir O. Diğer Koçgiri'li gelinse, Alıçlıbucak Bozoglu'lardan sarışın güzeli Sabır Hatundur. Yani o meşhur boylu boslu, şık giyimli Tuncer'lerden Beyzade Alişir Ağa'nın eşi.

Göksun'un ilk kadın muhtarı olan Zeynep Hatun; at biner, silah kuşanır, fesli, siyah poşulu, "kazaki"  denen ceket giyen, kolçaklı, uzun boylu, boynun da mavzeri olan yiğit bir kadındır O.

Düşünsenize, bundan 60-70 yıl öncesin de Göynük Köyün de erkeklerle cirit oynayan Halil Ağa kızı Elif Hatun'lar ve diğer kızları ?. 

Ağalığa, Beyliğe yakışan; veren, doyuran, görgülü, aynı zaman da engin insan sevgisiyle donanmış bir kültür Mustafa Çavuşlar.

Tâ ellili, yıllardan beri kapıların da 5-6 kamyonun eksik olmadığı, fakir-fukaraya verdikçe, onların  dualarıyla servet ve ünleri Göksun'u taşan bir aileden bahsediyorum.
 
Yani, rahmetli Mustafa Çavuş ve O'nun töresini yaşatan oğulları; Halil, İbrahim, Alirza, Ziya ve Fehmi'ler bunlar
 
Göksun da, fabrika nitelikli "Azimliler" adıyla ilk kereste sanayisini kuran aile...

Torunlarından, Atatürk ve 27 Mayıs ilk okulun da yıllarca öğretmenlik yapan Elif ve Selma Yılmaz hocanımı, Hayri  ve Fikret'leri sanırım tanırsınız ?

Göksun'umuzun okul, cami yapımı, gençliğin sosyo-kültürel faaliyetleri için elde makbuzla ilk kapılarının çalındığı, gelenlerin umulanın üzerin de yardımlarla göndildiği bir yer.

Yanında çalışanların gönendiği, o soğuk kış ayların da yakacağı kalmayanların dualar ettiği insanlardan bahsediyorum sizlere...

Peki, Göksun mazisin de yer edinmiş, hatırlayanların minnetle yâd ettiği bu aile için, vefakâr Göksun'lu şimdi niye  şunu düşünmesin ki ?;

Büyükşehir ve Göksun Belediyesi, Mustafa Çavuşlar ailesiyle irtibata geçip; Kayabaşı Mahallesinde ki o goca evlerini çevresiyle birlikte restore ederek içi; Alevi -Bektaşi kültürüne haiz köylerimizden derlenecek otantik eşyalar; meşhur poşular, kilimler, el sanatları, mutfak ve tarım eşyaları v.s ile donatarak;

MUSTAFA ÇAVUŞLAR KÜLTÜR EVİ, ya da KİMSESİZLER, BAKIMA MUHTAÇLAR YURDU gibi değişik sosyal hizmet amacıyla değerlendirilebilir. Son söz şüphesiz ailenindir. 

Eyy  Ağalar, Mirler ! sizi de, oymaklarızı da, Kürt Bey torunu Halil Ağa'yı da, Altunoba'lı Genco'lardan Güley Hatun'u da, onlardan olanları da, O meşhur giyimiyle Alişir Ağa'yı (Tuncer), Üzeyir Ağa'yı, oğulları Bektaş Hoca'yı da, Yusuf'u, Fehmi'yi Muhammed'i, Sinan'ı, sofrasın da ekmeğini yediğim Fadıma Hatun'u,
Abbas Ağazâdelerden Öner'leri, Hayri'leri,  Selahattin'leri unutmaz ki bu Şehir.

Şehre renk ve değer katan ey güzel insanlar ! Özlendiniz gelin artık birer birer..
Göçenlerinizi rahmet kalanlarınıza sağlık diliyor size Şehriniz.

Dr. Mustafa Coşkun KALE'nin, 
Henüz yayımlanmamış, 
"Küçük Türkiye'm GÖKSUN" adl eserinden.

Önceki ve Sonraki Yazılar