Sarı Yelek Olayı ve Türkiye

Avrupa Ordusunun kurulması fikri sonrasında Paris’te akaryakıt zamlarını protesto nedeniyle son yılların en büyük ‘sarı yelekli’ protestoları başlatıldı. Paris, Eyfel Kulesi ve diğer tüm turistik mekânların kapanmasıyla hayalet şehre dönüştü. Binlerce kişiye polis şiddet uygulamaktadır. Araçların yakılması, mağazaların talan edilmesi gibi olaylar yayılmaktadır. Ancak bu olaylar nedense Avrupa basınında pek yer almamaktadır. Oysa Gezi Olaylarında Avrupa başta olmak üzere yabancı basın Türkiye aleyhinde günlerce yayın yapmışlardı. Tabii konu kendileri olunca görmezlikten geliyorlar. Sözüm ona  İnsan hakları ve demokrasi savunucusu Fransa ve Avrupa’da insan hakları rafa kaldırıldı.

İlk zamanlar Macron, taviz verilmeyeceğini bildirmişti, ancak olayların Avrupa’ya yayılması  ve şiddetin artması neticesinde geri adım atmak zorunda kaldı. Macron, Sarı yelek temsilcileriyle görüşeceğini bildirdi. Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner, ülke çapında 125 bin, başkentte ise 8 bin ‘sarı yeleklinin’ gösterilerinde yaklaşık 1400 kişinin gözaltına alındığını, 211 kişinin ise tutuklandığını duyurdu.

Göstericiler, Macron hükümetinin göreve geldikten sonra izlediği politikaların eylemlerin ardından verilen tavizlerle silinemeyeceği görüşünde. Eylemcilerin talepleri arasında, daha düşük vergiler, daha yüksek maaş, ucuz enerji, daha iyi emeklilik şartları ve hatta Cumhurbaşkanı Macron’un istifası da bulunuyor.  Süreci yakından takip ediyoruz ve bizler de Avrupa’ya ‘Etme Bulma Dünyası’ diyoruz.

Ülkemizde de acaba  ‘ sarı yelek’ olayları yapılır mı endişesi olabilir. Zira Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, asgari ücret görüşmelerinde “Fransa’daki olayların Türkiye’de 3 gün sonra olmayacak diye bir şey yok” açıklaması oldu. Bu talihsiz  beyan tepki çekti. Belki de asgari ücret görüşmelerinin arzuları doğrultusunda olmaması halinde greve gidecekleri sinyalini vermiş oldu.

Diğer taraftan, KEMAL KILIÇDAROĞLU ALMANYA'YA GİTTİ. ALMANYA PKK’LI MİLLETVEKİLİ VE FETÖCÜLERLE GÖRÜŞTÜ ve ülkemizde SARI YELEK satışlarında artış olduğu öğrenilmektedir.

İzmir'de zam teklifleri kabul edilmediği için grev kararı alan İzmir Banliyö Sistemi AŞ'nin (İZBAN) çalışanları 350’ ye yakın kişi greve başladı. Bakalım bu grevin arkası gelecek mi?

Böyle bir planın ülkemizde tutacağını zannetmemekle beraber devletimiz elbette tedbir almalıdır. Olabilecek senaryolara karşı halk olarak uyanık olmak zorundayız. Devlet-Halk dayanışması içerisinde bulunmalıyız. Düşmanlarımızı sevindirmemeliyiz. Saygılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar