Saadet ve Omurga Meselesi!

“Dünyayı O’nun fikirleri kurtaracak”

 Milli Gazete’nin 27 Şubat 2017 tarihli manşeti bu… “O” dedikleri kişi de Rahmetli Erbakan Hoca.

Logonun hemen üstünde ise sekiz kişinin fotoğrafları yer alıyor: Temel Karamollaoğlu, Oğuzhan Asiltürk (“Gençten yaşlıya doğru geleneği” bozulmazsa bir sonraki kongrenin genel başkanı(!!!)), Recai Kutan, Kemal Kılıçdaroğlu, Mehmet Ali Şahin, Mustafa Destici, Muhammet İbrahim (İran Büyükelçisi) ve Metin Feyzioğlu…

***

“Dünyayı Onun fikirleri kurtaracak” manşetine itirazım yok!

Olmazda, olamaz da…

Zira Türkiye’nin gelişip yeniden bir “Dünya Devleti” olmasında, Rahmetli Erbakan’ın attığı tohumların payı büyük!

Lakin “O adamlar”ın orada işi ne?

Laisizmin ve statükonun yılmaz savunucuları Kemal Kılıçdaroğlu ve Metin Feyzioğlu’nun, “laik devlete tehlike oluşturmaktan” defalarca partisi kapatılan Erbakan’ı anma toplantısına katılmaları nereden çıktı?

“Türkiye’nin çok önemli bir isminin ölüm yıl dönümü için oradalar, ne var bunda?”, ya da “Düşmanlıklar sürüp gitsin mi? denilebilir.

Ama hiç “inandırıcı” değil!

Hatta Rahmetli Erbakan’ın deyimi ile “Hadi ordan”!

***

Bu göz yaşartıcı “birliktelik” filhakika Rahmetli’yi anmak için sağlansaydı/sağlanabilseydi keşke!

Ya da ideolojik kaygıları bir tarafa bırakıp milletin âli menfaatleri için toplanabilseydiler.

Ama Saadet’in yaşlı dinozorları ile Kılıçdaroğlu ve Feyzioğlu’nu aynı çatı altında birleştiren “Erdoğan düşmanlığı”ndan başkası değil.

“Erdoğan” kim mi?

Erbakan’ın dizinin dibinde yetişmiş bir lider, bir dava adamı, bir komutan.

***

Peki, bu nasıl bir düşmanlık ve nasıl bir kindir ki; adeta baba katili ile babayı aynı safta buluşturuyor? Hayır, Kılıçdaroğlu ile Feyzioğlu mu hidayete erdi, yoksa siz mi “sosyal demokrat” oldunuz?

 Hadi Chp’deki “yüzsüzlüğü” anlıyoruz da size n’oluyor hacılar?

Yaşlılık sendromu mu, kıskançlık mı kapıldığınız?

Durup dururken bu “aşk” neden depreşti?

***

Oysa bu kafa değil miydi, Temel Karamollaoğlu’nu 1993’te Sivas’ta yakılarak öldürülen “32 Aydın”ın “katil”i olarak gören?

Bu kafa değil miydi, Rahmetli Erbakan Hoca’ya siyasi yaşamı boyunca rahat yüzü göstermeyip kurduğu partileri kapatan?

Bu kafa değil miydi, Erbakan Başbakanlık’ta sakallılara iftar verdi diye, Sincan’da İran yanlısı tiyatro gösterisi yapıldı diye 28 Şubat’ı yapan.

Bu kafa değil miydi, Tansu Çiller’i Erbakan’la hükümet kurmaması için tehdit eden?

Bu kafa değil miydi, Erbakan’ı 28 Şubat Post Modern Darbesi’nin kararlarını imzalamaya zorlayan?

Bu kafa değil miydi, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki Erbakan’ın başarısını bile kabul etmeyen?

Bu kafa değil miydi, Erbakan’a “pezevenk” diyen Osman Özbek küstahını alkışlayan?

Bu kafa değil miydi, Erbakan’a beş yıl siyaset yasağı getiren!

***

Ne diyelim?

Bu işler “omurga” meselesi! Herkes kendine yakışanı yapar sonuçta!..

Ama Demirel sağ olsa kesin “o tablo”da yer almak isterdi. Keşke yaşasa da bu günleri görseydi. Keşke yaşasa da o onurlu(!!) tabloda yer alabilseydi!

Ha, bir de; Kılıçdaroğlu’na hediye ettiğiniz kitabın kapağına Rahmetli Erbakan’ın meşhur terli fotoğrafını koysaydınız, 28 Şubat’ın 20. yıl dönümünü yaşadığımız şu günlerde daha anlamlı olurdu..!!

Hoşçakalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar